İZMİR — Kentte son 10 gün içerisinde Seferihisar’da Ebru Serep, Çeşme’de Pınar Güneş ve Menemen’de avukat Özge Penbegül’ün katledilmesi üzerine sokağa dökülen kadınlar ve hukuk örgütleri, koruma mekanizmalarının etkin uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konulması için ortak bir ses yükseltti.
- İzmir’de son 10 günde Seferihisar, Çeşme ve Menemen’de üç kadın hayatını kaybetti.
- İzmir Barosu, meslektaşları avukat Özge Penbegül’ün katledilmesine sert tepki gösterdi.
- Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, cinayetlerin önlenebilir olduğunu vurguladı.
- İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması talep edildi.
İzmir’de Acı Bilanço: On Günde Üç Kadın Hayatını Kaybetti
Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir, son 10 gün içinde peş peşe yaşanan sarsıcı kadın cinayetleriyle sarsıldı. Seferihisar ilçesinde Ebru Serep’in, Çeşme ilçesinde Pınar Güneş’in ve Menemen ilçesinde avukat Özge Penbegül’ün katledilmesi, kentte kadın örgütlerini ve hukuk camiasını yeniden harekete geçirdi. Yaşanan bu vahim olayların ardından kadınlar adalet talebiyle meydanlara inerken, İzmir Barosu ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ortak bir duruş sergileyerek kadın cinayetlerinin önlenmesi için acil adımlar atılması gerektiğini belirtti. Özellikle İzmir Barosu, aralarında meslektaşları avukat Özge Penbegül’ün de bulunduğu bu trajik ölümlerin takipçisi olacaklarını vurgularken, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ise yaşanan tüm bu cinayetlerin münferit olmadığını ve toplumsal bir politikanın sonucu olarak ele alınması gerektiğini savundu. Olaylar sonrasında yükselen tepkiler, kadınların güvenlik sorunlarının artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi.
İzmir Barosu’ndan Sert Tepki: ‘Cinayetler Sistematik ve Politik Hle Geldi’
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Barosu Başkanı Serhat Sökmen, avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesinin kesinlikle münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi. Geçmişte polis memurlarının adının karıştığı benzer kadın ölümlerini de anımsatan Sökmen, İstanbul Sözleşmesi’nden 2021 yılında resmi olarak çıkılmasının ardından yaratılan tehlikeli tabloya dikkat çekti. Sözleşmeden çekilmenin toplumda derin bir güvencesizlik ortamı yarattığını belirten İzmir Barosu Başkanı Sökmen, ‘6284 sayılı kanunun etkin bir şekilde, amasız ve fakatsız uygulanmaması, kadın cinayetlerini sistematik ve politik hale getirmiştir’ şeklinde konuştu. Devletin en temel asli görevinin vatandaşlarının, özellikle de kadınların yaşam güvenliğini eksiksiz bir şekilde sağlamak olduğunu vurgulayan Sökmen, ‘6284 sayılı kanun eksiksiz uygulanana ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girene dek susmayacağız’ ifadeleriyle mücadelenin kararlılıkla süreceğini kamuoyuna duyurdu.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: ‘Kamu Kurumları ve Denetim Mekanizmaları Sorgulanmalı’
Eylemde söz alan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Esra Akın ise kadın cinayetlerinin önlenebilir nitelikte olduğuna dikkat çekti. Akın, ‘Kadınlar öldürülmeden önce önlem alınsın, kadınlar hayattayken korunsun istiyoruz’ diyerek mevcut yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesindeki ihmallere işaret etti. Asıl sorunun yasaların yetersizliğinden ziyade, mevcut koruma mekanizmalarının ve yasaların etkin bir şekilde uygulanmamasından kaynaklandığını belirten Esra Akın, vahim bir detayın altını çizdi: ‘Kadınları korumakla görevli bir polis memuru bir kadını öldürüyorsa burada yalnızca failin değil, kamu kurumlarının denetim ve sorumluluk mekanizmalarının da sorgulanması gerekiyor.’ Uzaklaştırma kararlarının ihlallerinin hiçbir şekilde karşılıksız bırakılmamasını, görevini ihmal eden ya da kötüye kullanan kamu görevlilerinin derhal hesap vermesini talep eden Akın, sözlerini ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz’ diyerek tamamladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
İzmir’de son 10 günde yaşanan üç acı kaybın ardından sivil toplum kuruluşları ve hukuk örgütleri tarafından başlatılan protestolar, kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal güvencelerin ve denetim mekanizmalarının hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkili mercilerden 6284 sayılı kanunun eksiksiz uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi benzeri uluslararası koruma mekanizmalarının yeniden tesis edilmesi yönündeki taleplerin, önümüzdeki günlerde tüm ülke genelinde daha geniş bir hukuki ve toplumsal gündem yaratması bekleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika