ANKARA — Anayasa’sında sosyal devlet yazan Türkiye Cumhuriyeti’nde, yurttaşların sel, deprem ve yoksulluk karşısındaki korunmasızlığı ve yaklaşık 24 yılda yaşanan 95 bine yakın can kaybının gölgesinde hazırlanan 2007 yılı bütçe teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu; 27 trilyon 276 milyar lira gider öngörülen bütçede 3 trilyon 868 milyar lira açık bekleniyor.
- 24 yılda deprem, sel, maden faciaları ve iş cinayetleri gibi kar hırsı kaynaklı olaylarda 95 bine yakın yurttaş hayatını kaybetti.
- BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel’in hedef alınması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıları gözler önüne serdi.
- TBMM’ye sunulan bütçe teklifine göre 27 trilyon 276 milyar lira gider, 23 trilyon 408 milyar lira gelir öngörülürken, bütçe açığı 3 trilyon 868 milyar lira olarak hesaplandı.
Sosyal Devlet Anlayışı ve 24 Yıllık Kayıpların Bilançosu
Baştan söyleyelim; “Halka vergi, yandaşa milyarlar, afetlere sadece göz ucuyla bakan bir iktidarın anlayışı var! Anayasa’sında sosyal devlet yazan Türkiye, yurttaşını selden, depremden ve yoksulluktan koruyabilecek mi? Önlem alıyor mu? Yurttaşının zararını tazmin edebiliyor mu? Temel soru bu. Cevabı ise; yaklaşık 24 yılda ülkemizdeki deprem, sel felaketi, vahşi kapitalist sistemin getirdiği emekçi kıyımları, Soma gibi maden faciaları, genç öğrenciler ve çocuk işçiler ve kadın katliamları neticesinde 95 bine yakın yurttaşımızı kaybettik gerçeğinde yatıyor. Vahim olan nokta; Bu ölümlerden bir tek kişi sorumlu tutulmadı. Dolayısıyla kar hırsı kaynaklı yıkımlar durmadı, zamanında alt yapı yapılmadığı için her doğal afet büyük yıkıntılar yarattı… Sadece doğal afetler değil, iktidarın çağdışı anlayışı nedeniyle de ülke kaos içinde yaşıyor.
Basın Özgürlüğüne Yönelik Baskılar ve Yargı Süreçleri
Siyasal ya da idari yönetim hatalarından oluşan vurgun, hırsızlık ve hatta ölümlerin faillerini açıklayan gazetecilere sansür uyguladıklarını ve hatta tutuklayarak olayların üstünün kapatıldığını da biliyoruz… Son örnekler; BirGün Gazetesi Muhabiri İsmail Arı ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel oldu. Halk TV’ye haksız yere kayyum atanması; halkın haber alma ve öğrenme hakkına yapılan hukuk ve etik dışı siyasi bir saldırı olarak değerlendirilmeli. Bir yılı aşkın süredir tutsak olan Ekrem İmamoğlu ve İBB dosyasında yargılananların savunmalarında görüldü ki, geçerli hiçbir kanıt yok, dolayısıyla da sadece göreceli suç yaratılmış… Türkiye maalesef “Çağdaş Hukuk Devletine” yakışmayan bir yıl geçirdi. Cezaevlerinde tutsak olarak bulunan, hak ve özgürlükleri yok edilen Belediye Başkanlarına, bürokratlarına ve ailelerine bu iktidarın özür borcu vardır.
Gelişmeler ve Beklentiler
Adaletin oluşmadığı, umudun yok edilmeye çalışıldığı, korku ve baskının karabasan gibi çöktüğü Türkiye, yoğun bir tepki birikimi yaşıyor. Çünkü toplumsal barış ve iyi niyet yok oldu, açlık ve sefalet tüm yurttaşlarımızı etkisi altına aldı… Yani Türkiye, patlamaya hazır bir “Bombaya” dönüştü… Tam bu ortamda “2007 yılı bütçe” teklifi TBMM’ye sunuldu. Bütçe; 27 trilyon 276 milyar lira gider, 23 trilyon 408 milyar lira gelir olacağını açıklıyor! Yani daha baştan tam 3 trilyon 868 milyar lira bütçe açığı veren bu ekonomik tablonun toplumsal ve siyasi yansımaları önümüzdeki süreçte meclis gündemini ve sokaktaki ekonomik gerçekliği en üst seviyede belirlemeye devam edecek.
Kaynak: BirGün Manşet