ANKARA — YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında asgari ücretin 45 bin 800 liraya yükseltilmesi çağrısında bulunarak, iktidara sert tepki gösterdi ve belediye başkanlarının transfer süreçleriyle ilgili çarpıcı iddialar ve veriler paylaştı.
- YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, asgari ücretin net 45 bin 800 liraya çıkarılması gerektiğini savundu.
- 31 Mart 2024 seçimlerinden bu yana farklı partilerden seçilen 106 belediye başkanının havuç ve sopa ilişkisiyle AKP’ye geçirildiği iddia edildi.
- Ekrem İmamoğlu dahil olmak üzere tutuklu ve tutuksuz yargılanan çok sayıda belediye başkanının ismi tek tek kamuoyuna duyuruldu.
Asgari Ücret Ne Kadar Olmalı ve Gökhan Günaydın Neden ’45 Bin 800 Lira’ Çağrısı Yaptı?
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gündemdeki ekonomik ve siyasi konulara ilişkin kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren asgari ücret konusunu gündeme taşıyan Günaydın, mevcut ekonomik koşullarda çalışanların ve emekçilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. Günaydın, asgari ücretin 45 bin 800 liraya yükseltilmesi gerektiğini açıkça belirtti. İktidara çok sert bir dille seslenen Gökhan Günaydın, “Çıkartın, sökülün çaldığınız paraları ve bu milleti açlık sınırının altında yaşamaktan kurtaralım. Meclis’i boş yere oyalamak yerine gelin memura, emekliye, işçiye, asgari ücretliye ve işsize çözüm yaratalım” ifadelerini kullandı. Bu çağrı, artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ezilen geniş halk kesimlerinin beklentilerini meclis kürsüsüne taşıyan önemli bir çıkış olarak değerlendirildi.
Belediye Başkanları Nasıl Transfer Ediliyor ve Hangi İsimler Hedefte?
Gökhan Günaydın, basın toplantısının devamında AKP’nin yerel yönetimlerdeki belediye başkanı transferlerine ve görevden almalara değindi. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin üzerinden iki buçuk yıl geçtiğini hatırlatan Günaydın, o günden bu yana diğer siyasal partilerden seçilmiş olan 106 belediye başkanının ‘havuç ve sopa ilişkisi’ ile AKP’ye geçirildiğini öne sürdü. Bu transferlerin dağılımına ilişkin CHP’den 36, Yeniden Refah Partisi’nden 41, İYI Parti’den 11 ve diğer siyasal partilerden olmak üzere toplam 106 belediye başkanı olduğunu belirten Günaydın, bunun yerel halkın iradesinin gaspı anlamına geldiğini savundu. Bir diğer yöntemin ise belediye başkanını tutuklamak suretiyle belediye başkan vekilliği yoluyla belediyelerin AKP’ye geçirilmesi olduğunu belirten Günaydın; İstanbul Gaziosmanpaşa, İstanbul Bayrampaşa, İstanbul Beykoz, Bursa Büyükşehir, Hakkari Derecik, İstanbul Şile, İzmir Menderes, İstanbul Üsküdar, İstanbul Adalar ve İstanbul Ataşehir örneklerini verdi. Bu bölgelerde iki buçuk yıl evvel halkın, o dönem CHP, bugün ise YENİ Partili olan belediye başkanlarına oy verdiğini ancak başkanların tutuklanarak belediye başkan vekilleri eliyle AKP’ye devredildiğini iddia etti.
Günaydın, basın toplantısında halen tutuklu olan ve tutuksuz yargılanan belediye başkanlarının isimlerini tek tek okuyarak hafızaların tazelenmesini istedi: “İsimlerini unutuyoruz: Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız. Beşiktaş-Rıza Akpolat, Beykoz-Alaattin Köseler, Şişli-Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü-Mehmet Murat Çalık, Büyükçekmece-Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa-Hakan Bahçetepe, Etimesgut-Erdal Beşikçioğlu, Seyhan-Oya Tekin, Antalya Büyükşehir-Muhittin Böcek, Manavgat-Niyazi Nefi Kara, Şile-Özgür Kabadayı, Bayrampaşa-Hasan Mutlu, Bolu-Tanju Özcan, Kuşadası-Ömer Gürel, Bursa Büyükşehir- Mustafa Bozbey, Eşme Yılmaz-Tozan, Ataşehir-Onursal Adıgüzel, Akçakoca-Fikret.” Günaydın’ın bu açıklamaları, yerel yönetimler üzerindeki baskı ve hukuki süreçlerin siyasi boyutunu bir kez daha ulusal gündemin zirvesine taşıdı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gökhan Günaydın’ın TBMM’de yaptığı bu sert ve kapsamlı açıklamaların ardından, hem ekonomik alanda asgari ücret artışı taleplerinin hem de yerel yönetimlerdeki tartışmalı transfer ve soruşturma süreçlerinin önümüzdeki günlerde Meclis gündemini ve Türk siyasetini meşgul etmeye devam etmesi bekleniyor. Muhalefet kanadının iktidara yönelik baskılarını artıracağı ve konunun hukuki ile siyasi boyutlarıyla takip edileceği öngörülüyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika