ANKARA — Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından 20 Ekim’de onaylanmasını memnuniyetle karşıladığını duyururken, AB ve Yunanistan’ın itirazlarına hukuki dayanaklarla yanıt verdi.
- Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatı Libya Temsilciler Meclisi tarafından 20 Ekim’de onaylandı.
- Milli Savunma Bakanlığı, kararı memnuniyetle karşıladığını resmi olarak açıkladı.
- MSB, üçüncü tarafların değerlendirmelerinin mutabakatın hukuki geçerliliğini ortadan kaldıramayacağını vurguladı.
- Açıklamada, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasının kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olduğu hatırlatıldı.
Ne Oldu? Libya Mutabakatı Sürecinde Son Gelişmeler Neler?
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık olağan basın bilgilendirme toplantısında dış politika ve savunma gündemine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Bu bağlamda, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından 20 Ekim tarihinde onaylandığı resmi olarak duyuruldu. MSB, bu gelişmeyi büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirterek, “Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın, Libya Temsilciler Meclisi tarafından da 20 Ekim’de onaylanmasını memnuniyetle karşılıyoruz” ifadelerine yer verdi. Bakanlık, bu stratejik adımı diğer bölgesel gelişmelerle birlikte ele alarak Türkiye’nin Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin kararlılıkla korunduğunun altını çizdi.
AB ve Yunanistan’ın İtirazlarına Karşı MSB Ne Yanıt Verdi?
Libya ile imzalanan mutabakat sonrasında Avrupa Birliği (AB) ve Yunanistan cephesinden gelen eleştirel ve itiraz niteliğindeki açıklamalara Milli Savunma Bakanlığı’ndan net bir yanıt gecikmedi. Libya mutabakatını Mekke Savunma İttifakı ve Bedir Mutabakat Zaptı ile birlikte değerlendiren MSB, söz konusu gelişmelerin Türkiye’nin uluslararası alandaki etkinliğinin ve stratejik iş birliklerinin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti. Bakanlık, uluslararası hukukun temel prensiplerine atıfta bulunarak, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasının doğrudan ilgili kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında bulunduğunu hatırlattı. Yapılan resmi açıklamada, “Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, ilgili kıyı devletlerinin egemen hakları kapsamında olup üçüncü tarafların tek taraflı değerlendirmeleriyle söz konusu Mutabakat Muhtırasının hukuki geçerliliği ortadan kaldırılamaz” denilerek AB ve Yunanistan’ın iddialarının hukuki bir temeli olmadığı net bir dille vurgulandı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Milli Savunma Bakanlığı’nın yaptığı bu kapsamlı açıklamalar, Türkiye’nin Libya ile kurduğu stratejik ortaklığın uluslararası hukuk çerçevesinde ne denli sağlam temellere oturduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İlerleyen süreçte, Doğu Akdeniz’deki dengeleri belirleyen bu mutabakatın sahada ve masada Türkiye’nin elini daha da güçlendirmesi, üçüncü tarafların tek taraflı itirazlarının ise hukuki açıdan sonuçsuz kalmaya devam etmesi bekleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika