DENİZLİ — Son yıllarda obezite tedavisinde kullanımı hızla yaygınlaşan ve kamuoyunda ‘zayıflama iğneleri’ olarak bilinen ilaçların bilinçsiz tüketimine karşı uzmanlardan kritik bir uyarı geldi. Denizli Özel Tekden Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, tedavinin bırakılmasının ardından verilen kiloların önemli bir kısmının geri alınabileceğini ve doktor kontrolü dışındaki kullanımın kas kaybı ile sindirim sistemi sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
- Zayıflama iğneleri estetik amaçlı veya kısa sürede kilo vermek için bilinçsizce kullanılmamalıdır.
- Semaglutid ve tirzepatid gibi GLP-1 temelli etken maddeler ciddi tıbbi tedavilerdir, risksiz zayıflama ürünleri değildir.
- Tedavinin bırakılması durumunda verilen kiloların önemli bir bölümü hızla geri alınabilmektedir.
- Bilinçsiz kullanım süreci kas kaybı ve ciddi sindirim sistemi sorunları gibi sağlık risklerini beraberinde getirmektedir.
Zayıflama İğneleri Nedir ve Nasıl Etki Eder?
Son dönemde kullanımı oldukça yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin uzmanlar peş peşe uyarılarda bulunuyor. Denizli Özel Tekden Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, zayıflama iğnelerinin doktor kontrolü dışında, yalnızca estetik amaçlarla veya kısa sürede hızlı kilo vermek amacıyla kullanılmasının son derece ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini açıkça belirtti. GLP-1 temelli ilaçların obezite tedavisinde son derece önemli sonuçlar sağladığını ifade eden Aykota, tedavi bırakıldıktan sonra ciddi oranda kilo geri alımının yaşanabileceğini ve bu ilaçların mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerektiğinin altını çizdi. GLP-1 reseptör agonistleri ve benzer mekanizmalarla çalışan yeni nesil ilaçların iştah kontrolü ve kilo kaybında oldukça etkili olduğunu belirten Aykota, özellikle semaglutid ve tirzepatid gibi etken maddelerin yürütülen bilimsel çalışmalarda önemli miktarlarda kilo kayıpları sağladığını ifade etti.
Tedavi Bırakıldığında Kilo Geri Alımı Neden Yaşanır?
Ancak söz konusu ilaçların risksiz zayıflama ürünleri gibi değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, konuyla ilgili şu çarpıcı ifadeleri kullandı: ‘Bu ilaçların obezite tedavisindeki etkinliğini inkâr etmek mümkün değil. Özellikle son yıllarda geliştirilen semaglutid ve tirzepatid gibi etken maddeler, bilimsel çalışmalarda önemli kilo kayıpları sağlamıştır. Ancak toplumda bu ilaçların birkaç ay kullanılıp bırakılabilecek, herhangi bir riski bulunmayan basit zayıflama ürünleri gibi algılanması son derece yanlış. Bunlar belirli endikasyonları, yan etkileri ve takip gereklilikleri bulunan ciddi tıbbi tedavilerdir.’ Zayıflama iğneleriyle ilgili yaşanan en büyük ve en önemli sorunlardan birinin tedavi sonrasında ortaya çıkan kilo geri alımı olduğunu belirten Aykota, bu durumu somut bilimsel araştırmalardan verdiği örneklerle açıkladı. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, semaglutid tedavisine ilişkin araştırmalarda, ilacın ve yapılandırılmış yaşam tarzı desteğinin bırakılmasından sonraki bir yıl içerisinde hastaların kaybettikleri kiloların önemli bir bölümünü geri aldığı net bir şekilde görülmektedir.
Gelişmeler ve Beklentiler
Uzmanlar, obezite tedavisinde çığır açan bu tür farmakolojik ajanların mucizevi birer kestirme yol olmadığını, aksine ömür boyu sürebilecek metabolik takipler ve köklü yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenmesi gereken profesyonel tıbbi müdahaleler olduğunu vurguluyor. İlerleyen süreçte bu ilaçların reçetelendirilmesi ve kullanım sonrası takip protokollerinin daha da sıkılaştırılması beklenirken, hastaların sosyal medyada yayılan yanıltıcı bilgilere itibar etmeyerek yalnızca uzman hekimler eşliğinde tedavi yürütmeleri hayati önem taşımaktadır.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika