İSTANBUL — Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun (BGST) “Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor” ve “Bahar Noktası Soruşturması” ile İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılış oyunu “Lacrima” ekseninde, aşk ve sanatı inadına sahneleyen tiyatro yapımları, bağımsız sanatın iktidarla olan imtihanını ve toplumsal hafızadaki yerini yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
- Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) 1995 yılından bu yana bağımsız tiyatro, müzik ve dans alanındaki köklü üretimlerini sürdürüyor.
- Duygu Dalyanoğlu’nun yazdığı ve Aysel Yıldırım’ın yönettiği “Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor”, yazarın yaşamını Londra’daki hastane odasından geri dönüşlerle sahneye taşıyor.
- Bağımsız gazetecilik ve kültür-sanat haberciliği, dijital mecralar ve özel platformlar aracılığıyla okuyuculara ve izleyicilere en güncel haliyle ulaştırılıyor.
- Kardeş Türküler gibi önemli projeleri ülkeye kazandıran BGST kadrosu, “Zabel” gibi biyografik yapımlarla bellek tazelemeye devam ediyor.
Bağımsız Tiyatronun Köklü Çınarı: BGST’nin Üretim Yolculuğu
Son günlerde izlenen çarpıcı yapımlar, tiyatro tutkusunu ve sanatın direngen ruhunu yeniden depreştirdi. Kurulduğu 1995 yılından bu yana dikkatle takip edilen bağımsız tiyatrolardan biri olan Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST), yalnızca tiyatro sahnesinde değil; müzik, dans ve organizasyon alanlarında da Türk kültür hayatına silinmez imzalar attı. Kardeş Türküler gibi devasa bir kültürel mirası ülkeye kazandıran topluluk, geçmişten bugüne sahneye koyduğu oyunlarla belleklerde taptaze bir yer edindi. Topluluğun geçmişteki “Kim Var Orada? Muhsin Beyin Hamlet’i”, “Üstat Shakespeare”, “Bir Kadın Uyanıyor”, “Federico – Garcia Lorca’nın Acıklı Güldürüsü” ve “Zabel” gibi unutulmaz yapımları, bağımsız sanatın estetik ve politik duruşunun en somut kanıtları arasında yer alıyor. Üç yıldır başarıyla sahnelenmekte olan “Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor” oyunu da bu köklü geleneğin en güncel ve parlak halkalarından birini oluşturuyor.
Bir Yaşam Mücadelesi ve Bellek Tazeleyen Reji: Sevgi Soysal Sahnede
Uzun süredir izlenme fırsatı aranan “Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor” oyunu, Sahne Pulcherie’deki temsiliyle izleyicilerden tam not aldı. Topluluğun çizgisine kusursuz bir şekilde yakışan bu yapım, tıpkı “Zabel” gibi derinlemesine bir biyografik çalışma olarak dikkat çekiyor. Duygu Dalyanoğlu’nun kaleme aldığı, Aysel Yıldırım’ın ise başarılı bir rejiyle yönettiği oyun, Sevgi Soysal’ın kanser tedavisi için gittiği Londra’daki hastane odasında açılıyor ve usta yazarın yaşamından kesitleri etkileyici geri dönüşlerle sahneye aktarıyor. Ankara’daki gençlik yıllarının kişilerini, olaylarını ve dönemin entelektüel atmosferini canlı tutan sahneler, izleyicileri ve dönemin tanıklarını adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. AST’da ve Çağdaş Sahne’de sahne tasarımları yapmış, Politika, Yürüyüş, Yankı gibi mecralarda sanat haberleri ve eleştiriler kaleme almış deneyimli isimlerin de yakından tanıdığı Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu gibi değerlerle kurulan dostlukların sıcaklığını sahne tozuna taşıyor. İşçi Kültür Derneği’nin kuruluş günlerinden Sevgi’nin Mümtaz Soysal öncesi eşleri Başar Sabuncu ve Özdemir Nutku gibi figürlere kadar uzanan bu zengin tarihsel arka plan, Aysel Yıldırım’ın rejisi ve ekibin kusursuz takım oyunuyla taçlanıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Tiyatronun ve bağımsız sanatın iktidarla olan sarsılmaz ilişkisi, geçmişin toplumsal hafızasını bugünün sahnelerine taşımaya devam ederken; “Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor”, “Bahar Noktası Soruşturması” ve İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılış oyunu “Lacrima” gibi yapımlar önümüzdeki dönemde de sanatseverlerin gündemini belirlemeyi sürdürecek. Kültür-sanat dünyasındaki bu dirençli üretimler, gelecekte de tiyatro severlere hem estetik bir ziyafet sunacak hem de toplumsal belleğin canlı kalmasında kritik bir stratejik rol oynamaya devam edecektir.
Kaynak: BirGün Manşet