İSTANBUL — Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde küresel iklim krizine ilişkin yıllık envanter raporunu yayımlayarak dünya genelindeki mevcut politikaların gezegeni yüzyıl sonuna kadar 2,8 derecelik ısınmaya sürüklediğini belgelendirdi.
- BM Genel Sekreteri António Guterres, 1,5 °C’lik kritik eşiğin aşıldığını ve aşırı sıcak dalgaları ile sellerin yıkıcı etkiler yarattığını vurguladı.
- Sera gazı emisyonlarının artış hızı pandemi sonrasında ilk kez duraklarken, mevcut politikalar 2,6 °C ila 2,8 °C ısınmaya işaret ediyor.
- Temiz enerji kapasitesi 2015’ten bu yana üç kat, güneş enerjisi yatırımları ise sekiz kat daha hızlı büyüme kaydetti.
- İklim bilimciler Bill Hare ve Lauri Myllyvirta, tek yıllık duraklamanın kalıcı bir düşüş anlamına gelmediği konusunda uyarıyor.
Küresel Isınmada Kritik Eşik Aşıldı: 2,8 Derecelik Felaket Senaryosu
İklim bilimi, küresel çevre politikaları, meteoroloji ve uluslararası diplomasi dünyasında, gezegenin geleceğini doğrudan ilgilendiren hayati bir tıp ve çevre raporu kamuoyuna sunuldu. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan Emisyon Açığı Raporu, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi öncesinde felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. BM Genel Sekreteri António Guterres, raporun sunumunda yaptığı açıklamada, küresel ısınmada kritik eşik kabul edilen 1,5 °C sınırının artık aşıldığını ve aşırı sıcak dalgaları, orman yangınları ile ölümcül sellerin tüm dünyada yıkıcı etkiler yarattığını vurguladı. Rapor verilerine göre, sera gazı emisyonlarının artış hızı COVID-19 pandemisinden bu yana ilk kez duraklama emareleri gösterse de mevcut devlet politikaları iklim hedeflerini yakalamaktan oldukça uzak kalıyor. Bilim insanları, mevcut taahhütlerin sürdürülmesi durumunda küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme kıyasla 2,6 °C ila 2,8 °C seviyesine ulaşacağını saptadı.
Paris Anlaşması İhlal Ediliyor: Ekolojik Yaşam Tehlikede
Bu tablo, 2015 Paris Anlaşması’nda belirlenen 2,0 °C’lik güvenlik üst sınırının ağır biçimde ihlal edildiği anlamına geliyor. Araştırmacılar, küresel emisyonların %3,4 seviyesini aşması halinde gezegendeki ekolojik ve biyolojik yaşamın geri dönülemez bir felakete sürükleneceği konusunda uyarıyor. Rapordaki olumlu gelişmeler arasında, temiz enerji kapasitesinin 2015 yılından bu yana beklenenden üç kat, güneş enerjisi yatırımlarının ise sekiz kat daha hızlı büyümesi yer alıyor. 2025 yılı emisyonlarının arazi kullanımı ve orman yangınlarındaki düşüş sayesinde 2024 seviyelerinde seyrettiği tahmin ediliyor. Ancak Climate Analytics uzmanlarından iklim bilimci Bill Hare ve CREA araştırmacısı Lauri Myllyvirta, tek bir yıllık duraklamanın kalıcı bir düşüş trendi anlamına gelmediğini belirtiyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Paris Anlaşması hedeflerine ve küresel iklim güvenliğine yeniden ulaşılabilmesi için önümüzdeki on yıllık kritik süreçte ulusal emisyon azaltım politikalarının çok daha agresif bir şekilde hayata geçirilmesi, uluslararası diplomasinin ise Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nde daha bağlayıcı kararlar alması bekleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika