BAKÜ — Azerbaycan merkezli APA haber ajansının 20 Ekim tarihinde yayımladığı kapsamlı analiz, iki ülke ilişkilerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken; ülkede okul üniforması ve başörtüsü ekseninde yaşanan iç meseleler, Türkiye ve İran’ın dış politika yaklaşımları üzerinden uluslararası bir boyut kazandı.
- Azerbaycan merkezli APA ajansı, ‘Türkiye’den beklediğimiz yaklaşım İran’dan geldi’ başlığıyla dikkat çeken bir analiz yayımladı.
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin açıklamaları, Tahran’ın meseleyi Bakü’nün iç işi olarak gördüğü şeklinde yorumlandı.
- Analizde yer alan iddiaya göre, Azerbaycan’ı hedef alan bilgi saldırılarının yüzde 64’ünün Türkiye, yüzde 11’inin ise İran kaynaklı olduğu öne sürüldü.
- Türkiye’deki bazı medya ve siyasi çevrelerin konuyu Bakü üzerinde siyasi baskı aracı olarak kullandığı suçlaması raporda yer aldı.
Azerbaycan Basınından Türkiye’ye Sert Eleştiri ve ‘İç İşleri’ Vurgusu
Azerbaycan’da son dönemde gündemi meşgul eden tek tip okul üniforması ve başörtüsü tartışması, bölgesel bir medya polemiğine dönüştü. Azerbaycan merkezli köklü haber ajansı APA, 20 Ekim’de yayımladığı ve ‘Türkiye’den beklediğimiz yaklaşım İran’dan geldi’ başlığını taşıyan çarpıcı analizinde, Türkiye’deki bazı medya organlarını ve siyasi çevreleri hedef aldı. Analizin temel eksenini, Türkiye ve İran’ın Azerbaycan’daki bu hassas toplumsal meseleye yönelik reflekslerinin karşılaştırılması oluşturdu. APA’nın yayımladığı raporda, İran’ın meseleyi tamamen Azerbaycan’ın iç sorunu olarak değerlendirdiği savunulurken, buna karşılık Türkiye’den gelen bazı tepkilerin ve değerlendirmelerin Bakü yönetimi üzerinde siyasi baskı oluşturma amacı taşıdığı iddia edildi. Bu durum, iki kardeş ülke arasındaki medya ve diplomatik kulislerde geniş yankı uyandırdı.
İran Dışişleri Bakanlığı’nın Açıklamaları ve Tahran’ın Bakü Politikası
Analizin en önemli dayanak noktalarından birini İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin konuya ilişkin yaptığı resmi açıklamalar oluşturdu. APA’nın analizinde, Bekayi’nin Tahran ile Bakü arasındaki köklü dostluk ve kardeşlik ilişkilerine özel bir dikkat çektiği vurgulandı. İranlı sözcünün, başörtüsü konusundaki anlaşmazlığın karşılıklı anlayış, dini değerlere saygı ve vatandaşların temel hakları çerçevesinde çözülmesini umduğunu dile getirdiği aktarıldı. Bu açıklamaları derinlemesine değerlendiren APA, Tahran yönetiminin meseleyi Azerbaycan’ın iç işi olarak gördüğünü savundu. Analizde yer alan, ‘Aslında Bekayi’nin açıklamasıyla, Türkiye’den beklediğimiz yaklaşımın İran’dan geldiğini söyleyebiliriz. İran, bir İslam devleti olmasına rağmen, tek tip okul üniformasının dine karşı olmadığını fiilen teyit ediyor. Türkiye’de ise ne yazık ki bu konunun manipülasyon ve siyasi baskı aracı olarak kullanılmaya çalışıldığını görüyoruz’ şeklindeki ifadeler, tartışmanın boyutunu gözler önüne serdi.
Dijital İzleme Verileri: ‘Bilgi Saldırılarının Yüzde 64’ü Türkiye Kaynaklı’
Analizin en dikkat çekici ve stratejik verilerini ise Türkiye kaynaklı olduğu öne sürülen bilgi ve propaganda saldırılarına ilişkin istatistikler oluşturdu. APA haber ajansı, kendi bünyesinde yürüttüğü teknik izleme ve medya takip çalışmalarına dayanarak somut rakamlar paylaştı. Raporda, başörtüsü tartışmaları üzerinden Azerbaycan’ı hedef alan dijital bilgi saldırılarının yaklaşık yüzde 64’ünün Türkiye merkezli olduğu, yüzde 11’inin ise İran kaynaklı olduğu ileri sürüldü. Bu oranlar, iki komşu ülkenin kamuoylarının ve medya mecralarının Azerbaycan’daki toplumsal olaylara yaklaşımındaki niceliksel ve niteliksel farkları gözler önüne sererken, Bakü medyasında rahatsızlık yaratan dezenformasyon iddialarının da temelini teşkil etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Azerbaycan kamuoyunda ve basınında geniş yankı uyandıran bu analiz, bölgesel ilişkilerde medya diplomasisinin ve kamuoyu algısının ne denli kritik bir rol oynadığını bir kez daha kanıtladı. Okul üniforması ve başörtüsü gibi hassas toplumsal başlıkların ülkeler arası siyasi denklemlere malzeme edilmemesi gerektiği vurgulanırken, önümüzdeki süreçte Türkiye ve Azerbaycan arasındaki resmi ve gayriresmi iletişim kanallarının bu tür krizleri önlemede nasıl bir sınav vereceği stratejistlerin odak noktası olmaya devam edecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika