ANKARA — Laiklik Meclisi, HÜDA PAR milletvekillerinin karma eğitimi kaldırma girişimi ve medreselere yasal statü kazandırma çabaları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği takipsizlik kararına karşı resmi olarak itirazda bulundu. Anayasal düzeni ve Devrim Yasalarını koruma amacıyla yürütülen bu hukuki süreçte, söz konusu eylemlerin “yasama sorumsuzluğu” kapsamında değerlendirilmesine sert tepki gösterildi.
- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, HÜDA PAR milletvekillerinin eylemlerini ‘yasama sorumsuzluğu’ sayarak takipsizlik kararı verdi.
- Laiklik Meclisi, 20 Ekim’de Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne giderek savcılığın bu kararına resmi itirazda bulundu.
- HÜDA PAR milletvekilleri Zekeriya Yapıcıoğlu, Şahzade Demir, Faruk Dinç ve Serkan Ramanlı hakkında fezleke düzenlenmesi talep ediliyor.
- Hukuksal mücadele, temmuz ve ağustos aylarında atılan adımlarla başlatıldı ve anayasal laiklik ilkesinin savunulmasını hedefliyor.
Karma Eğitimi Hedef Alan Yasa Önerisi ve Medreseler Tartışması
Süreç, HÜDA PAR milletvekilleri Zekeriya Yapıcıoğlu, Şahzade Demir, Faruk Dinç ve Serkan Ramanlı’nın Millî Eğitim Temel Kanunu’nda değişiklik talep eden bir yasa önerisini temmuz ayında TBMM Başkanlığı’na sunmasıyla ivme kazanmıştı. Söz konusu öneriyle okullarda kız ve erkek öğrenciler için ayrı sınıflar oluşturulması ve karma olmayan bir eğitim modelinin hayata geçirilmesi amaçlanıyordu. Aynı döneme denk gelen süreçte, milletvekili Serkan Ramanlı TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada cumhuriyetin devrim yasalarıyla kapatılan medreseleri övmüş, bu kurumlardan mezun olan kişilere diploma denkliği verilmesi ve kamuda istihdam olanağı sağlanması yönünde çağrılarda bulunmuştu. Laik eğitim modelini doğrudan hedef alan bu girişimler, kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde büyük bir tepkiyle karşılanırken, Laiklik Meclisi konuyu hızla yargı gündemine taşıdı.
Laiklik Meclisi’nden Suç Duyurusu ve Savcılığın Takipsizlik Kararı
Bu gelişmelerin ardından Laiklik Meclisi Sözcüsü Umut Kuruç adına avukatlar Doğan Erkan ve Berkay Çelen tarafından 20 Ağustos tarihinde resmi suç duyurusunda bulunuldu. Yapılan başvuruda, HÜDA PAR milletvekillerinin hayata geçirmeye çalıştığı bu eylemlerin anayasaya, laiklik ilkesine ve Cumhuriyet’in temel taşlarından biri olan Öğretim Birliği Yasası’na (Tevhid-i Tedrisat) açıkça aykırı olduğu detaylı bir şekilde vurgulandı. Anayasal düzeni hedef alan bu yasa önerisinin hakkın açık bir kötüye kullanımı olduğu belirtilerek, ilgili milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılarak haklarında fezleke düzenlenmesi istendi. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Ekim tarihinde yürüttüğü inceleme sonucunda soruşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılık, şikayet konusu yapılan eylemlerin TBMM çatısı altındaki yasama çalışmalarından kaynaklandığını savunarak, Anayasa’nın sağladığı “Yasama sorumsuzluğu” güvencesi gereğince milletvekillerinin Meclis dışındaki bir yargı mercii tarafından sorumlu tutulamayacağına hükmetti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği takipsizlik kararının ardından harekete geçen Laiklik Meclisi, 20 Ekim’de Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak kararın kaldırılmasını talep etti. Laiklik ilkesinin, Devrim Yasalarının ve anayasal düzenin korunması adına yürütülen bu hukuki mücadelenin, Türkiye’deki hukuk ve demokrasi tarihi açısından emsal niteliği taşıyacağı belirtilirken, sürecin tüm aşamaları titizlikle takip edilmeye devam ediliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika