İSTANBUL — Kültür sanat dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan İstanbul Tiyatro Festivali, 30’uncu yılında kapılarını Türkiye’den ve dünyadan 17 özgün yapımla açarken, festivalin açılışını Fransız yazar ve yönetmen Caroline Guiela Nguyen’in imzasını taşıyan Strasbourg Ulusal Tiyatrosu (TNS) yapımı ‘Lacrima’ oyunu gerçekleştiriyor.
- İstanbul Tiyatro Festivali, Mehmet Birkiye küratörlüğünde 22 Ekim – 3 Aralık tarihleri arasında 30. yılını kutluyor.
- Açılış oyunu ‘Lacrima’, bir İngiliz prensesinin gelinliği üzerinden küresel üretim zincirini ve görünmeyen emeği sahneye taşıyor.
- Latince ‘gözyaşı’ anlamına gelen oyun; Paris, Alençon ve Mumbai arasında uzanan küresel bir zanaat ağını gözler önüne seriyor.
- Strasbourg Ulusal Tiyatrosu direktörü Caroline Guiela Nguyen, kurumun tarihindeki ilk kadın direktör olarak toplumsal dışlanmaları merkeze alıyor.
30. Yılında İstanbul Tiyatro Festivali: Hafıza ve Küresel İlişkiler
Mehmet Birkiye küratörlüğünde 22 Ekim ile 3 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerle buluşan İstanbul Tiyatro Festivali, 30’uncu yılında tiyatrodan çağdaş dansa uzanan zengin ve kapsayıcı programıyla dikkat çekiyor. Festival, hafıza, dil, iletişim ve toplumsal ilişkiler etrafında örülen farklı anlatılara geniş bir alan açarak uluslararası sanat platformlarını İstanbul’da buluşturuyor. Bu köklü ve prestijli buluşmanın açılışında sahnelenen Strasbourg Ulusal Tiyatrosu (TNS) yapımı Lacrima, izleyiciyi sadece sanatsal bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüz küresel ekonomik sisteminin arka planına dair derinlemesine bir sorgulama alanı yaratıyor. Fransız yazar ve yönetmen Caroline Guiela Nguyen’in kaleme alıp yönettiği eser, bir İngiliz prensesinin düğünü için hazırlanan gelinliğin ardındaki karmaşık hikâyeden hareketle, güzelliğin ardındaki yoğun emeği, sömürü dinamiklerini ve küresel üretim ilişkilerini tüm çıplaklığıyla sahneye taşıyor. 23 Ekim saat 20.00’de Zorlu PSM’de sahnelenen bu dev yapım, festivalin evrensel ve düşündürücü vizyonunun en somut örneklerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.
Paris’ten Mumbai’ye: Bir Gelinliğin Ardındaki Görünmeyen Hayatlar
Latince “gözyaşı” anlamına gelen Lacrima, seyirciyi Paris’teki lüks ve ihtişamlı bir yüksek modaevinden başlatıp, Alençon’daki geleneksel dantel atölyelerine, oradan da Hindistan’ın Mumbai kentindeki gizli nakış ustalarına uzanan soluk kesici bir üretim zincirinin peşinden sürüklüyor. Birbirinden coğrafi ve kültürel olarak çok uzak olan noktalarda çalışan terziler, nakışçılar ve zanaatkârlar, tek bir gelinliği kusursuz bir şekilde tamamlamak için görünmez bir ağda bir araya gelirken, kendi kişisel hayatları da bu acımasız ve yoğun süreç içinde kökten değişiyor. Sıkı gizlilik koşulları altında, basından ve kamuoyundan saklanarak yürütülen bu üretim, insan bedenini ve ruhunu zorlayan ağır çalışma temposuyla ilerliyor. Caroline Guiela Nguyen, tiyatro sahnelerinde anlatılmaya alışık olunmayan, genellikle göz ardı edilen bu emekçi hayatların izini büyük bir titizlikle sürüyor. Oyunda yer alan oyuncu kadrosunda Dan Artus, Dinah Bellity, Natasha Cashman, Charles Vinoth Irudhayaraj, Anaele Jan Kerguistel, Maud Le Grevellec, Liliane Lipau (alternatif oyuncu Michèle Goddet), Nanii, Rajarajeswari Parisot ve Vasanth Selvam gibi uluslararası arenada tanınan isimler yer alıyor.
Tiyatroda Çok Dillilik ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Vizyonu
2023 yılında Strasbourg Ulusal Tiyatrosu’nun (TNS) direktörlüğünü üstlenen Caroline Guiela Nguyen, bu unvanla kurumun tarihindeki ilk kadın direktör olma özelliğini taşıyor. Sanatçı, kariyeri boyunca tiyatro çalışmalarında farklı toplumsal çevrelerden insanları, kültürel anlatıların ve ana akım medyanın dışında bırakılan marjinal deneyimleri aynı sahnede buluşturmaya özen gösteriyor. Kişisel hikâyeleri daha geniş ve yapısal toplumsal ilişkilerle buluşturan Nguyen, Lacrima oyununda da gündelik hayatın arka planında kaybolup giden insanları anlatının tam merkezine yerleştiriyor. Estetik açıdan da sınırları zorlayan yapım; Fransızca, Tamilce, İngilizce ve Fransız işaret dilini aynı sahnede buluşturarak dil bariyerlerini yıkıyor. Paris, Alençon ve Mumbai ekseninde ilerleyen bu çok dilli ve çok kültürlü yapı, karakterlerin benzersiz deneyimlerini ve birbirleriyle kurdukları karmaşık bağları evrensel bir dille aktarıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
İstanbul Tiyatro Festivali’nin 30. yıl kutlamaları kapsamında sahnelenen Lacrima, önümüzdeki dönemde sahne sanatlarında evrensel tema seçimleri, küresel emek sömürüsü ve çok dilli anlatım teknikleri açısından yeni bir dönüm noktası oluşturuyor. Sanatçının ve kurumların gelecek sezonda benzer uluslararası ortak yapımlara ağırlık vermesi beklenirken, festivalin bu vizyoner açılışı Türkiye ve dünya tiyatro çevrelerinde uzun süre konuşulmaya devam edecek.
Kaynak: BirGün Manşet