27 Ekim 2026, Salı
Haber

Pamir Boya Faciasında Soruşturma Krizi: Bakanlık Görevlileri Koruyor Mu?

📰 KAPSAMLI RAPOR

KOCAELİ — 7 Temmuz 2026 tarihinde Kocaeli’de bulunan Pamir Boya Fabrikası’nda meydana gelen ve bir işçinin hayatını kaybedip 10 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan büyük yangının ardından, tesisteki açık ihmallere rağmen sorumluluğu bulunan hiçbir kamu görevlisi hakkında soruşturma açılmadığı resmen ortaya çıktı. Ruhsatsız ve mühürlü olmasına karşın üretime devam eden fabrikayla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın verdiği yanıt, denetim mekanizmalarındaki derin boşlukları ve idari sorumluluk tartışmalarını bir kez daha gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Pamir Boya fabrikası ruhsatsız ve mühürlü olmasına rağmen üretime devam etti, 7 Temmuz’da yaşanan patlamada 1 işçi yaşamını yitirdi, 10 işçi yaralandı.
  • DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun soru önergesine İçişleri Bakanlığı üç ay sonra yanıt verdi ancak kamu görevlileri hakkında soruşturma açılmadığını belirtti.
  • Bakanlık, tesiste ÇED ve çevre izin belgelerinin bulunduğunu savunurken, mühürlü fabrikanın nasıl çalıştığı ve denetim tarihleri hakkındaki soruları yanıtsız bıraktı.
  • İşletme sahiplerinin mühür fekki yaparak üretime devam etmesi ve yaşanan iş cinayetleri karşısında denetim zaafiyeti iddiaları yargı sürecinde de tartışılmaya devam ediyor.

Mühürlü Fabrikada Göz Göre Gelen Felaket: 7 Temmuz Faciası

Kocaeli’de 7 Temmuz 2026 tarihinde faaliyet gösteren Pamir Boya Fabrikası’nda meydana gelen yangın, Türkiye’nin iş güvenliği sorunlarını bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Binanın kaçak olduğu, yetkili merciler tarafından mühürlendiği ancak mührün sökülerek üretime gayriresmi bir şekilde devam edildiği gerçeği facianın ardından gün yüzüne çıktı. Kimsenin denetlemediği bu tesiste yaşanan patlama sonucunda 1 işçi hayatını kaybet mientras, 10 işçi de yaralandı. Ancak bu büyük iş cinayeti ile ilgili yürütülen idari süreçte tek bir kamu görevlisinin dahi yargılanmamış olması, kamu vicdanında derin bir rahatsızlık yarattı. Yaşanan bu vahim olay, yerel yönetimler ve merkezi denetim birimleri arasındaki koordinasyonsuzluğu ve ihmaller zincirini gözler önüne serdi.

Meclis Gündemindeki Soru Önergesine Bakanlıktan Çarpıcı Yanıt

Yaşanan iş cinayetinin ardından DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Gergerlioğlu’nun ruhsatsız ve mühürlü olmasına rağmen üretime devam eden fabrikaya ilişkin İçişleri Bakanlığına 20 Temmuz’da verdiği soru önergesi, üç aylık bir gecikmenin ardından yanıt buldu. Bakanlık tarafından verilen yanıtta, fabrikanın çevre mevzuatı kapsamında alınmış ÇED ve Çevre izin belgelerinin bulunduğu iddia edildi. Ayrıca Çevre Bakanlığı’na bağlı İl Müdürlüğü tarafından rutin denetimlerin gerçekleştirildiği ifade edildi. Buna karşın, bakanlık yanıtında bu denetimlerin tam olarak hangi tarihlerde yapıldığına ve mühürlü bir tesisin denetimlere rağmen nasıl çalışmaya devam ettiğine dair en ufak bir bilgiye yer verilmemesi dikkat çekti.

İhbar ve Sorumluluk Tartışmaları: ‘Gelen İhbar Bulunmamaktadır’

İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı yanıtta, fabrikanın Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca denetlendiği ve mühürlendiği bilgisi açıkça paylaşıldı. Ancak yangın öncesinde bakanlığa fabrikanın kaçak çalıştığına dair resmi bir ihbar veya şikâyetin ulaşmadığı savunuldu. Yanıtta yer alan, “05.08.2026 tarihi itibarıyla yapılan araştırmada gelen bir ihbar bulunmadığından, 4483 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir kamu görevlisi hakkında araştırma veya soruşturma yürütülmemiştir” ifadeleri, idari sorumluluğun üzerinin örtüldüğü yönündeki eleştirileri artırdı. Öte yandan Bakanlık, Gergerlioğlu’nun önergesinde yer alan “Kocaeli genelinde mühürlü olmasına rağmen faaliyete devam eden kaç iş yeri olduğu; belediye, itfaiye ve emniyet birimleri arasındaki denetim koordinasyonunun nasıl sağlanacağı; mühür fekki yaparak bir işçinin ölümüne yol açan işletme sahipleri hakkında hangi somut cezai işlemlerin yapıldığı” yönündeki kritik soruları ise tamamen yanıtsız bıraktı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Ruhsatsız, kaçak ve mühürlü olmasına rağmen üretime devam eden fabrikalarda işçiler can vermeye devam ederken; denetim görevini ihmal eden, gelen ihbarları cevapsız bırakan ve yıkım kararlarını uygulamayan kamu görevlilerinin soruşturma dışı bırakılması adeta bir koruma kalkanının işletildiği algısını güçlendiriyor. Benzer şekilde davası süren diğer iş cinayeti dosyalarında da (örneğin 8 Kasım 2025’te Kocaeli Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik’te çıkan yangın gibi) bu koruma kalkanının sürdüğü görülüyor. İş güvenliği uzmanları ve hukukçular, idari ve adli mekanizmaların etkin bir şekilde işletilmemesinin benzer facialara zemin hazırladığına dikkat çekerek, tüm sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın