İSTANBUL — Türkiye gündemini sarsan 2 milyar liralık fon skandalının ortaya çıkışının üzerinden geçen 24 günlük sürede, iktidarın “ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilecek” vaatlerine rağmen, yaşanan gelişmeler ülkedeki basın özgürlüğü ve muhalefet dinamikleri açısından endişe verici bir tabloyu gözler önüne serdi; rejim, eleştirel sesleri hedef alan geniş çaplı bir abluka başlattı.
- 2 milyar liralık fon skandalı ve Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşiyle ilgili iddiaların üzerinden 24 gün geçti.
- T24’e erişim engeli getirilirken, Türkiye’nin önde gelen haber kanallarından Halk TV’ye kolluk kuvvetleriyle kayyum atandı.
- Tuğba Tekerek, Merdan Yanardağ, Derya Okatan, Mustafa Balcı, Şaban Sevinç ve Bahadır Özgür gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda gazeteci gözaltına alındı veya tutuklandı.
Fon Skandalından “Temizlik Gösterisi”ne: Muhalefete Yönelik Büyük Darbeler
Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemini derinden sarsan fon skandalının ortaya saçılması ve AKP’nin üst düzey isimlerinden Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşiyle birlikte 2 milyar lira vurgun yaptığının anlaşılmasının üzerinden tam 24 gün geçti. İktidar kurmaylarının ilk günlerde yaptığı “Ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilecek” açıklamalarının ardından, yaşanan olayların seyrinin tamamen değiştiği ve esas büyük darbelerin muhalefete vurulduğu görüldü. Rejim, muhalefet üzerindeki baskıyı benzeri görülmemiş bir şekilde artırırken, fon skandalını adeta bir “temizlik gösterisi”ne çevirdi. Sürece hukuki mekanizmaların tam anlamıyla dahil edilmediği, bunun yerine tamamen bir iç muhasebe mantığıyla hareket edildiği gözlemlendi. Bu kritik sürecin miladı olarak dikkat çeken 26 Eylül’de, yani fon skandalının ülke gündemine birinci sıradan girdiği günden sadece 3 gün sonra, bağımsız dijital medyanın amiral gemilerinden biri olan T24’e erişim engeli getirildi. Ülkenin en çok takip edilen bağımsız haber mecralarından biri, alınan bu idari kararla dijital ortamlarda adeta görünmez kılındı. Bu hamle, yaklaşan fırtınanın ve basın üzerindeki sıkı denetimin sadece bir başlangıcıydı.
Halk TV’nin Karartılması ve Dijital Abluka: İmamoğlu Savunması Öncesi Operasyon
T24’e getirilen erişim engelinden 18 gün sonra ise Türk medya tarihinde iz bırakacak olağanüstü bir hamleye imza atıldı. Türkiye’nin bir numaralı haber kanalı olarak nitelendirilebilecek Halk TV’nin kapısına polis dayandı. Kanala kolluk kuvvetleriyle birlikte gelen kayyum heyeti, yayın akışına ve yönetimine el koyarak Halk TV’nin sesini kesti. Kurumsal ve toplumsal muhalefetin sesini en gür duyurduğu, iktidarın en çok eleştiri oklarının hedefi yaptığı ve eleştirel habercilikte başı çeken bu köklü medya kurumu, birkaç dakika içinde hukuksuz bir şekilde karartıldı. Dikkat çeken bir diğer husus ise bu operasyonun zamanlaması oldu; operasyon tam da Ekrem İmamoğlu’nun mahkemedeki tarihi savunmasına başlayacağı gün gerçekleştirildi. Gazeteciliği ve özgür basını doğrudan hedefe koyan bu saldırı dalgası, sadece kurumsal mecralarla sınırlı kalmadı. Sosyal medya platformu X’te (Twitter) binlerce kişisel ve kurumsal hesaba yönelik erişim engeli kararları peş peşe devreye sokuldu ve geniş kapsamlı dijital bir abluka hayata geçirildi.
Gazetecilere Yönelik Tutuklama Dalgası ve Gözaltılar
Dijital ablukalar ve kanal karartmalar bununla da kalmadı; benzeri görülmemiş bir gözaltı ve tutuklama dalgası ülkeyi sardı. Fon skandalı patlak vermeden önce gazeteci Tuğba Tekerek tutuklanmış, Merdan Yanardağ ise halihazırda 1 yıldır cezaevinde bulunuyordu. Skandalın ortaya çıkışının ardından da gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar hız kesmeden sürdü. Bu operasyonların bir kısmı fon olayıyla doğrudan bağlantılıyken, bir kısmı ise tamamen alakasız konulardan oluştu; ancak sonuç itibarıyla hepsi aynı amaca hizmet etti. Gazeteci Derya Okatan 2 Ekim’de tutuklanırken, Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç 9 Ekim’de cezaevine gönderildi. Deneyimli gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz ise savcılığa ifade verdikten sonra mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, ancak bu karar daha sonra ev hapsine çevrildi. Halk TV’ye el konulmasının hemen peşinden, kanalın en tanınan yorumcularından ve yıllardır fon/borsa konularında uyarıcı nitelikte pek çok derinlemesine yazı kaleme alan gazeteci Bahadır Özgür evinden gözaltına alındı ve bir gece gözaltı süreci geçirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek günlerde fon skandalının yargı süreçlerinin nasıl şekilleneceği, bağımsız medya üzerindeki baskıların kalıcı bir hal alıp almayacağı ve muhalefetin bu çok yönlü abluka karşısında hangi stratejik adımları atacağı kamuoyunun en önemli gündem maddesi olmaya devam etmektedir; yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin demokratik geleceği açısından kritik bir dönemeçte bulunduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Kaynak: BirGün Manşet