ANKARA — Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine ifade vermek için gittiği Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınan ve çıkarıldığı hakimlikçe 21 Ekim’de tutuklanan BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutulduğu Sincan Cezaevi’nden kamuoyuna seslenerek ‘Emniyet’e kendi ayağımla gitmeme rağmen kaçma şüphesiyle tutuklandım’ dedi.
- BirGün muhabiri İsmail Arı, aynı yıl içinde aynı adliyede aynı suçlamayla ikinci kez tutuklandı.
- Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle başlatılan soruşturmada Arı, kendi isteğiyle emniyete gitmişti.
- Tutuklama kararına gerekçe olarak ‘kaçma’ ve ‘delil karartma’ ihtimalleri gösterildi.
- Arı’nın tutuklandığı günün Dünya Gazeteciler Günü’ne denk gelmesi dikkat çekti.
Emniyete Kendi Ayağıyla Gitti, Tutuklama Gerekçesi ‘Kaçma Şüphesi’ Oldu
Türk basın tarihi, mesleki faaliyetleri nedeniyle hakim karşısına çıkan gazetecilerin yaşadığı absürtlükler zincirine bir yenisini daha ekledi. Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayeti üzerine ‘kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi yayma’ suçlamalarıyla soruşturmaya dahil edilen BirGün muhabiri İsmail Arı, ifade vermek üzere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı. Hiçbir kaçma şüphesi barındırmayan, çağrıldığı anda kendi ayağıyla emniyete intikal eden Arı, burada gözaltına alındı. 20 Ekim gecesini emniyet nezarethanesinde geçiren gazeteci, 21 Ekim Çarşamba günü çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkemenin, kendi iradesiyle ifade vermeye gelen bir yurttaş ve gazeteci için ‘kaçma şüphesi’ ve ‘delil karartma’ ihtimalini gerekçe göstermesi, hukuk çevrelerinde ve basın örgütlerinde büyük bir şaşkınlık ve tepkiyle karşılandı.
Aynı Yıl İçinde İkinci Tutukluluk: ‘Yatarı Olmayan Suç İddiası’
Sincan Cezaevi’nden kaleme aldığı mesajla yaşadığı hukuksuzlukları duyuran İsmail Arı, aynı yıl içinde aynı adliyede ve aynı suç iddiası ile ikinci kez tutuklanarak cezaevine atıldığını vurguladı. Meslek hayatı boyunca halkın haber alma hakkını savunan Arı’nın, tutuklandığı günün Dünya Gazeteciler Günü’ne denk gelmesi ise durumun ironik ve düşündürücü boyutunu gözler önüne serdi. Arı, mesajında şu ifadelere yer verdi: ‘Aynı yıl, aynı adliyede, aynı suç iddiası ile ikinci kez tutuklanarak cezaevine atıldım. Tutuklandığım gün Dünya Gazeteciler Günü’ydü. Yine yatarı olmayan bir suç iddiası ile cezaevindeyim. Emniyete kendi ayağımla gitmeme rağmen hâkim, beni kaçma şüphesi var diye tutuklamış. Ben bu memleketi de halkımızı da çok seviyorum. Bu yüzden de memleketimden kaçmam. Gazeteciliği savunmaya devam edeceğim.’ Bu sözler, gazetecinin baskılar karşısındaki kararlılığını ve mesleki duruşundan taviz vermeyeceğini net bir şekilde ortaya koydu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü tartışmalarının odağındaki bu olay, Türkiye’de gazetecilik faaliyetlerinin yargı eliyle nasıl bir baskı altında tutulduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hukukçular ve medya sivil toplum kuruluşları, ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve hakaret suçlamalarının gazeteciler üzerinde birer ‘kılıç’ gibi sallandırıldığını belirtirken, İsmail Arı’nın serbest bırakılması için hukuki mücadelenin tüm mecralarda sürdürüleceği ifade ediliyor. Önümüzdeki süreçte savunma avukatlarının yapacağı itirazlar ve davanın seyri, Türkiye’deki basın özgürlüğü iklimi açısından kritik bir eşik oluşturmaya devam edecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika