29 Ekim 2026, Perşembe
Haber

IMF’den Türkiye’nin Mali Yapısına Aferin ve Üç Kritik Uyarı

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı son Mali Şeffaflık Değerlendirmesi, Türkiye’nin kamu maliyesi yönetiminde son on yılda kaydettiği önemli ilerlemeleri övüverirken; Türkiye Varlık Fonu, 6 Şubat deprem harcamaları ve TOKİ’nin mali raporlama süreçlerindeki karanlık noktalar nedeniyle Ankara’ya üç resmi uyarıda bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Türkiye, IMF’nin mali şeffaflık ölçütlerine uyum ve hesap verebilirlik alanında yaklaşık 40 ülke arasında üst sıralarda yer aldı.
  • GSYH’nin yüzde 29’u değerindeki kamu varlıklarını barındıran Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) mali raporlarda tam olarak yer almadığı vurgulandı.
  • 6 Şubat depremi harcamalarının ödenek olarak doğru olduğu ancak fiili harcama zamanını yansıtmadığı açıklandı.
  • IMF, Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) harcamaları için yıllık ve şeffaf raporlama yapılması konusunda net bir uyarıda bulundu.

Mali Şeffaflıkta Övgü: Türkiye Hesap Verilebilirlikte Üst Sıralarda

Ekonomi yönetimi ve kamu maliyesi, uluslararası denetim mekanizmalarının radarından geçmeye devam ediyor. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Türkiye’ye ilişkin hazırladığı kapsamlı Mali Şeffaflık Değerlendirmesi, iktidarın mali yönetimine dair birbirinden oldukça farklı iki tabloyu aynı anda ortaya koydu. Bir yandan IMF, Türkiye’nin ‘mali şeffaflık alanında son 10 yılda önemli ilerleme kaydettiğini ve değerlendirme süreci tamamlanan yaklaşık 40 ülke arasında üst sıralarda yer aldığını’ resmi olarak belirtti. Bu bağlamda, mali istatistiklerin geliştirilmesi, program bütçe uygulaması ve uluslararası kamu muhasebesi standartlarının hayata geçirilmesi gibi kriterler üzerinden Türkiye’ye tam not verildi. Türkiye, uluslararası arenada IMF’ye en iyi hesap veren ülkelerden biri konumuna yükselirken; bu durum dış denetimde bir ‘aferin’ olarak kayıtlara geçti. Ancak madalyonun diğer yüzünde, yurttaşların günlük yaşamda sık sık dile getirdiği ve şeffaf olmayan ekonomi yönetimine yönelik eleştirileri haklı çıkaran çarpıcı detaylar yer aldı. Resmi makamların uluslararası standartlara uyum sağladığına yönelik övgüler, kamu kaynaklarının tamamının aynı şeffaflıkla yönetildiği anlamına gelmiyor.

Birinci Uyarı: Varlık Fonu’nun Kayıt Dışı Kalan Büyüklüğü

IMF’nin Türkiye’yi uyardığı üç kritik başlıktan ilki, ülkenin en büyük fon yapısı olan Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) ilişkin oldu. Değerlendirme raporunda, TVF bünyesinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 29’u gibi devasa bir oran değerinde kamu varlığı bulunduğuna dikkat çekildi. Ancak bu büyüklükteki kamu varlığının tamamının standart mali raporlarda yer almadığı vurgulandı. IMF’nin “mali şeffaflıkta üst sıralar” yönündeki olumlu değerlendirmesi ile kamu varlıklarının neredeyse üçte birine denk gelen devasa bir büyüklüğün mali raporlarda yeterince görünür olmaması, iktidarın mali disiplinindeki çelişkili durumu gözler önüne serdi. Bağımsız denetim raporlarında ve kamusal denetim mekanizmalarında bu devasa fonun yeterince şeffaf bir şekilde işlenmemesi, uluslararası yatırımcılar ve yerel ekonomistler nezdinde uzun süredir eleştiri konusu olmaya devam ediyor.

İkinci ve Üçüncü Uyarılar: Deprem Harcamaları ve TOKİ Raporlaması

Raporda yer alan ikinci kritik başlık, 6 Şubat depremlerinin ardından yaraları sarmak için yapılan harcamaların raporlanma biçimi oldu. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ardından yapılan harcamaların GSYH’ye oranı 2023’te yüzde 3,6, 2024’te yüzde 1,7, 2025’te ise yüzde 0,8 olarak hesaplandı. Ancak IMF, bu rakamların ödenekler açısından teknik olarak doğru olmakla birlikte, fiili harcamaların gerçekte hangi zamanda gerçekleştiğini doğru ve net bir şekilde yansıtmadığını ifşa etti. Bu durum, bütçe verilerinin zamanlaması konusunda denetlenebilirliği zayıflatıyor. Öte yandan üçüncü uyarı ise doğrudan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nı (TOKİ) hedef aldı. Yoğun konut ve altyapı projeleri yürüten TOKİ harcamaları için yıllık düzenli ve şeffaf raporlama yapılması IMF tarafından ısrarla talep edildi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelecek dönemde IMF’nin bu uyarılarının Türkiye’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve küresel yatırımcılarla olan ilişkilerini nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor. Resmi süreçlerin şeffaflık standartlarına tam uyumlu hale getirilmesi, hem iç kamuoyundaki güven tazeleme çabaları hem de dış finansmana erişim açısından kritik bir eşik oluşturuyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın