İSTANBUL — Küresel medyanın nabzını tutan köklü dergi The Economist, Washington yönetiminin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmak amacıyla kapsamlı ve tartışmalı bir barış planı hazırladığını öne sürdü. İddialara göre planda Donbas’ta askerden arındırılmış bölge, yaptırımların hafifletilmesi ve Ukrayna’nın NATO hayalinden vazgeçmesi gibi kritik maddeler yer alıyor.
- Donbas bölgesinde askerden arındırılmış tarafsız bir tampon bölge kurulması planlanıyor.
- Ukrayna’ya NATO üyeliğinden vazgeçmesi karşılığında AB üyeliği ve devasa yatırım paketi teklif ediliyor.
- Rusya’ya yönelik yaptırımların hafifletilmesi ve Kuzey Akım boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi gündemde.
- ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Vladimir Putin 21 Ekim’de St. Petersburg’da gizli bir zirve gerçekleştirmişti.
Washington’ın Gizli Barış Planının Ana Hatları Neler?
Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran The Economist dergisinin yayımladığı son analiz, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın diplomatik çözüm masasında yaşanan hareketliliği gözler önüne serdi. Habere göre ABD’li yetkililer, üç yılı aşkın süredir devam eden kanlı çatışmaları sonlandırmak adına çok aşamalı bir barış planı taslağı oluşturdu. Bu plan kapsamında en dikkat çekici maddelerden biri, krizin merkez üssü olan Donbas bölgesinde askerden arındırılmış bir bölgenin oluşturulması oldu. Ukraynalı yetkililer, dergiye yaptıkları değerlendirmede, söz konusu önerilerin bütün ayrıntılarına henüz hakim olmadıklarını ancak masaya getirilen anlaşmanın genel çerçevesinin kendileri için son derece ‘tanıdık’ olduğunu ifade ettiler.
Taslak planın ekonomik ve stratejik ayakları ise Moskova ile Washington arasında geniş çaplı bir normalleşme sürecini öngörüyor. İddialara göre planın hayata geçirilmesi durumunda, Rusya ile ABD arasında doğrudan ticari anlaşmalar yapılacak, Batı’nın Moskova’ya yıllardır uyguladığı yaptırımlar hafifletilecek ve iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler kademeli olarak normalleştirilecek. Ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Rus doğal gazının Avrupa’ya satışının yeniden başlatılması ve bir dönem sabotajlarla gündemden düşmeyen Kuzey Akım boru hattının tekrar faaliyete geçirilmesi gibi cazip tekliflerin sunulduğu da ileri sürüldü.
Ukrayna’ya NATO Karşılığında AB ve Yatırım Paketi Vaadi
Barış planının Kiev yönetimini yakından ilgilendiren boyutu ise ülkenin uzun vadeli jeopolitik geleceğini kökten değiştirecek nitelikte. The Economist’in aktardığı bilgilere göre, Ukrayna’ya resmi olarak Kuzey Atlantik Paktı’ndan (NATO) yani NATO üyeliğinden tamamen vazgeçmesi dayatılıyor. Kiev’in bu stratejik tavizi vermesi karşılığında ise kendisine uluslararası bir yatırım paketi sunulması ve Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecinin hızlandırılması teklif ediliyor.
Her ne kadar planda Kiev’e bazı ekonomik güvenceler verilse de, Ukraynalı muhalifler ve uzmanlar bu durumun ülkenin egemenlik haklarından büyük bir ödün vermek anlamına geldiğini belirtiyor. Öte yandan, haberde görüşlerine başvurulan ABD’li üst düzey bir kaynak, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’yı doğrudan ‘teslim olmaya zorlamaya çalışmadığını’ savunarak Washington yönetiminin taraflar arasında adil bir denge kurma çabasında olduğunu öne sürdü.
Gelişmeler ve Beklentiler
Diplomatik kulislerde fırtınalar koparan bu planın arka planında ise Washington ve Moskova arasında yürütülen kritik temaslar yatıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik çözüm arayışlarını görüşmek üzere 21 Ekim tarihinde Rusya’nın St. Petersburg kentinde bir araya geldiği biliniyor. Steve Witkoff’un da dahil olduğu bu gizli diplomasi trafiğinin, önümüzdeki günlerde uluslararası siyasetin ana eksenini belirlemesi ve tarafların resmi açıklamalarıyla birlikte barış masasının sınırlarını netleştirmesi bekleniyor.
Kaynak: BirGün Manşet