27 Ekim 2026, Salı
Haber

Kandıra F Tipi’nden Yükselen Ses: İnfaz Yakmalar Artık Son Bulmalı

💡 HABERİN ANATOMİSİ

KOCAELİ — 35 yıldır süresiz hapishane cezasıyla Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan bir siyasi mahkumun kaleme aldığı mektup, cezaevlerindeki infaz yakma uygulamalarını, İdare Gözlem Kurulu kararlarını, soyut iddialara dayanan davaları ve hukuki çıkmazları tüm çarpıcılığıyla gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 35 yıldır Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutsak olan mahkumdan dışarıya mektup var.
  • Hukuksuz disiplin cezaları ve İdare Gözlem Kurulları kararlarıyla şartlı tahliyeler engelleniyor.
  • Asliye Ceza Mahkemelerinde açılan adli davalar siyasi dosyalarla birleştirilerek infazlar yakılıyor.
  • 7242 sayılı yasa gerekçe gösterilerek tutsaklar fiilen ömür boyu hapis hükümlüsü haline getiriliyor.

Ne Oldu ve Kandıra F Tipi’ndeki Mektup Hangi Hak İhlallerine Dikkat Çekiyor?

Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nden dışarıya gönderilen mektuplar, cezaevlerindeki derinleşen hak ihlallerini ve infaz yakma politikalarını bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. 35 yıldır kesintisiz bir şekilde hapishanede tutulan ve uzun yıllardır süren tutsaklığı nedeniyle güzel memleketine hasret kalan yazar, yaşadığı adaletsizlikleri ülkenin genel durumuyla da özdeşleştiriyor. Mektubunda memleketin yüzde 70’inin madene açılmasındaki büyük talana dikkat çeken tutsak, insanlık var oldukça seslerini duyurmaya ve kendilerinin olanı koparıp alacaklarına olan inancını vurguluyor. Köhne duvarları bir gün geçerek özgürlüğüne kavuşacağı umudunu taşıyan mahkum, kamuoyundan ve duyarlı kesimlerden sesine ses olunmasını talep ediyor. Mektupta aktarılan bilgilere göre, cezaevlerinde yaşanan sorunların başında üç temel mekanizma yer alıyor: Birincisi, mahkemeler tarafından verilen hukuksuz disiplin cezaları ile siyasi tutsaklar açısından şartlı tahliye ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılması ve infazların yakılması. İkincisi, disiplin cezasının olmadığı durumlarda ise ‘İdare Gözlem Kurulları kararlarıyla’ şartlı tahliyelerin engellenmesi. Üçüncüsü ve en temel sorunlardan biri ise tamamen soyut iddialar ve yalnızca gardiyan tutanaklarına dayanılarak açılan Asliye Ceza Mahkemesi davaları.

Kimi Nasıl Etkileyecek ve Asliye Ceza Mahkemesi Davaları İnfazı Nasıl Yakıyor?

Cezaevlerindeki bu uygulamalar, başta siyasi tutsaklar olmak üzere tüm mahkumların özgürlük umudunu hedef alıyor. Özellikle Kandıra 1 No’lu F Tipi’nde, soyut iddialarla tamamen hukuksuz bir şekilde sadece gardiyan tutanaklarına dayandırılarak Asliye Ceza Mahkemelerinde davalar açılıyor. ‘Memura direnmek’, ‘kamu malına zarar’ gibi iddialarla açılan bu davalarda istisnasız bir şekilde ceza veriliyor. Her biri ayrı bir tartışma konusu olan bu adli davalar yasaya göre adli nitelik taşıyor ve özünde infazın da bu kapsamda yapılması gerekiyor. Ancak uygulamada tüm cezalar toplanarak tek bir hükümmüş gibi infaz ediliyor. Ana dosya siyasi dava olduğu için tüm adli dosyalar bu siyasi dosya ile birleştiriliyor. Sonuç olarak lehte hiçbir durumdan (denetimli serbestlik vb.) yararlanılamadığı gibi adli davaların ve kararların tamamı kapalı hapishanede infaz ediliyor. Bu skandal uygulama, 15 Nisan 2020 tarihinde yayımlanan 7242 sayılı yasaya dayandırılıyor. Sürekli açılan dava ve verilen cezalar nedeniyle tutsaklar açısından tahliye durumu tamamen ortadan kalkıyor; verilen müddetname örnekleri de bu vahim tabloyu açıkça gözler önüne seriyor.

Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor ve Hukuki Çıkmaz Nasıl Aşılacak?

Normal şartlar altında her dosyanın ayrı işlem görmesi, bir hükmün bitip diğerinin başlaması gerekiyor. Ancak bu kuralın uygulanmaması nedeniyle hiçbir dosyanın hükmü dahi bitirilemiyor ve tutsaklar fiilen ömür boyu hapis hükümlüsü hâline getiriliyor. Süreli hapis cezalarında adli dava tutsakları açısından yaratılan bu hukuksuzluk, infaz rejiminin ne denli keyfi bir yapıya büründüğünü kanıtlıyor. İlerleyen süreçte bu mektupların ve benzer hak arayışlarının hukuki platformlara taşınması, ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerinin gündemine girmesi bekleniyor. Tutsaklar, infaz yakmaların son bulması ve yasaların adil bir şekilde uygulanması için kamuoyu desteğinin hayati önem taşıdığını yineliyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nden dışarıya ulaşan bu mektup, ceza infaz kurumlarındaki hak ihlallerinin ve İdare Gözlem Kurulları ile 7242 sayılı yasa üzerinden yaratılan mağduriyetlerin sonlandırılması için acil yasal ve toplumsal bir müdahale gerektiğinin altını çiziyor. Resmi süreçlerin yakından takip edildiği bu dönemde, infaz yakmaların durdurulması ve mahkumların adil infaz hakkına kavuşması en temel beklenti olarak öne çıkıyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın