28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Sumud Filosu Davası Başladı: Müştekilerden Ağır İşkence İddiaları

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda İsrail güvenlik güçlerince düzenlenen silahlı müdahaleye ilişkin, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada hazır bulunan müştekiler, alıkonuldukları sırada maruz kaldıklarını belirttikleri insanlık dışı muameleleri, fiziksel ve psikolojik şiddeti mahkeme heyetine anlattı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da aralarında bulunduğu 35 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
  • Müşteki İkbal Gürpınar, eşyalarının çalındığını, ilaçlarına ve başörtülerine el konulup çöpe atıldığını, aç bırakıldıklarını ve çıplak aramaya maruz kaldıklarını ifade etti.
  • Gazeteci Ersin Çelik, ters kelepçelendiğini, pasaportlarına ayak basıldığını ve Türk yetkililerle görüşmelerinin engellendiğini belirtti.
  • Müşteki Fikret Ayçin Kantoğlu, silahla tehdit edildiklerini, diz çökmelerinin istendiğini, kafasına demirle vurulduğunu ve fare dışkılı yerlerde bekletildiklerini aktardı.

Uluslararası Sularda Silahlı Müdahale ve Mahkeme Süreci

Gazze halkına insani yardım ulaştırmak ve ambargou delmek amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirilen silahlı müdahale, uluslararası hukukun ihlali tartışmalarını da beraberinde getirmişti. Bu kapsamda açılan ve sanıkları arasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da yer aldığı 35 sanıklı davanın ilk duruşması, büyük bir hukuki ve kamusal takip altında İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşma salonunda bir takım müştekiler ve avukatları hazır bulunarak sanıkların yargılanmasına yönelik ilk hukuki adımların atılmasını sağladı. Mahkeme salonundaki bu kalabalık ve kararlı duruş, mağdurların adalet arayışındaki kararlılığını gözler önüne serdi.

Müştekilerden Çarpıcı İşkence ve Kötü Muamele İddiaları

Duruşmada beyanda bulunan müştekiler, alıkonuldukları süre zarfında maruz kaldıkları ağır fiziksel ve psikolojik şiddeti tek tek anlattılar. Müşteki İkbal Gürpınar, kişisel eşyalarına el konulduğunu belirterek, “Eşyalarımız çalındı. İlaçlarımız vardı, başörtülerimizi aldılar, çöpe attılar. Özellikle bizi aç bırakıp izlediler. Hapishanede denk geldiğim bir İngiliz gazeteciye paslı demirle tecavüz ettiklerini öğrendim. Tuvalete gitmeye bile izin vermediler. Üç gün orada esir kaldık ama neler yaşadıklarını az çok anladık. Çıplak arama yaptılar. Şikâyetçiyim” diyerek yaşanan ihlalleri gözler önüne serdi.

Bir diğer müşteki Gazeteci Ersin Çelik de benzer şekilde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını vurgulayarak, “Pasaportlarımıza ayaklarıyla bastılar. Türk yetkililerle görüşmemiz istenmedi” şeklinde konuştu. Olayın vehametini artıran bir başka ifade ise Fikret Ayçin Kantoğlu’ndan geldi. Silahların kendilerine doğrultulduğunu ve diz çökmelerinin istendiğini anlatan Kantoğlu, “Silahlarını bize doğrultup hedef aldılar. Ellerimiz yukarıda bekledik. Diz çökmemizi istediler. Kafama bir demirle vurdular. Herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadılar. İçinde fare dışkılarının olduğu yerde yaklaşık üç-beş saat, belki biraz daha fazla bekletildik. Eşyalarımı geri alamadım. Çantam, kişisel eşyalarım orada kaldı. Şikâyetçiyim” diyerek yaşadığı mağduriyeti kayıtlara geçirdi. Duruşmada ayrıca Muhammed Huzeyfe Küçükaytekin’in de kendilerine basınçlı suyla müdahale edildiği yönündeki beyanlarıyla tutanaklar zenginleştirildi.

Gelişmeler ve Beklentiler

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Küresel Sumud Filosu davasının ilk duruşması, uluslararası hukukun ihlali ve masum sivillere uygulanan sistematik şiddetin belgelenmesi açısından kritik bir eşik oluşturdu. Müştekilerin ve tanıkların mahkeme huzurunda dile getirdiği çarpıcı ihlal iddiaları, hukuki sürecin sadece ulusal değil, uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edilmesini zorunlu kılıyor. Önümüzdeki duruşmalarda sanıkların hukuki durumu, mahkemenin atacağı ara kararlar ve uluslararası mekanizmaların bu süreçe olası etkileri, adaletin tecellisi için izlenecek ana güzergâhı belirleyecek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın