HELSINKI — Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı askeri işgalinin ardından güvenlik paradigmasını kökten değiştiren Finlandiya, Polonya, İsveç ve Baltık ülkeleri; sığınakların yenilenmesinden gıda stoklarına, acil durum eğitimlerinden hibrit tehditlere karşı sivil savunma önlemlerine kadar kapsamlı bir seferberlik süreci yürütüyor.
- Rusya ve Belarus ile 3.500 kilometreden fazla sınırı olan ülkeler sivil savunmayı modernize ediyor.
- Polonya’da 2025 sivil savunma yasasıyla 86 bin sığınak 25 milyon kişiyi koruma kapasitesine kavuşuyor.
- İsveç ve Finlandiya milyonlarca vatandaşı için sığınak ağlarını ve yer altı altyapılarını yeniliyor.
- Siber saldırılar ve hibrit tehditlere karşı devlet kurumlarının sürekliliği ve halkın temel ihtiyaçları güvenceye alınmaya çalışılıyor.
Kuzey ve Doğu Avrupa’da Güvenlik Paradigmasının Köklü Değişimi
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik 2022’de başlayan geniş çaplı askeri işgali, Avrupa’nın kuzey ve doğu hatlarında güvenlik anlayışında köklü bir değişime yol açtı. Le Monde’un aktardığı bilgilere göre; Finlandiya, Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya ile İsveç, olası bir askeri çatışmaya karşı sivil savunma sistemlerini hızla güçlendiriyor. Rusya ve müttefiki Belarus ile toplam 3 bin 500 kilometreden fazla kara sınırını paylaşan bu ülkeler, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte stratejik önlemleri en üst seviyeye çıkardı. Yetkililer, olası bir savaş senaryosunda devlet kurumlarının işleyişini kesintisiz sürdürmeyi, sivil kayıpları en aza indirmeyi ve toplumun gıda, yakıt gibi temel ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Geleneksel askeri tedbirlerin yanı sıra Rusya’nın siber saldırılar ve diğer hibrit tehditleri de bu hazırlıkların merkezinde yer alıyor. Toplumun her kesimi olası krizlere karşı bilinçlendirilirken, stratejik gıda ve yakıt stokları da düzenli olarak artırılıyor.
Ülke Ülke Sivil Savunma: Sığınaklar ve Stratejik Altyapı Yatırımları
Bölge ülkeleri, Soğuk Savaş döneminden kalan köhne sığınakları modern standartlara uyarlarken, aynı zamanda yeni korunaklı alanlar inşa ediyor. Polonya, 2025’te kabul edilen sivil savunma yasası kapsamında sığınak ağını tamamen yeniliyor. Ülkede halihazırda yaklaşık 86 bin sığınak bulunuyor ve bu yapılar yaklaşık 25 milyon kişiyi barındırabilecek kapasiteye sahip. Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip İsveç’te ise 64 bin sığınak, 7 milyon kişiye barınma imkânı sağlayabiliyor ve bu kritik yapılar yeniden kullanım için hazır hale getiriliyor. Sınır güvenliğine ve sivil hazırlığa büyük önem veren Finlandiya’da ise 50 bin 500 sığınak, 5,6 milyonluk nüfusun 4,8 milyonunu barındırabilecek devasa bir kapasite sunuyor. Helsinki yönetimi bununla da kalmayarak, 2030 yılına kadar yer altı hastanelerinin düzenlenmesi ve modernize edilmesi için 400 milyon avroluk devasa bir yatırım yapmayı planlıyor. Öte yandan Baltık ülkeleri de kamu binalarını olası bir kriz anında sığınak olarak kullanılabilecek şekilde dönüştürüyor; ayrıca halkın evlerindeki bodrum katları ve penceresiz odalar gibi güvenli alanları acil durumlarda değerlendirebilmesi için kapsamlı bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yürütülüyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak, Avrupa’nın kuzey ve doğu sınırındaki ülkeler, artan jeopolitik gerilimler ve hibrit tehditler karşısında caydırıcılığı sadece askeri alanda değil, toplumsal direnç ve sivil savunma yoluyla da pekiştirmektedir. Resmi kurumların koordinesinde yürütülen bu geniş çaplı hazırlık süreçleri, gelecekte yaşanabilecek olası krizlere karşı devletlerin ve halkların çok katmanlı bir direnç ağı örmesini sağlamaktadır.
Kaynak: ANF Türkçe