İSTANBUL — Saniyede trilyonlarcası bedenimizden hiçbir iz bırakmadan geçen görünmez hayalet parçacıklar nötrinolar, Güney Kutbu’ndaki dev buz dedektörleri aracılığıyla insanlığa evrenin en uzak köşelerinden çok özel mesajlar taşıyor.
- Wolfgang Pauli’nin 1930 yılında beta bozunumunda kaybolan enerjiyi açıklamak için öne sürdüğü hayalet parçacıklar, günümüzde evreni anlamanın anahtarı haline geldi.
- Bu yıl Nobel Fizik Ödülü, Pauli’nin asla yakalanamaz dediği bu parçacıklarla evrene bakmayı başaran Belçikalı fizikçi Francis Halzen’e layık görüldü.
- Işığın yolda toza ve gaza takılıp soğurulmasına karşın, yüksüz ve neredeyse hiçbir şeyle etkileşmeyen nötrinolar milyarlarca yıl boyunca dümdüz yol alıyor.
Pauli’nin ‘Korkunç’ Tahmininden Yüzyıl Sonra Gelen Nobel
Fizik tarihinde çığır açan süreçlerin başlangıcı, 1930 yılında Wolfgang Pauli’nin beta bozunumunda kaybolan enerjiyi açıklamak amacıyla yüksüz, neredeyse kütlesiz ve görünmez bir parçacık önermesiyle atılmıştı. Pauli o dönemde bir arkadaşına yazdığı mektupta, ‘Korkunç bir şey yaptım, tespit edilemeyecek bir parçacık öne sürdüm’ diyerek bu durumun yarattığı kuşkuyu dile getirmişti. Aradan yaklaşık yüz yıl geçtikten sonra, bu yıl Nobel Fizik Ödülü, Pauli’nin asla yakalanamaz dediği bu hayalet parçacıkla evrene bakmayı başaran Belçikalı fizikçi Francis Halzen’e verildi. Nötrino ismi, İtalyanca ‘küçük nötr olan’ anlamına gelecek şekilde Enrico Fermi tarafından konulmuştur. Fizik tarihinde nötrinoya ilk kez Nobel verilmiyor; geçmişte reaktör nötrinolarının yakalanması, müon nötrinosunun keşfi, Güneş’ten ve bir süpernovadan gelen nötrinoların ölçülmesi ve nötrino salınımları da Nobel ile ödüllendirilmişti.
Yepyeni Bir Teleskop Olarak Nötrinoların Evrendeki Rolü
Bu kez ödüllendirilen başarının temelinde nötrinonun kendisinden çok, onu yepyeni bir teleskop olarak kullanma fikri yatmaktadır. İnsanlık evrene yüzyıllardır ışıkla bakmaktadır ancak ışık uzayda seyahat ederken yolda toza ve gaza takılıp soğurulmaktadır. Öte yandan, uzaydan gelen elektrik yüklü kozmik ışınlar galaksilerin manyetik alanlarında yön değiştirdikleri için Dünya’ya ulaştıklarında neredeyse nereden geldiklerini söyleyemez hale gelmektedirler. Nötrino ise tamamen yüksüzdür ve neredeyse hiçbir şeyle etkileşmemektedir. Bir karadeliğin çevresinde doğduğu andan bize ulaşana kadar milyarlarca yıl boyunca dümdüz bir hat üzerinde yol almaktadır. Bilim insanları bu durumu, zarfı hiç açılmadan ve adresi hiç silinmeden ellerine ulaşan eşsiz bir mektuba benzetmektedirler; fakat bu mektubu okumak inanılmaz derecede zordur ve saniyede trilyonlarca nötrino bedenimizden geçip gitmektedir.
Gelişmeler ve Beklentiler
Güney Kutbu’nun buzları altına gömülü dev dedektörler sayesinde, evrenin en karanlık sırlarını aydınlatma yolunda tarihi bir eşik aşılmıştır. Gelecekte nötrino astronomisinin daha da gelişmesiyle birlikte, insanlık evrenin başlangıcına ve kara deliklerin gizemli dünyasına dair çok daha net ve sarsıcı yanıtlar elde etmeyi hedeflemektedir.
Kaynak: BirGün Manşet