İSTANBUL — Türkiye’de politika, ekonomi ve insan haklarının yanı sıra bilim camiasında da uzun süredir devam eden sansür uygulamaları, bağımsız gazeteciliğin ve eleştirel seslerin önemini bir kez daha gözler önüne sererken, bilim haberciliğinin geçmişten bugüne yaşadığı dönüşüm ve karşılaştığı engeller dikkat çekiyor.
- Bilim dünyasında ve haberleşme mecralarında uzun süredir sessizce uygulanan sansür politikaları.
- 2005 yılında bir lisans öğrencisinin sıra dışı bir yıldıza dair araştırmasıyla başlayan bilim haberciliği serüveni.
- 90’lı yılların dergi kültürü ve Bilim ve Teknik dergisinde yazmanın getirdiği prestij.
- 2018-2019 yıllarına uzanan süreçte BirGün gazetesi ve farklı mecralarda yürütülen bağımsız bilim haberciliği mücadelesi.
Bilim Dünyasında Sessiz Sansür ve Gündemden Düşenler
Sansür yalnızca politika, ekonomi ve insan hakları alanlarıyla sınırlı kalmayarak, uzunca bir süredir bilimde de varlığını sürdürüyor. Hangi haberlerin nasıl bir sessizlikle sansürlendiği bilim camiasında merak konusu olurken, nelerin gündemden sessizce çıkarıldığı ve yerine neler getirildiği soruları yanıt arıyor. Bu süreçte bağımsız gazeteciliğin önemi bir tık daha artarken, okuyucular güncel gelişmeleri takip etmek için dijital mecralara yöneliyor. Bilim haberciliğine dair ilk büyük adım, 2005 yılında henüz bir lisans öğrencisiyken sıra dışı bir yıldıza dair bir araştırmanın ulusal bir bilim dergisinde yayınlanması ile atıldı. Ertesi yıl bir arkadaşın vesilesiyle BirGün ile tanışılması, ulusal ölçekte iddialı olan ama imkânsızlıklar nedeniyle görünürlüğü büyük şehirlerin merkezleriyle sınırlı kalmış, bağımsız ve emekten yana bir çizgide duran nadir eleştirel seslerden biriyle bağ kurulmasını sağladı.
Çocukluk Hayallerinden Ulusal Mecralara Uzanan Yolculuk
Her ne kadar yazı geçmişi eskilere dayansa ve bilimi herkes için anlaşılır ve erişilebilir kılmanın önemine inancıyla birçok bilim toplum etkinliğinde yer alınmış olsa da, yazar uzun süre kendini bir gazetede yazacak yetkinlikte görmemişti. 2007 yılında çocukluğun en kıymetli parçalarından biri olan Bilim ve Teknik dergisinde yayınlanan yazı, çocukken hayal dahi edilemeyen bir kapıyı araladı. 90’larda en büyük lüksü pazar günleri gazete bayisine gidip tüm harçlığı dergilere yatırmak olan bir çocuk için, o dergilerin en kalitelisinde yazılarının yayınlanması hiçbir zaman hafife alınacak bir şey değildi. Düzenli bir köşe olmasa da sıra dışı bir haber bulunduğunda yayınlanması hiçbir zaman zor olmamıştı. Bunda desteğini esirgemeyen hocaların etkisinin büyük olduğu bilinirken, Bilim ve Teknik’te yazıyor olmanın etkilerinin tam olarak ne anlama geldiği 2019 yılına kadar fark edilmemişti.
Gelişmeler ve Beklentiler
2018 yılına gelindiğinde, geride kalan on yıl süresince sadece Bilim ve Teknik’te değil, BirGün’de ve daha birçok farklı mecrada bilim haberciliği yapıldığı görülürken; TRT GAP’ta görülen ve ‘büyüyünce ben de bu şehirlerden bir’ şeklindeki ifadelerle başlayan bu serüven, bağımsız basının ve bilimsel düşüncenin savunulmasında kararlılıkla devam ediyor.
Kaynak: BirGün Manşet