İSTANBUL — Türkiye finans piyasalarını sarsan ve milyarlarca liralık kayıplarla sonuçlanan fon vurgunu skandalının perde arkası, uluslararası ekonomi ajansı Bloomberg’in kapsamlı araştırmasıyla gün yüzüne çıktı. 25’ten fazla yatırımcı, şirket çalışanı ve kamu görevlisiyle görüşülerek hazırlanan raporda; Tera’nın yükselişinden aylar önce hem şirket içi yöneticilerin hem de düzenleyici kurumların risklerin farkında olduğu, ancak milyarlık çöküşün engellenemediği belgelendi.
- Tera’nın hızlı büyümesi ve sürdürülemez fon getirileri, şirket içinde şubat ayında fiziksel kavgaya varan iç çatışmalara yol açtı.
- Şirketin en güvendiği isimlerden Emir Munir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında sert tartışmalar ve kavgalar yaşandı.
- Riskleri erken fark eden bazı dürüst yöneticiler, onay vermedikleri şüpheli işlemler nedeniyle istifa ederek şirketten ayrıldı.
- Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), Tera’ya zarar verebilecek ve piyasayı sarsabilecek bir müdahalede bulunma konusunda son derece isteksiz davrandığı iddia edildi.
Tera’nın Merkezinde Gerilim Tırmandı: Şirket İçinde Yumruklu Kavga
Türkiye’yi sarsan ve etkileri hâlâ devam eden büyük fon vurgunu skandalının iç yüzü, Bloomberg’in yayımladığı özel araştırma dosyasıyla ifşa oldu. Daha önce kamuoyuna yansımayan çarpıcı detaylara göre, Tera’nın İstanbul’daki genel merkezinde, şirketin hızla büyümesinden ve sürdürülemez yapısından rahatsızlık duyan yöneticilerin sayısı gün geçtikçe artış kaydetti. Piyasaya giren yatırımcı parası katlandıkça, fonların aynı oranda yüksek getiri sağlaması matematiksel olarak imkansız hâle geldi. Bloomberg’e bilgi veren eski şirket yetkililerinin aktardığına göre, Tera geçmişte elde ettiği olağanüstü ve suni getirileri sürdürebilmek adına giderek daha büyük borçlanma sarmalına girmek zorunda kaldı. Şirket içindeki bu derin ekonomik çıkmaz ve stratejik anlaşmazlıklar, şubat ayında patlak veren şiddetli olaylarla su yüzüne çıktı. Konuya yakın kaynakların anlattıklarına göre, Tezmen’in en güvendiği yöneticiler arasında yer alan Emir Munir Sarpyener, diğer üst düzey yöneticilerle son derece sert bir tartışmaya tutuştu. Tartışmanın büyümesiyle birlikte ofis içinde fiziksel kavga yaşandı. Yaşanan bu gerilim ortamında bazı vicdan sahibi yöneticiler ise karşı çıktıkları şüpheli işlemlere imza atmak yerine şirketten tamamen ayrılmayı tercih etti.
Uyarılara Rağmen Müdahale Edilmedi: SPK’nın Tavrı Tartışma Konusu
Bloomberg’ün borsa ve sermaye piyasası uzmanlarına dayandırdığı bulgulara göre, Tera’nın devreye soktuğu operasyonel stratejiler gerçek bir ekonomik değer yaratmaktan ziyade tamamen kâğıt üzerinde kalıyordu. Şirketin üst düzey kadroları, düzenleyici kurumlardaki bazı kritik yetkililer ve bağımsız piyasa uzmanları, Tera’nın büyümesinin sürdürülemez olduğuna dair defalarca resmi ve gayriresmi uyarılarda bulundu. Ancak ne yazık ki bu kritik uyarılar, Türkiye ekonomisinde milyarlarca liralık devasa kayıplara ve derin yaralara yol açan çöküşü durdurmaya yetmedi. Araştırmada en çok dikkat çeken hususlardan biri de Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tutumu oldu. İddialara göre SPK, Tera’ya ve piyasadaki dengelere doğrudan zarar verebilecek, sert bir müdahalede bulunma konusunda son derece çekingen ve isteksiz bir yaklaşım sergiledi. Risklerin aylar öncesinden bilinmesine rağmen zamanında ve etkin denetim mekanizmalarının işletilmemiş olması, skandalın boyutlarını daha da büyüterek tüm finans ekosistemini sarstı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Finans piyasalarında domino etkisi yaratan Tera fon krizine ilişkin ulusal ve uluslararası denetim süreçleri tüm hızıyla sürerken, yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi ve benzer vurgunların önlenmesi için atılacak adımlar kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Resmi kurumların konuya dair yapacağı yeni açıklamalar ve hukuki süreçlerin seyri, önümüzdeki günlerde ekonomi gündeminin odağında yer almaya devam edecek.
Kaynak: BirGün Manşet