ANKARA — Demokratik Sol Parti’de (DSP) yıl sonunda yapılması beklenen 13. Olağan Kurultayı öncesinde sular durulmuyor. Mevcut Genel Başkan Önder Aksakal ile yarışmaya hazırlanan Genel Başkan adayı Ömer Özdoğan, Cumhuriyet gazetesine verdiği özel röportajda iktidarla kurulan yakınlık, 80 binin üzerindeki üye kaybı ve parti içi demokrasi eksikliği gerekçeleriyle yönetimi topa tuttu.
- DSP Genel Başkan adayı Ömer Özdoğan, Önder Aksakal yönetiminin AKP iktidarıyla kurduğu siyasi yakınlığı sert bir dille eleştirdi.
- Özdoğan’ın paylaştığı verilere göre, Aksakal döneminde yaklaşık 103 bin olan parti üye sayısı 23 bine geriledi.
- Kurultay sürecinde bağımsız muhalefet çizgisine dönüş vurgusu yapan Özdoğan, ‘Ne iktidarın gölgesinde siyaset yapacağız ne de başka bir partinin arka bahçesi olacağız’ dedi.
- Parti içi demokrasinin zedelendiğini ve muhalif üyelerin ihraç edildiğini savunan Özdoğan, özgür tartışma ortamının yeniden tesis edileceğini söyledi.
DSP’de Siyasi Çizgi Tartışması: “İktidarın Gölgesinden Kurtulmalıyız”
Demokratik Sol Parti (DSP), Türk siyasi tarihinin kritik eşiklerinden birinden geçerken, yıl sonunda gerçekleştirilmesi planlanan 13. Olağan Kurultayı’na doğru hareketli günlerden geçiyor. Partinin köklü geçmişi ve Bülent Ecevit mirası etrafında şekillenen tartışmalar, yaklaşan kurultay öncesinde adaylar arasındaki vizyon farkını da gözler önüne seriyor. Mevcut Genel Başkan Önder Aksakal ile genel başkanlık yarışına giren Ömer Özdoğan, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamalarda, partisinin mevcut politikalarını ve yönetim anlayışını kökten eleştirdi.
Özdoğan, Aksakal yönetiminin AKP iktidarıyla kurduğu siyasi yakınlığın doğru olmadığını vurgulayarak, bu durumun DSP’nin bağımsız kimliğini ve tarihsel muhalefet sorumluluğunu gölgelediğini savundu. DSP’nin kurucu lideri Bülent Ecevit’in mirasının yalnızca geçmişteki başarıları anarak yaşatılamayacağının altını çizen Özdoğan, partinin sosyal adalet, ulusal bağımsızlık ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda yeniden siyaset üretmesi gerektiğini ifade etti. Eğer genel başkan seçilirse, mevcut siyasi işbirliği ve yakınlaşma politikasını derhal sona erdireceğini belirten Özdoğan, ‘Biz ne iktidarın gölgesinde siyaset yapacağız ne de başka bir siyasi partinin arka bahçesi olacağız’ diyerek partisinin duruşunu net bir şekilde özetledi. Ayrıca DSP’nin diğer muhalefet partileriyle sürekli çatışmak yerine ortak demokratik hedeflerde işbirliği yapması gerektiğini, iktidarın politikalarına karşı ise her zaman ilkeli ve tavizsiz bir tutum alması elzem olduğunu dile getirdi.
Erimekte Olan Örgütsel Yapı: 103 Bin Üyeden 23 Bine Düşen Tablo
Sadece dış politikalar ve ittifak ilişkileri değil, aynı zamanda partinin iç örgütlenme dinamikleri de Ömer Özdoğan’ın kampanya sürecindeki en temel eleştiri noktalarını oluşturuyor. Mevcut yönetimin örgütlenme politikasını başarısız bulduğunu kaydeden Özdoğan, kendi dayandığı parti kayıtlarına ve resmi verilere dayanarak çarpıcı rakamlar paylaştı. Buna göre, Önder Aksakal’ın göreve geldiği ilk dönemde yaklaşık 103 bin olan toplam parti üye sayısı, aradan geçen süreçte dramatik bir düşüşle 23 bine kadar geriledi.
Ortaya çıkan bu devasa erimenin arkasında yaklaşık 80 bin kişilik bir üye kaybı bulunduğunu belirten Özdoğan, bu durumun ciddiyetle araştırılması ve sorgulanması gerektiğinin altını çizdi. Sadece sayısal bir kayıp olarak görülemeyecek bu tablonun, aynı zamanda yönetimin izlediği hatalı siyasi tercihlerden ve örgütsel vizyonsuzluktan kaynaklandığını savundu. Parti içi demokrasi mekanizmalarının işletilmediğini, aksine yönetime muhalif olan parti üyelerinin çeşitli gerekçelerle ihraç edildiğini öne süren Özdoğan, bu tür otoriter uygulamaların parti içerisindeki özgür tartışma ortamını derinden zedelediğini vurguladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
DSP’nin 13. Olağan Kurultayı’nın kesin tarihi henüz netlik kazanmazken, yıl sonunda yapılması beklenen bu kritik kongre, partinin gelecek on yıllarına yön verecek en önemli dönüm noktası olarak görülüyor. Ömer Özdoğan’ın başlattığı bu muhalefet dalgası ve dile getirdiği sert eleştiriler, parti tabanında ve delegeler arasında nasıl bir karşılık bulacağı merakla beklenirken, Aksakal yönetiminin bu iddialara karşı atacağı adımlar ve kurultay sürecindeki stratejileri Türk siyasetinin yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika