ANKARA — İzmir Aliağa’da sendikal hakları ve işe iadeleri için 17 gündür direnişte olan Smart Solar fabrikası işçileri, seslerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne duyurmak üzere başkente geldi. 85 kişilik direnişçi kadroyu temsil eden 21 işçi, Meclis’teki basın açıklamasının ardından Sincan’da Toplu İş Sözleşmesi hakları için mücadele eden Ulusoy Bakır işçilerinin eylem çadırını ziyaret ederek güç birliği mesajı verdi.
- Smart Solar Aliağa fabrikasında sendikal haklar ve işe iade talebiyle başlayan direniş 17. gününü geride bıraktı.
- 21 işçi Ankara’ya gelerek Meclis’te Emek Partisi ve Yeni Parti milletvekilleri ile ortak basın açıklaması düzenledi.
- İşçiler, Sincan’daki Ulusoy Bakır işçilerinin eylem çadırını ziyaret ederek hak gasplarına karşı ortak mücadele vurgusu yaptı.
- Fabrikanın açılışından bu yana çalışan işçi Ülkü, TES-İŞ üyeliği sürecini, sıfır zam dayatmalarını ve kısıtlanan izin haklarını kamuoyuyla paylaştı.
Meclis’te Başlayan Ses Duyurma Eylemi ve Sincan Dayanışması
İzmir’den Ankara’ya Meclis’te seslerini duyurmak için gelen Smart Solar fabrikası işçileri, kararlılıklarını her platformda dile getirmeye devam ediyor. Sürecin en kritik aşamalarından biri olarak, direnişin 17. gününde 21 işçi doğrudan Meclis’e gelerek resmi temaslarda bulundu. Burada Emek Partisi Milletvekilleri İskender Bayhan, Sevda Karaca ve Yeni Parti Milletvekili Kayıhan Pala ile birlikte ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. İşçilerin bu yasal ve meşru hak arayışı, başkent siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Smart Solar işçileri, Meclis’teki basın açıklamasının hemen ardından durmaksızın Sincan’a geçerek, Toplu İş Sözleşmesi hakları için eylemde olan Ulusoy Bakır işçilerinin kurduğu eylem çadırını ziyaret etti. Ulusoy Bakır önündeki bu anlamlı buluşmada, iki farklı fabrikadan gelen işçiler yaşadıkları ortak hak gasplarını, eylem süreçlerini ve en temel taleplerini detaylı bir şekilde masaya yatırarak karşılıklı fikir alışverişinde bulundular.
TES-İŞ Üyeliği, Sıfır Zam Dayatmaları ve Yaşanan Hak Gaspları
Smart Solar fabrikasında fabrikanın faaliyete geçtiği ilk günden bu yana alın teri döken ve yaşanan süreçlerin ardından işten atılan Ülkü, sendikalaşma sürecinden işten çıkarılmalara uzanan zorlu yolu tüm şeffaflığıyla anlattı. İşe başladıktan yalnızca birkaç ay sonra TES-İŞ sendikasına üye olduklarını belirten Ülkü, bu üyeliklerin aslında patronun bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini vurguladı. Sendikalı olmanın ardından işçiler lehine kapsamlı bir toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinin ilerleyeceğini saf bir umutla beklediklerini ifade eden Ülkü, o günleri şu sözlerle özetledi: ‘Sendikalıyız, bir TİS süreci olacak, bizim adımıza yürütecekler diye düşündük. Ama gidişat öyle olmadı. Sözleşmelerimiz sıkıntılı geçti. İşveren, masaya oturduğunda zam yapmayacağını, sıfır zamla devam edeceğini söyledi.’ Bu tutum, işçiler arasındaki huzursuzluğu tırmandıran ilk büyük kıvılcım oldu.
Kısıtlanan İzin Hakları ve Yemekhanede Duyurulan Enflasyon Farkı Gaspı
Yaşanan ekonomik ve sosyal baskılar yalnızca ücret politikalarıyla sınırlı kalmadı. Son toplu iş sözleşmesinde açıkça yer almasına rağmen, izin haklarını kullanırken dahi son derece ciddi sorunlarla karşılaştıklarını anlatan Ülkü, mazeret izinlerini almanın adeta bir işkenceye dönüştüğünü belirtti. Yürürlükteki uygulamalara göre yıllık izinlerin en az 10 gün olması yasal bir zorunlulukken, işçilerin bu hakkı altı günü bile zar zor alabilecekleri şekilde budandı. Fabrika çalışanlarının önemli bir bölümünün Türkiye’nin farklı şehirlerinden göç ederek geldiğini hatırlatan Ülkü, bu kısıtlı izin uygulamalarının işçilerin memleketlerine gidiş gelişlerini, aileleriyle vakit geçirmelerini imkansız hale getirdiğini kaydetti. Bardağı taşıran son damla ise son toplu iş sözleşmesinde güvence altına alınan temmuz ve ocak ayı enflasyon farklarının ödenmeyeceğinin patron tarafından doğrudan yemekhanede ilan edilmesi oldu. Resmi olarak imzalanmış sözleşmeye rağmen bu ödemelerin yapılmayacağının açıkça söylenmesi üzerine işçiler çareyi sendikadan destek istemekte buldu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Smart Solar ve Ulusoy Bakır işçilerinin Sincan’daki eylem çadırında sergilediği dayanışma, Türkiye işçi sınıfının hak arama mücadelesinde yeni bir dönemece işaret ediyor. 85 işçinin kararlılıkla sürdürdüğü direniş, işten atılanların işe iadesi ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakların eksiksiz ödenmesi talebiyle hukuki ve meşru zeminde devam ederken, gözler işveren kanadından ve ilgili sendikalardan gelecek resmi açıklamalara ile atılacak somut adımlara çevrilmiş durumda.
Kaynak: Evrensel