Gözlerinde umut, kafasında yorgunluk. İşte “Tren”deki yolculuğun anlatımı; birine hayat veren şehir ve ötekini boş bırakan orada durulan adam arasındaki kıskançlılık. Yaşamın her anda yeni başlangıçlar olmasına rağmen, bazıları için geçerli bir yolda bulunmak zorlu bir yol.
Şehre umutla gelen gençlerin karşısında, aynı şehirdeki yaşanan haksızlıklar ve öyküler de yer alır. “Fabrika Kızı”ndaki mesainin kendi hayatına değecek güzel anlamlarını söyleyen Alpay’ın olayları hatırlatmak için orada duran adam var.
Bu tür yorgunluğa, haksızlıklara ve yaşamdaki kıskanaşılıklara karşı sanal bir sorumluluk duygusu ortaya çıkar. Yaşamın uzun süresindeki bu zorluklarla mücadele eden herkese de olsa da, “Güven Parkı”nda iş arayan Fatma Kız’ın hikayesini duyurmak için orada duran adam var.
Bu yolda biraz daha öne geçtiğimiz bu özgün ve akıcı paragraflar, Alpay’in olaylarına olan inancımızı vurgulamaktadır. Herkese de sorumluluğunun da bulunması gerektiği anlamını ifade ederken aynı zamanda haksızlıkların tanımak için bir yere daha yakın olduğunu gösterir.
Kaynak: BirGün Manşet