OSMANİYE — Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde derme çatma barakasını, sonrasında ise şiddetli yağışlarda konteynerini yitiren yüzde 92 engelli eşi ve 12 yaşındaki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Adil Hatunoğlu, yetkililerden kalıcı bir barınma alanı talep ediyor.
- Osmaniye Kadirli’nin Yenigün Köyü’nde yaşayan Adil Hatunoğlu, 6 Şubat depremlerinde barakasını, şiddetli yağışlarda ise konteynerini kaybetti.
- Ailenin reisi Adil Hatunoğlu’nun eşi Hasibe Hatunoğlu, 12 yıl önce geçirdiği beyin tümörü operasyonu sonrasında yüzde 92 engelli raporuna sahip bir onkoloji hastasıdır.
- Aile, başkasına ait tapusuz bir arsa üzerinde kurdukları derme çatma yapıda, maddi imkansızlıklar içinde yaşam mücadelesini sürdürmektedir.
- Muhtarlık yardımıyla tahsis edilen diğer alana yerleştirilen konteyner, fırtına ve yağışlar nedeniyle tamamen kullanılamaz hale gelmiştir.
Osmaniye’deki Olayda Ne Oldu?
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri Türkiye’nin güneyini sarstığı gibi Osmaniye’yi de derinden etkiledi. Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Yenigün Köyü’nde ikamet eden Adil Hatunoğlu ve ailesi, deprem felaketinde başlarını soktukları barakalarını kaybetti. Depremde ağır hasar alarak yan yatan ve başkasına ait bir arsa üzerinde bulunan bu yapı, ailenin ilk büyük yıkımı yaşanmasına neden oldu. Arsa kendi tapulu mülkleri olmadığı için resmi makamlara seslerini duyurmakta zorlanan Hatunoğlu ailesi, zamanla çaresizlik içinde kaldı. Olay bununla da sınırlı kalmadı; coğrafi olarak tarlaların ortasında, yaşamaya elverişsiz bir konumda bulunan aileye muhtarlığın yardımıyla başka bir yer tahsis edildi. Buraya konulan konteyner ile geçici bir rahatlama hedeflense de, geçtiğimiz aylarda yaşanan şiddetli fırtına ve yağmurlu hava bu konteynerin de kullanılamaz hale gelmesine yol açtı. Böylece aile, hem depremde barakalarını hem de şiddetli yağışlarda konteynerlerini yitirmiş oldu.
Hatunoğlu Ailesini ve Engelli Eşi Bu Durum Nasıl Etkiliyor?
Yaşanan bu coğrafi ve maddi imkansızlıklar, en çok sağlık sorunlarıyla boğuşan Hasibe Hatunoğlu’nu etkiliyor. 12 yıl önce beyninden tümör ameliyatı geçiren Hasibe Hatunoğlu, yüzde 92 fiziksel engelli bir onkoloji hastası olarak hayatını sürdürüyor. Doktorların tavsiyesi üzerine sürekli temiz havada kalması gereken Hasibe Hanım’ın köy ortamında yaşaması hayati bir zorunluluk teşkil ediyor. Eşi Adil Hatunoğlu, hem bir baba hem de eş olarak tüm bu süreçte eşine bakmakla mükellef olduğunu vurguluyor. Devletin engelli durumu nedeniyle belirlemiş olduğu aylık tahsis edilse de, yaşanan derin yoksulluk ve kalıcı bir konutun bulunmayışı hayatı çekilmez kılıyor. Adil Hatunoğlu’nun ifadesine göre, üst tarafı ve alt tarafı tarla olan, coğrafi konum itibarıyla yaşamaya elverişli olmayan bu geçici bölgeler, hem güvenlik hem de sağlık açısından büyük riskler barındırıyor. Şahsın arazisinde bugüne kadar idareten kalan aile, sabit ve güvenli bir yuva özlemi çekiyor.
Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor ve Çözüm İçin Ne Gerekiyor?
Adil Hatunoğlu ve ailesinin en büyük temennisi, başkalarının arsasında derme çatma barakalarda yaşamak zorunda kalmayacakları, kendilerine ait ya da devlet eliyle tahsis edilmiş güvenli bir arsa ve kalıcı bir barınma alanı elde etmek. Hatunoğlu, yaşadığı durumu özetlerken şu çağrıda bulunuyor: ‘Maddi gücüm yok. Bulunduğumuz yer geçici, bir başkasına ait bir arsa. Sağ olsun şahıs beni şimdiye kadar idare ediyor ama tabii ki sabit yere ihtiyacımız var. Öyle bir yer tahsis olsa daha güzel olur, kendim yavaş yavaş yaparım. Kafamız rahat olurdu.’ Konteynerin bulunduğu alanın yola yakın olduğunu ancak yaşama elverişli olmadığını belirten aile, yetkililerin ve hayırseverlerin desteğiyle bu çaresizlik sarmalından kurtulmayı ve 12 yaşındaki çocuklarıyla birlikte insani koşullarda, başlarını sokabilecekleri güvenli bir yuvaya kavuşmayı bekliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde deprem ve şiddetli hava muhalefetiyle iki kez yuvasız kalan Adil Hatunoğlu ve yüzde 92 engelli eşi Hasibe Hatunoğlu’nun trajik hikayesi, yerel yönetimlerin ve sosyal devlet mekanizmalarının hızlı müdahalesini bekliyor. Ailenin acil olarak sağlıklı, güvenli ve tapulu bir barınma alanına kavuşturulması için resmi kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının koordine bir şekilde harekete geçmesi hayati önem taşıyor.
Kaynak: BirGün Manşet