24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Sel Felaketi Sonrası Görünmeyen Tehlike: Kirli Su Hastalık Saçıyor

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — İstanbul ve çevre illerde geçen hafta yaşanan şiddetli su baskınları ve sel felaketinin ardından, uzmanlar kirli su ile gıdalar yoluyla bulaşabilecek enfeksiyon hastalıklarına karşı acil önlem alınması çağrısında bulunurken, özellikle kırılgan grupların sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Geçen hafta İstanbul ve çevre illerde meydana gelen su baskınları, sel sularının getirdiği ciddi sağlık risklerini beraberinde getirdi.
  • İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Emrah Kırımlı, güvenli su kullanımının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
  • Bağırsak enfeksiyonlarından leptospiroz, hepatit A ve E, tifo ile tetanoza kadar pek çok hastalık halk sağlığını tehdit ediyor.
  • Yaşlılar, kronik hastalar, hareket kısıtlılığı bulunanlar ve bakım ihtiyacı olan kırılgan gruplar için acil sağlık erişimi şart.

Sel Sularının Ardından Yükselen Enfeksiyon Dalgası ve Tehdit Eden Hastalıklar

İstanbul ve çevre illerde geçen hafta yaşanan su baskınlarının ardından sel sularının beraberinde getirdiği sağlık riskleri tüm boyutlarıyla gündeme geldi. Altyapı yetersizlikleri ve aşırı yağışların yarattığı tahribatla birlikte, kirli su ve gıdalar yoluyla bulaşabilen enfeksiyonlar sel sonrasında halk sağlığını doğrudan tehdit eden en büyük unsurlar arasında yer alıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Emrah Kırımlı, kullanma sularının kirlenmesi nedeniyle sindirim sistemi hastalıklarının sel sonrasında sık karşılaşılan önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını özellikle belirtti. Uzmanlar, bağırsak enfeksiyonlarından hepatit A ve E’ye, tifo ve hayvanlardan insanlara geçen ve halk arasında “fare humması” olarak da bilinen bakteriyel bir enfeksiyon olan leptospirozdan tetanoza kadar pek çok hastalığa karşı hijyen ve temiz su kullanımının büyük önem taşıdığının altını çiziyor. Yaşanan bu olağanüstü tabiat olayı sonrasında, su kaynaklarının dezenfekte edilmesi ve halkın güvenli içme suyuna erişiminin sağlanması acil bir kamusal zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Kırılgan Gruplar ve Dezavantajlı Kesimler İçin Hayati Tehlike

Riskin sadece enfeksiyonlarla sınırlı olmadığını aktaran İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Emrah Kırımlı, durumun sosyolojik ve ekonomik boyutuna da dikkat çekti. Kırımlı, “Özellikle kırılgan gruplar ve sosyoekonomik düzeyi düşük kişiler, sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları güçlükler ve mevcut sağlık sorunlarının ağırlaşması nedeniyle ciddi, hatta hayati tehlike oluşturan sorunlarla karşılaşabiliyor” diyerek tablonun vahametini gözler önüne serdi. Hareket kısıtlılığı bulunanlar, sağlık hizmetlerine erişimde engel yaşayanlar, bakım ihtiyacı olanlar ve yaşlıların sel gibi afetlerden daha ağır etkilendiklerini ifade eden Kırımlı, “Cerrahi müdahale sonrasında bakım ihtiyacı bulunan kişiler de temiz suya erişimin kısıtlanması nedeniyle çeşitli sağlık sorunları yaşayabiliyor” diye ekledi. Bu bağlamda, afet bölgelerinde yürütülecek iyileştirme çalışmalarında standart yardım dağıtımlarının ötesine geçilerek, dezavantajlı bireylerin ilaç ve sağlık personeline ulaşımının birebir takip edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Belirtiler Nelerdir? Hangi Durumlarda Sağlık Kuruluşuna Başvurulmalı?

Sel felaketinin ardından sağlığın korunması adına bireysel hijyenin ve erken teşhisin hayati rol oynadığı belirtiliyor. Kirli suya temas eden veya bu suya maruz kalmış gıdaları tüketen kişilerin öncelikle enfeksiyon riski açısından değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Emrah Kırımlı, vatandaşları şu sözlerle uyardı: “Uzun süren ishal, kusma, karın ağrısı veya idrar şikâyetleri yaşayanların bir sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor.” Uzmanlar ayrıca, daha hafif belirtileri olan kişilerin ise genel hijyen kurallarına azami derecede dikkat etmesi gerektiğini, gıda temizliği ve yemek hazırlığı sırasında kullanılan suların güvenilirliğinden kesinlikle emin olunması gerektiğini hatırlatıyor. Afet sonrasındaki ilk haftalarda atılacak bu bilinçli adımlar, olası bir epideminin (salgının) önlenmesinde en güçlü kalkanı oluşturuyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelecek dönemde benzer afetlerin yaratacağı yıkıcı sağlık etkilerini en aza indirmek adına, yerel yönetimlerin altyapı projelerinde iklim krizini ve artan aşırı hava olaylarını göz önünde bulundurması bekleniyor. Sağlık otoriteleri ve meslek örgütleri, afet anı ve sonrasında devreye girecek kriz masalarının güçlendirilmesini, temiz su arzının kesintisiz sürdürülmesini ve özellikle dezavantajlı grupların taranması için erken müdahale timlerinin oluşturulmasını talep ediyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın