ADIYAMAN — MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ile Semsûr Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (Semsûr TUHAYDER), siyasi tutsakların tahliyelerinin kasıtlı olarak ertelenmesine karşı adliye önünde ortak bir basın açıklaması düzenleyerek mevcut uygulamaların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ağır bir gölge düşürdüğünü kamuoyuna duyurdu.
- MED TUHAD-FED ve Semsûr TUHAYDER, siyasi tutsakların tahliye ertelemelerine karşı Adıyaman Adliyesi önünde ortak eylem yaptı.
- Açıklamada ‘İnfaz erteleme değil siyasi tutsaklara özgürlük’ pankartı açıldı ve yetkililere hukuki adaletsizliklere son verilmesi çağrısı yinelendi.
- Erkan Karakaş, tahliye engellerinin demokratik katılımı zayıflattığını ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile çeliştiğini vurguladı.
Adliye Önünde Yükselen Ses: ‘İnfaz Erteleme Değil, Özgürlük’
Semsûr’da (Adıyaman) gerçekleşen bu önemli buluşmada, MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ile Semsûr Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (Semsûr TUHAYDER) öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum temsilcileri ve yurttaşlar, siyasi tutsakların hak gasplarına karşı net bir duruş sergiledi. Çok sayıda kişinin katılım sağladığı bu kitlesel açıklamada, cezaevlerindeki infaz yakma ve tahliye erteleme politikalarının hukuki temelden yoksun olduğu vurgulandı. Eylem alanında açılan “İnfaz erteleme değil siyasi tutsaklara özgürlük” yazılı pankart, tutsak yakınlarının ve sivil toplum örgütlerinin kararlılığını gözler önüne sererken, adaletin tesis edilmesi yönündeki acil talepler bir kez daha yüksek sesle dile getirildi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve Çelişen İnfaz Politikaları
MED TUHAD-FED üyesi Erkan Karakaş, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başlamasıyla birlikte cezaevlerindeki tahliyelere ilişkin umutların ve beklentilerin tavan yaptığını ifade etti. Siyasi tutsakların bir an önce özgürlüklerine kavuşarak toplumsal ve demokratik yaşama aktif bir şekilde katılmak istediğini belirten Karakaş, demokratik siyasetin güçlendirilmesinin ve toplumsal barışın kalıcı hale getirilmesinin hedeflendiği hassas bir dönemden geçildiğini hatırlattı. Bu tarihsel süreçte, bireylerin özgür iradesini ve demokratik katılımını zayıflatan idari ve hukuki uygulamaların sürmesinin derin bir çelişki yarattığına dikkat çeken Karakaş, bu politikaların doğrudan toplumun düşünce dünyasını ve politik iradesini hedef aldığını dile getirdi.
Devlet Kurumlarına ve Yetkililere Net Çağrı: Hukuksuzluklara Son Verilmeli
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı ve ilgili tüm devlet kurumlarına açık ve net bir çağrıda bulunan Erkan Karakaş, cezaevlerinde yaşanan tüm hukuksuzluklara artık son verilmesi ve buradaki tutsakların özgürlüklerine kavuşturulması gerektiğini kaydetti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumun kılcal damarlarına kadar yayılan umut ve beklentileri büyüttüğünü belirten Karakaş, şu kritik değerlendirmelerde bulundu: “Bu beklentilerin gerçeğe dönüşmesi için ülkenin kangrenleşen sorunlarının başında gelen hukuksuzluğa son verilmeli, cezaevlerinde bulunan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşması sağlanmalı ve sürece gölge düşüren uygulamalar kaldırılarak, barışın yolunu açacak somut adımlar bir an önce atılmalıdır.” Yapılan bu kapsamlı açıklama, kitle tarafından coşkuyla karşılanan ve kararlılığı simgeleyen “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” sloganlarıyla coşkulu ve kararlı bir şekilde sona erdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek dönemde sivil toplum örgütlerinin ve hukuk derneklerinin bu konudaki denetim ve eylemlülüklerini artırması beklenirken, kamuoyu vicdanında yara açan tahliye engellemelerinin çözüme kavuşturulması için atılacak yasal adımlar yakından takip edilecek.
Kaynak: ANF Türkçe