ANKARA — Türkiye piyasalarında son dönemde artış gösteren bilgi kirliliği, bilgi asimetrisi ve kurumsal veri güvenilirliği tartışmaları ekonomi gündeminin tepesine yerleşti; uzmanlar yanlış kararlara, haksız kazançlara ve kaynakların verimsiz kullanımına yol açan bu durumun acilen şeffaflıkla giderilmesi gerektiğini vurguluyor.
- Piyasalarda bilgi kirliliği ve bilgi bakımsızlığı yanlış kararlara ve haksız kazançlara zemin hazırlıyor.
- AKP-MHP ortak yönetiminde kamu kurumlarının ve TÜİK verilerinin güven vermediği yönündeki eleştiriler artıyor.
- Bakanların olumlu verileri öne çıkarıp olumsuzlukları gizlemesi açıklamaları lafügüzaf düzeyine indiriyor.
- Son fon skandalı, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) denetim eksikliklerini ve kamuyu aydınlatma görevindeki zaaflarını gözler önüne serdi.
Piyasalarda Bilgi Asimetrisi ve Bilgi Kirliliğinin Ekonomik Maliyeti
Piyasalarda oluşan ve yaratılan bilgi kirliliği, piyasa katılımcıları arasındaki bilgi bakımsızlığı, asimetrisi, yanlış kararlara, belirsizliğe, sağlıklı planlama yapılamamasına, haksız kazançlara, kaynakların verimli kullanılmamasına yol açmaktadır. Piyasaların etkin bir şekilde işleyebilmesi için tüm katılımcıların, kamuoyunun sağlıklı, yeterli bilgi ve ekonomik verilere sahip olması gerekir. Hükümetlerin ekonomiye müdahalelerinin, düzenlemelerin bir amacı da piyasalardaki bilgi kirliliğini gidermek, şeffaflık sağlamaktır. Ancak AKP-MHP örtülü ortak yönetiminde kamu kurumları, sorumlu bürokratlar, piyasalarda oluşan, oluşturulan bilgi kirliliğini gidermek yerine, iktidarın propagandasına yönelik bilgi kirliliği yaratmakta, bilgi kirliliğini yaygınlaştırmaktadır. İstatistik verilerinin derlenmesi, bulguların ve gözlemlerin irdelenmesi, neden, sonuç ilişkilerinin belirlenmesi, geleceğe ilişkin tahminde bulunma tekniğidir. Bu amaçla kamu kurumları, enstitüleri oluşturulur. Ülkemizde Devlet İstatistik Enstitüsü 1930 yılında kurulmuş, AKP-MHP ortak yönetiminde unvanı TÜİK olarak değiştirilmiştir.
TÜİK Verileri, Bakanlık Açıklamaları ve Yandaş Medya Tartışması
Günümüzde TÜİK’in yayımladığı veriler güven vermiyor. Piyasalarda bilgi kirliliği oluşturuyor, yanıltıcı oluyor. Amaç kamuoyunu sağlıklı bilgilendirmek değil, iktidara propaganda aracı sağlamak olunca istatistik işlemini yitiriyor. Bakanların, genelde olumlu görünürlükteki verileri açıklamada olumsuzları gizlemekte olduklarından açıklamalar aydınlatma yerine lafügüzaf düzeyinde kalmaktadır. Yandaş medya da bilgi kirliliğine destek olmaktadır. Son fon skandalı da bilgi kirliliğinin, denetimsizliğin, görüşlerin yerine getirilmemesinin sonucudur. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) görevleri arasında sermaye piyasası hizmet arz eden kuruluşların çalışmalarını, işlemlerini denetlemek; kamuyu aydınlatmak yer alır. Halka arzlar, fonlar, aracıların sermaye piyasasındaki işlemlerini izlemek görevleri arasındadır. Fon skandalında bu görev, piyasalardaki denetim mekanizmalarının ve şeffaflık ilkelerinin ne kadar kritik bir eşikte bulunduğunu bir kez daha açıkça ortaya koymuştur.
Gelişmeler ve Beklentiler
Ekonomi çevreleri ve piyasa katılımcıları, kaynakların verimli kullanılması, haksız kazançların önlenmesi ve sağlıklı bir planlama yapılabilmesi için acilen tam şeffaflık, güvenilir resmi istatistikler ve bağımsız denetim mekanizmalarının işletilmesini talep ediyor; aksi takdirde bilgi kirliliğinin derinleşen krizlere kapı aralayacağı ifade ediliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika