KÖLN — Almanya’nın Köln kentindeki Alte Feuerwache’de bir araya gelen yüzlerce kişi, Türkiye’de gazetecilere ve muhalif basına yönelik artan baskıları protesto etmek amacıyla kapsamlı bir basın açıklaması düzenledi.
- Almanya’nın Köln kentinde Yeni Parti Köln Birliği’nin çağrısıyla yaklaşık 100 kişi protesto eylemi gerçekleştirdi.
- Evrensel Avrupa Temsilcisi Yücel Özdemir ve Sol Parti temsilcisi Gençay Sözüdoğru etkinlikte birer konuşma yaptı.
- Eylemde ‘Halkın Sesine Kayyum Atanamaz! Gazetecilik Suç Değildir!’ sloganları öne çıktı.
- Basın açıklamasında Türkiye’de muhalif basına yönelik sürgün, hapis ve sansür politikaları kınandı.
Almanya’da Türkiye’deki Basın Baskılarına Karşı Güçlü Tepki
Almanya’nın Köln kentinde 24 Ekim Cumartesi günü hareketli saatler yaşandı. Köln kentinde faaliyet gösteren Yeni Parti Köln Birliği’nin acil çağrısı üzerine, Türkiye’deki basın özgürlüğüne yönelik baskıları protesto etmek amacıyla tarihi Alte Feuerwache Köln binasında geniş katılımlı bir basın açıklaması organize edildi. Yaklaşık 100 kişinin katılım sağladığı protesto gösterisinde alanın dört bir yanından yükselen “Halkın Sesine Kayyum Atanamaz! Gazetecilik Suç Değildir!” sloganları dikkat çekti. Eyleme uluslararası alanda tanınan isimler de destek verdi. Evrensel gazetesi Avrupa Temsilcisi Yücel Özdemir ile Türkiye Sol Parti temsilcisi Gençay Sözüdoğru etkinlikte yer alarak birer konuşma gerçekleştirdi ve Türkiye’deki medya özgürlüğü krizine dikkat çekti.
Ortak Bildiri Okundu: Muhalif Basına Yönelik Sansüre Son Verilsin
DİDF, SOL Parti Almanya ve TÜDAY gibi önemli sivil toplum kuruluşları ve siyasi yapıların destek verdiği basın açıklaması, Yeni Parti Köln Birliği Yönetim Kurulu adına kamuoyuyla paylaşıldı. Okunan metinde, Türkiye’deki muhalif gazeteciliğin suç gibi gösterildiği, eleştirel yayınların sistematik olarak engellendiği ve ekranların karartıldığı tüm çıplaklığıyla dile getirildi. Açıklamada, “Muhalif gazeteciliği suç gibi göstermek, eleştirel yayınları engellemek, ekranları karartmak ve farklı sesleri susturmak demokratik siyasetin temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Halkın parasının hesabını sormak suç, iktidara yakınlık dokunulmazlık olamaz” denildi. Yıllardır süren baskıcı politikalar nedeniyle birçok gazetecinin hapsedildiği, ağır tehditlere maruz kaldığı veya ülkelerini terk ederek sürgünde yaşamak zorunda bırakıldığı gerçeği bir kez daha vurgulandı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Etkinliğin sonunda düzenlenen ortak deklarasyonda, “İktidarı eleştirmek suç değildir. Kamu adına soru sormak, yolsuzluk iddialarını araştırmak gazeteciliğin temel görevidir. İktidarın görevi eleştiriyi cezalandırmak değil, hesap vermektir” vurgusu yapıldı. Basın özgürlüğünün evrensel standartlarda korunması çağrısında bulunan katılımcılar, yargı süreçlerinin adil işletilmesini ve siyasi baskıların derhal son bulmasını talep etti. Eylem, “Basını susturmaya çalışmak gerçekleri ortadan kaldırmaz. Özgür basın susturulamaz! Gazetecilik suç değildir! Demokrasi, özgürlük ve hukuk herkes için gereklidir” haykırışlarıyla sona erdi.
Kaynak: Evrensel