İSTANBUL — Avrupa’dan Latin Amerika’ya ve Asya’ya uzanan coğrafyada, derinleşen kapitalist kriz, kronik hayat pahalılığı ve geleceksizlik girdabına karşı halklar sokaklara dökülürken; Fransa, Belçika, İtalya, Arnavutluk, Arjantin, Şili, Hindistan ve Endonezya’da egemen sınıflar ve iktidarlar ordu, yasaklar ve gözaltı politikalarıyla direnişi bastırmaya çalışıyor.
- Fransa’da hükümet, öğrencilerin ve Sarı Yelekliler’in çağrısıyla 24 Ekim Cumartesi günü yapılacak büyük protestolar öncesinde orduyu sahaya sürme kararı aldı.
- İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, askerlerin sabit güvenlik noktalarında görevlendirileceğini, BRI, GIGN ve RAID gibi özel birimler ile zırhlı araçların devreye sokulacağını açıkladı.
- Fransa Ulusal Meclis oturumunda, İçişleri Bakanlığı’nın istihbarat birimlerine sol parti La France Insoumise’yi (LFI) olayların arkasında gösteren manipülatif çalışmalar yapma talimatı verdiği iddiaları büyük tartışma yarattı.
- Küresel çapta yayılan eylemler, neoliberal politikaların yarattığı toplumsal yıkımın sınırları aştığını ve direnişin dalga dalga büyüdüğünü gözler önüne seriyor.
Küresel Neoliberal Kriz ve Sokakların Yükselişi
Avrupa ülkelerinde neoliberal krizle gelen geleceksizliğe ve derinleşen hayat pahalılığına karşı protestolar, koltuklarını ve rant düzenlerini korumaya çalışan korku içindeki iktidarların tüm engelleme girişimlerine karşın tam gaz devam etmektedir. Dünyanın dört bir yanında yaşanan bu devasa sosyal patlamalar, sadece yerel birer memnuniyetsizlik değil, küresel kapitalist sistemin ürettiği yapısal krizin doğrudan bir sonucudur. Avrupa’da egemenleri sarsan bu devasa protesto dalgası sırasıyla Fransa, Belçika, İtalya, Arnavutluk, Arjantin, Şili ve Hindistan’dan sonra Asya’nın en kalabalık ülkelerinden Endonezya’ya kadar sıçramış durumdadır. Halklar, artan yoksulluğa, güvencesiz çalışma koşullarına ve geleceksizlik dayatmalarına karşı ortak bir sınıf refleks geliştirirken, sermaye güçleri ise bu meşru hak arayışlarını criminalize etmek için güvenlik devletinin tüm enstrümanlarını devreye sokmaktadır.
Fransa’da ‘İkinci Perde’ Öncesi Ordu Sahaya İniyor
Fransa’da üniversite öğrencilerinin başlattığı ve sendikalardan Sarı Yelekliler’e kadar toplumun geniş kesimlerinin aktif destek verdiği protestolarda “ikinci perde” için nefesler tutulurken, toplumsal muhalefetten korkan hükümet güvenlik önlemlerini tarihin en sert seviyelerine çıkararak orduyu görevlendirme kararı aldı. Fransa hükümeti, öğrenci sendikaları ve Sarı Yelekliler’in çağrısıyla 24 Ekim Cumartesi günü yapılması planlanan yeni ve kapsamlı protestolar öncesinde güvenlik önlemlerini genişletme ve derinleştirme kararı aldığını duyurdu. Konuyla ilgili resmi açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, askerlerin özellikle sabit güvenlik noktalarında görevlendirileceğini, böylece polis ve jandarmanın kamu düzenini sağlama ve sokakları bastırma çalışmalarına çok daha fazla katılabileceğini açıkça ifade etti. Önceden usulüne uygun şekilde bildirilmiş olsa bile “yeterli güvence sunulmayan etkinliklerin ve yürüyüşlerin yasaklanabileceğini” kaydeden Nuñez, ayrıca BRI, GIGN ve RAID gibi son derece sert müdahaleleriyle bilinen özel polis birimlerini, havadan gözetleme yapacak helikopterleri ve ağır zırhlı araçları devreye sokmayı planladıklarını kamuoyuna bildirdi.
Meclis’te ‘Sol Hedefte’ Tartışmaları ve İstihbarat Savaşları
Güvenlik önlemlerinin ve polise tanınan sınırsız yetkilerin tartışıldığı Ulusal Meclis oturumunda, iktidar kanadı ile sokaklardaki şiddet olayları üzerinden sistematik olarak hedef alınan sol muhalefet partisi Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise-LFI) arasında sert tartışmalar ve kavgalar yaşandı. Saygın medya kuruluşlarından Mediapart’ta yayımlanan çarpıcı bir haberde, İçişleri Bakanlığı’nın istihbarat personeline sol parti LFI’yi 17 Ekim’deki olayların azmettiricisi ve arkasındaki güç olarak gösterecek şekilde algı çalışmaları ve raporlar hazırlama talimatı verdiği iddia edildi. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez meclis kürsüsünden bu vahim iddiaları reddetmeye çalışsa da, aynı oturumda LFI’yi ülkede yaşanan sokak olayları ve çatışmalar konusunda doğrudan sorumluluk taşımakla suçlamaktan geri durmadı. Halkın iradesini ve muhalefet partilerini baskı altına almak isteyen bu vesayetçi yaklaşıma karşı LFI cephesi ise haklı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini vurgulamaktadır.
Gelişmeler ve Beklentiler
Özetle, uluslararası alanda yaşanan bu toplumsal hareketlilik, iktidarların ordu ve polis zoruyla bastırma stratejilerinin halkın öfkesini dindirmeye yetmeyeceğini göstermektedir. 24 Ekim Cumartesi günü Fransa başta olmak üzere birçok ülkede yaşanması muhtemel gelişmeler, kapitalist kriz ve neoliberal politikalar karşısında sokakların siyasetin merkezinde kalmaya devam edeceğini, resmi yasaklar ve güvenlik tedbirlerinin ise kitlelerin adalet arayışını durduramayacağını kanıtlamaktadır.
Kaynak: BirGün Manşet