DİYARBAKIR — Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) köyünde, ortak kullanım alanı olan meralara kurulmak istenen Güneş Enerji Santrali (GES) projesine karşı köylülerin başlattığı kararlı direniş dördüncü gününde tüm hızıyla sürerken, hukuki süreç tamamlanmadan alana giren şirkete ve projenin yarattığı ekolojik ve ekonomik tehditlere karşı bölge halkı yaşam alanlarını savunmaya devam ediyor.
- Kervanpınar köyünde ortak meralara kurulmak istenen GES projesine karşı başlatılan direniş 4. gününe girdi.
- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak ve çevre köylerden gelen direnişçiler köylülere destek verdi.
- Köylü kadınlar tarım, hayvancılık ve atalarından kalma toprakların elden gitmemesi için kararlılık vurgusu yaptı.
Kervanpınar’daki GES Projesine Karşı Direniş Neden Başladı ve Son Durum Nedir?
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kervanpınar (Arzoxlî) köyünde yaşanan gelişmeler, bölgedeki ekolojik dengeyi ve köylülerin geçim kaynaklarını doğrudan tehdit eden bir süreci gözler önüne seriyor. Ortak kullanım alanı olan meralara kurulmak istenen GES projesine karşı köylülerin başlattığı direniş 4. gününde kararlılıkla devam ediyor. Hukuki süreç henüz tamamlanmamış olmasına rağmen şirketin alana girmesi, köylülerin haklı tepkisini daha da artırdı. Direnişin 4. gününde kadınların en önde yer aldığı eyleme, Kulp Ağaçlı (Cixse) köyünde iki ayı aşkın süredir GES’e karşı direnen köylüler ile Lice’de yapılmak istenen projelere karşı direnip kazanan köylüler de katılarak büyük bir dayanışma gösterdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak da direnişteki köylü kadınlarla bir araya gelerek iş makinelerinin çalışma yaptığı alana kadar ortak bir yürüyüş gerçekleştirdi. ‘Antik Ğirap şehri ve köyümüz sermayeye kurban edilmesin’ pankartı arkasında yürüyen kadınlar, sık sık “Bijî berxwedana Arzoxlî” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları atarak kararlılıklarını tüm kamuoyuna duyurdular. Yürüyüşün ardından direniş çadırları çalışma yapılan alana taşındı.
Köylüler ve Kadınlar GES Projesine Neden Karşı Çıkıyor?
Çalışma alanında kadınlar adına yapılan açıklamalarda, köylüler topraklarının atalarından kaldığını ve çocuklarının geleceği olduğunu güçlü bir şekilde vurguladılar. Eyleme öncülük eden köylü bir kadın, projenin köydeki yaşamı tamamen bitireceğini belirterek, “Biz bu projeyi köyümüzde istemiyoruz. Çocuklarımızın geleceğidir, hayvanlarımızın yeridir. Evet, çocuklarımızın geleceğini elimizden alıyorlar, biz bu şirketi istemiyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Bir başka köylü kadın ise tarım ve hayvancılık dışında hiçbir geçim kaynakları olmadığını belirterek projeye karşı yaşadıkları endişeyi şu çarpıcı sözlerle aktardı: “Toprağımızı elimizden alıyorlar, biz kesinlikle bu şeyin olmasına izin vermeyeceğiz. Gücümüz yettiğince inşallah hep birlikte başaracağız, bu proje olmayacak. Geleceğimizdir, hayvanımızdır, çocuğumuzdur, insanlarımız hastadır, bu proje buraya gelirse hasta düşecekler, biz bu köyde nefes alamayız. Biz hepimiz çıkıp gideceğiz, göç edeceğiz, hayvanımızdır, sığırımızdır, hepsini elimizden alırlarsa biz neyle, nasıl yaşayacağız? Başka geçineceğimiz bir şey yoktur. Biz hepimiz fakiriz, hepimiz fukarayız, bu bir zulümdür. Eşim yıllardır gurbette, iş imkanı olsaydı dışarı gitmezdi. Hasret kalıyoruz. Şimdi bu şey yapılırsa hepsi çöllere düşecek. Biz GES yapılmasını istemiyoruz.” Bu açıklamalar, projenin sadece doğayı değil, aynı zamanda köylülerin sosyal ve ekonomik hayatını da kökten sarsacağını açıkça ortaya koyuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Kervanpınar köyünde hukuki süreçlerin henüz neticelenmemesine rağmen sahada yürütülen çalışmalar ve halkın artan direnişi, bölgede ilerleyen günlerde hukuki ve toplumsal mücadelenin daha da büyüyeceğini gösteriyor. Lice ve Kulp örneklerinde olduğu gibi dayanışma ağlarını ören köylüler, meralarını, tarihlerini ve geleceklerini sermayeye kurban etmemekte kararlı olduklarını her fırsatta yineliyor; resmi kurumların ve şirketin atacağı adımlar ise tüm kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Kaynak: Evrensel