24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

İngiltere Üniversitelerinde Filistin Sansürü: Af Örgütü’nden Sert Rapor

📰 KAPSAMLI RAPOR

LONDRA — Uluslararası Af Örgütü tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, İngiltere’deki yükseköğretim kurumlarının Filistin ile dayanışma gösteren öğrenci ve akademisyenleri kampüslerde sistematik baskı, uzaklaştırma ve vize iptali tehditleriyle susturmaya çalıştığını gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Uluslararası Af Örgütü, İngiliz üniversitelerinin Filistin destekçisi öğrenci ve akademisyenlere yönelik baskılarını raporlaştırdı.
  • Barışçıl protestolar, slogan atmak, alkışlamak ve kefiye takmak gibi masum eylemler disiplin soruşturmalarına gerekçe gösterildi.
  • Müslüman öğrenciler ve Filistin kimliğini temsil eden semboller taşıyan bireyler orantısız şekilde cezalandırma süreçlerinin hedefi oldu.
  • Disiplin süreçleri tamamlanmadan uygulanan tedbirler ve belirsizlikler, akademik personelde ve öğrencilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açtı.

Muhalif Seslerin Susturulması: Raporun Ortaya Koyduğu Çarpıcı Gerçekler

İngiltere merkezli insan hakları kuruluşu Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı ‘Muhalif Seslerin Susturulması: İngiltere Üniversitelerinin Kampüslerdeki Filistin Dayanışmasına Tepkisi’ başlıklı yeni rapor, ülkedeki yükseköğretim kurumlarının Filistin destekçilerine karşı hayata geçirdiği uygulamaları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Raporda yer alan bulgilere göre, üniversitelerde Filistin’e destek yönündeki her türlü ifade haksız bir şekilde ‘İsrail eleştirisi’ olarak kabul edilerek engelleniyor. Bu kapsamda idari yönetimler pek çok toplantı ve etkinliği iptal ederken, son derece barışçıl nitelikteki protestoları ‘düzeni bozma’ suçu olarak nitelendirdi. Kampüslerde kurulan protesto çadırları kaldırıldı ve akademik özgürlükleri kısıtlayıcı önleyici nitelikte cezalandırıcı tedbirler hayata geçirildi.

İncelenen olayların hiçbirinin uluslararası hukuk ya da İngiltere yasalarında belirtilen ‘siyasi açıklama’ ve ‘barışçıl protesto’ sınırlarını aşmadığı raporda açıkça kaydedildi. Buna rağmen öğrenci ve akademisyenlerin sadece slogan atmak, alkış tutmak veya sembolik olarak kefiye takmak gibi masum nedenlerle ağır disiplin süreçlerine maruz bırakıldığı vurgulandı. Üniversitelerin bu tutumu, akademik camiada ifade özgürlüğünün ve barışçıl gösteri hakkının nerede durduğuna dair derin endişeleri beraberinde getirdi.

Vize İptali Tehditleri ve Orantısız Ayrımcılık Kampüsleri Sarstı

Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı belgede, söz konusu suçlamalarla karşı karşıya kalan öğrenci ve akademik personele yönelik çok sert yaptırımların uygulandığına dikkat çekildi. Rapora göre kişilere uzaklaştırma, kampüse giriş yasağı ve akademik unvanlarının geri alınması gibi cezalar verilirken, en korkutucu baskı unsuru olarak vizelerinin iptal edilmesi ya da yasal statülerinin değiştirilmesi yönündeki tehditler kullanıldı. Bu durum, özellikle yabancı uyruklu öğrenci ve araştırmacılar üzerinde büyük bir baskı yarattı.

Raporda ayrıca kimlik temelli bir ayrımcılığın varlığına da işaret edilerek, ‘Görünür şekilde Müslüman olan öğrenciler ile Filistin kimliğini sembolize eden unsurlar taşıyanlar bu süreçten orantısız şekilde etkilendi’ ifadelerine yer verildi. Daha da düşündürücü olanı, bazı cezaların henüz formal disiplin süreçleri tamamlanmadan, alelacele hayata geçirilmiş olmasıydı. Bazı vakalarda ise herhangi bir takvim sunulmaksızın uzatılan süreçler, akademisyenlerin ve öğrencilerin aylar boyunca kampüslere girmesini engelledi. Kütüphane ve laboratuvar gibi temel üniversite hizmetlerinden mahrum bırakılan bu kişiler, yaşanan belirsizlik ortamı yüzünden ciddi sağlık sorunları ve psikolojik yıkımlar yaşadı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Üniversite yönetimlerinin açık alanlarda gerçekleştirilen bazı Filistin yanlısı eylemlere dahi ‘izinsiz giriş’ muamelesi yapması, hak savunucularının tepkisini çekmeye devam ediyor. Bazı yükseköğretim kurumları protestolar için önceden izin alınmasını zorunlu kılan katı tedbirler uygulatırken, bazıları ise kampüslerin geniş bölümlerinde genel yasaklar getiren mahkeme tedbirlerine başvurdu. Uluslararası Af Örgütü’nün bu sarsıcı raporu sonrasında, İngiltere’deki akademik kurumların ifade özgürlüğü ilkelerine nasıl döneceği ve resmi makamların bu hak ihlallerine karşı nasıl bir inceleme başlatacağı önümüzdeki günlerde insan hakları gündeminin en üst sıralarında yer almayı sürdürecek.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın