26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Mısır ve İsrail’den Türkiye-Libya Deniz Yetki Anlaşmasına Sert Tepki

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

KAHİRE/TEL AVİV — Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile Trablus yönetimi arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını onaylaması, Doğu Akdeniz’deki diplomatik dengeleri sarstı. Mısır ve İsrail dışişleri bakanlıkları art arda yaptıkları resmi açıklamalarla kararı reddederken, Avrupa Birliği de sürece müdahil olarak Yunanistan ve Kıbrıs’a desteğini yinelendi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Mısır ve İsrail, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile 2019 anlaşmasını onaylamasını reddetti.
  • Mısır Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın kendi münhasır ekonomik bölgesini ve kıta sahanlığını ihlal ettiğini savundu.
  • İsrail, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştırma girişimlerinde bulunduğunu öne sürdü.
  • Avrupa Birliği karardan duyduğu ‘derin üzüntüyü’ dile getirirken, Ankara ile Trablus arasındaki mutabakat Doğu Akdeniz’de gerilimi yeniden tırmandırdı.

Mısır ve İsrail’den Diplomatik Hat Üzerinden Karşılıklı Hamleler

Doğu Akdeniz jeopolitiğinde son yılların en kritik gelişmelerinden biri yaşandı. Mısır ve İsrail, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını onaylamasını kesin bir dille reddetti. Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi değerlendirmede, söz konusu mutabakat metninin ülkenin münhasır ekonomik bölgesi (MEB) ve kıta sahanlığındaki egemenlik haklarını açıkça ihlal ettiği ileri sürüldü. Kahire yönetimi, metnin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) tamamen aykırı olduğunu savunarak hukuken geçersiz olduğunu ve Mısır açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını vurguladı. Benzer bir tepki de Tel Aviv’den geldi. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararını en sert biçimde kınadı. Bakanlık, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı resmi açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığını ve stratejik hamlelerini hedef alarak Ankara’nın bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimlerinin aralıksız sürdüğünü iddia etti.

Avrupa Birliği’nden ‘Derin Üzüntü’ ve Yunanistan-Kıbrıs Eksenli Destek

Uluslararası alanda geniş yankı uyandıran bu gelişme üzerine Avrupa Birliği (AB) de gecikmeden pozisyon aldı. Brüksel yönetimi, anlaşmanın onaylanmasını ‘derin üzüntüyle’ karşıladığını resmi bir dille duyurarak, üçüncü ülkelerin egemenlik haklarının ve uluslararası deniz hukukunun bu süreçte ağır bir ihlale uğradığını savundu. AB ayrıca, anlaşmanın ilk imzalandığı günden bu yana karşı duruş sergileyen Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne olan tam desteğini bir kez daha yineledi. Bilindiği üzere, Türkiye ile Libya’daki Trablus yönetimi arasında Kasım 2019’da imzalanan stratejik anlaşma, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını kayda değer ölçüde genişletmesini ve enerji jeopolitiğinde kilit bir rol oynamasını öngörüyor. Anlaşma ilk imzalandığı dönemde de Yunanistan ve Kıbrıs tarafından hukuka aykırı bulunmuş, AB cephesinden de benzer nitelikte sert tepkiler görmüştü.

Hafter-Türkiye Yakınlaşması ve Doğu Akdeniz’deki Yeni Denge Arayışları

Libya iç siyasetinde uzun süredir muhalif bir tutum sergileyen ve anlaşmayı daha önce defalarca reddeden Libya Temsilciler Meclisi’nin bu son onay kararı, sahadaki dengelerin değiştiğini gösteriyor. Söz konusu karar, Libya’nın doğusunu askeri ve siyasi olarak kontrol altında tutan Halife Hafter ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yeni bir yakınlaşma ve diyalog kapısının aralandığına işaretti olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Türkiye ve Mısır her ne kadar güvenlik alanında son dönemde yakın ortaklar olarak birçok bölgesel krizde işbirliği yürütse de, iki ülke geçmişte uzun yıllar boyunca Libya iç savaşında tamamen karşıt tarafları desteklemişti. 2019 tarihli bu deniz yetki anlaşmasının yeniden gündeme gelmesi ve onaylanması, Doğu Akdeniz’deki hassas deniz yetki alanları üzerindeki diplomatik ve jeopolitik gerilimi bir kez daha uluslararası gündemin zirvesine taşıdı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Bölgesel aktörlerin karşılıklı açıklamaları ve AB’nin müdahil olması, Doğu Akdeniz’de enerji hatları ve kıta sahanlığı paylaşımlarının gelecekte de yüksek gerilimli diplomatik müzakerelere sahne olacağını gösteriyor. Türkiye ile Libya arasında kurulan stratejik köprünün doğu eksenli bu onayla birlikte nasıl bir hukuki vefiili sonuca evrileceği, önümüzdeki dönemde Kahire, Tel Aviv ve Brüksel hatlarında atılacak diplomatik adımlarla şekillenecektir.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın