28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Soli Özel: Sermaye-Faşizm Ortaklığına Karşı İdeolojik Siyaset Şart

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Siyaset Bilimci ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Soli Özel, dünyayı saran protesto dalgası, Brezilya, İsrail ve ABD seçimlerindeki aşırı sağ vizyonları ile sermaye-sağ siyaset ittifakını değerlendirerek, kitleleri harekete geçirecek tek gücün örgütsüzlüğü aşacak yeni bir ideolojik siyaset olduğunu vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Sağ enternasyonal hareketler, sermayeyi tamamen denetimsiz bırakacak ortak bir ideolojik zemin etrafında birleşiyor.
  • Statü kaybı, gelirde göreli gerileme ve küresel protesto dalgaları 1930’lu yılları andıran bir radikalleşme yaratıyor.
  • Faşizmi diğer otoriter rejimlerden ayıran en temel faktör, arkasındaki kitlesel hareketlenme gücüdür.
  • Otoriterleşmeye karşı kitleleri harekete geçirecek yegane güç, yeni bir gelecek vaat eden ideolojik bir siyasettir.

Küresel Protesto Dalgasının ve Sağa Kaymanın Sebepleri Nelerdir?

Umut Can Fırtına’nın BirGün için gerçekleştirdiği röportajda uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel ile dünyayı saran protesto dalgası, Brezilya, İsrail ve ABD’de gerçekleşecek üç seçimdeki aşırı sağ vizyonların küresel siyasete etkisi ve sermaye-sağ siyaset ittifakının yaratacağı olası kırılmalar masaya yatırıldı. Özel’e göre, birbirinden uzak coğrafyalarda olsalar bile “sağ enternasyonali” oluşturan hareketler, sermayeyi tamamen denetimsiz bırakacak çok net ve ortak bir ideolojik zemin etrafında birleşiyorlar. Dünyanın farklı yerlerinde peşpeşe patlak veren protesto dalgalarını ve buna karşılık sağın ile otoriter liderlerin yükselişini okurken tarihe bakmak gerekiyor. Tıpkı 1960’larda, 1970’lerin başında ve 2008’deki gibi, bugün küresel bir protesto dalgasının tam içindeyiz. Statü kaybı ve gelirde göreli olarak gerileme, bu öfkenin en temel sebebi olarak öne çıkıyor. Tabii ki bunda herkesin her şeyden çok daha çabuk haberdar olmasının yarattığı bilgi akışı da etkili oluyor. Mayıs ve Haziran ayından itibaren Hindistan’da yaşananlar belki de bu sürecin en çarpıcı örneklerinden biriydi. Avrupa’nın kendi iç dertleri zaten halihazırda varlığını korurken, Amerika Birleşik Devletleri’nde ise milyonlar seçimleri bekliyor. Seçim sürecinde yaşanabilecek olası bir terslik durumunda Amerika’da da protestoların yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Bütün bu gelişmeler yaşanırken bir taraftan da küresel ölçekte müthiş bir sağa kayma gözlemleniyor.

Faşizmin Yükselişi ve Sınıfsal Farkındalık Süreci Nasıl İlerliyor?

İnsanların hangi sınıfta olduğunun farkına varmaya başladığı bu dönemde, statü kaybı ve gelirdeki göreli gerileme olgusu tıpkı 1930’lu yıllarda olduğu gibi toplumsal dinamikleri tetikliyor. Faşizmin çok büyük bir kitle desteği bulduğunu açıkça kabul etmek gerekiyor. Zaten faşizmi diğer olağan otoriter rejimlerden ayırt eden en önemli faktör, faşizmin doğrudan bir kitle hareketlenmesi oluşudur. Tarihsel olarak Almanya’da önce enflasyonla tasarrufu eriyen, ardından ekonomik büyük depresyonla canına okunan orta sınıf ile orta büyüklükteki esnafın yaşadığı süreç bugün de benzer bir sosyolojik zemin sunuyor. Siyaset Bilimci Soli Özel, bu denli karmaşık ve otoriterleşme eğilimlerinin tırmandığı bir küresel atmosferde, sermaye-faşizm ortaklığına karşı mutlaka ideolojinin geri gelmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelecek süreçte, bağımsız gazeteciliğin ve doğru bilgilenmenin önem kazandığı bu ortamda; uluslararası ilişkilerdeki sağ enternasyonal baskısına ve örgütsüzlüğe karşı, yeni bir gelecek vaat eden ideolojik siyasetin kitleleri yeniden harekete geçirecek anahtar unsur olması bekleniyor. Okuyucular, BirGün’ün güncel gelişmelerini ve özel haberlerini WhatsApp kanalı ile mobil uygulamalar üzerinden takip etmeyi sürdürüyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın