27 Ekim 2026, Salı
Haber

Resmi Gazete’de yayımlandı: Yargıtay’dan emsal SİSBİS kararı

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazası nedeniyle oluşturulan ve vatandaşların mağduriyetine yol açan Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS) kayıtlarının silinmesi ya da düzeltilmesi talebiyle açılan davalarda görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğuna hükmederek hukuk dünyasında ve sigorta sektöründe geniş yankı uyandıran emsal niteliğinde bir karara imza attı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, SİSBİS kayıtlarına ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini yetkili kıldı.
  • 23 Ekim 2026 tarihli ve 33409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar, uyuşmazlığın niteliğini netleştirdi.
  • Trafik kazasına karışmadığını savunan araç sahiplerinin hak arama hürriyeti ve görevli mahkeme tartışmaları son buldu.
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevsizlik kararı Yargıtay tarafından tescillendi.

SİSBİS Kayıtları ve Tüketici Hakları: Uyuşmazlığın Arka Planı

Sigorta şirketleri tarafından oluşturulan şüpheli hasar kayıtlarının ve suistimallerin takibi amacıyla kurulan Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi (SİSBİS), son dönemde araç sahipleri ile sigorta sektörü arasında önemli hukuki ihtilaflara sahne olmaktadır. Bağımsız gazetecilik ve derinlemesine incelemelerimiz kapsamında ortaya çıkan detaylara göre, dava konusu olay bir araç sahibinin kendisine ait otomobilin bilgileri kullanılarak gerçeğe aykırı trafik kazası kaydı oluşturulduğunu ileri sürmesiyle başlamıştır. Davacı, aracının belirtilen kazaya kesinlikle karışmadığını, buna rağmen sigorta şirketi nezdinde haksız yere hasar dosyası açıldığını ve SİSBİS sistemine bu yönde kayıt işlendiğini iddia etmiştir. Bu hukuka aykırı kayıt nedeniyle sigorta şirketlerinin prim tekliflerinde ve hasar değerlendirmelerinde ciddi olumsuzluklarla karşılaştığını belirten mağdur araç sahibi, söz konusu SİSBİS kaydının hukuka aykırılığının tespiti ile birlikte derhal düzeltilmesini veya tamamen kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla dosyayı inceleyen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, dava dosyasındaki iddialar ve deliller çerçevesinde kaydın düzeltilmesine hükmetmiş, ancak bu kararın görevli mahkeme yönünden hukuki denetime tabi tutulması zarureti doğmuştur.

Adalet Bakanlığı’nın Temyizi ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin Emsal Kararı

İlk derece mahkemesinin kararının ardından Adalet Bakanlığı devreye girmiş ve kanun yararına temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusunu büyük bir titizlikle incelemiş ve sigorta şirketi ile tüketici arasındaki bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tespiti hususunda nihai değerlendirmesini yapmıştır. 23 Ekim 2026 tarihli ve 33409 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bu tarihi kararda, trafik kazasına karışmadığını ileri süren bir araç sahibinin, adına oluşturulan SİSBİS kaydının silinmesi veya düzeltilmesi talebiyle açtığı davanın mahiyeti derinlemesine masaya yatırılmıştır. Yüksek Mahkeme, söz konusu uyuşmazlığın doğrudan bir tüketici işleminden kaynaklandığını açıkça vurgulamıştır. Bu hukuki tespit doğrultusunda, asliye ticaret mahkemelerinin bu tür davalarda görevli olmadığına hükmedilmiştir. Bu karar, sigorta sektöründeki veri tabanlı uyuşmazlıkların çözümünde görevli mahkeme karmaşasına son noktayı koymuş, vatandaşların hak arama süreçlerinde hangi yargı merciine başvurması gerektiğini net bir şekilde kanuni teminata bağlamıştır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Geleceğe dönük olarak bu emsal Yargıtay kararı, Türkiye genelinde sigorta suistimalleri veri tabanı kaynaklı mağduriyet yaşayan binlerce araç sahibi için stratejik bir yol haritası sunmaktadır. Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren bu tür davaların artması beklenirken, sigorta şirketlerinin de SİSBİS kayıtlarını oluştururken ve güncellerken çok daha titiz ve hukuki temellere dayanan bir süreç yürütmesi zorunlu hale gelmiştir. Resmi süreçlerin tüketici mahkemeleri nezdinde hız kazanması ve benzer mağduriyetlerin bu emsal karar ışığında daha adil ve hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması öngörülmektedir.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın