30 Ekim 2026, Cuma
Haber

Almanya’nın Köln Kentinde Türkiye’deki Basın Baskılarına Sert Protesto

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

KÖLN — Türkiye’de basına yönelik artan baskılar, tutuklamalar ve muhalif seslerin susturulma çabaları, Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen kitlesel bir eylemle protesto edildi. Yeni Parti Köln Birliği öncülüğünde gerçekleştirilen protestoda, evrensel hukuk ilkeleri hatırlatılarak gazeteciliğin suç olmadığını ve iktidarın görevinin eleştiriyi cezalandırmak değil hesap vermek olduğu vurgulandı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Yeni Parti Köln Birliği öncülüğünde Köln’de Türkiye’deki basın baskılarına karşı eylem düzenlendi.
  • Eyleme DİDF, SOL Parti ve TÜDAY destek verirken, Evrensel gazetesi Avrupa Sözcüsü Yücel Özdemir de konuşma yaptı.
  • Açıklamada, ‘Milyarların hesabı sorulmazken, o hesabı soranların özgürlüğü ellerinden alınıyor’ denildi.
  • Gazetecilere yönelik baskıların derhal sona erdirilmesi ve basın özgürlüğünün güvence altına alınması istendi.

Köln’de Yükselen Ses: “Halkın Sesine Kayyum Atanamaz”

Türkiye’de son dönemde basına yönelik uygulanan baskılar ve gazetecilere yönelik yargı tacizleri, sınır ötesinde de tepki toplamaya devam ediyor. Almanya’nın Köln kentinde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, Türkiye’deki muhalif gazetecilerin yaşadığı hak ihbarlarına karşı ses yükseltti. Yeni Parti Köln Birliği üyelerinin organize ettiği protesto eyleminde, katılımcılar sık sık “Gazetecilik suç değildir” ve “Halkın sesine kayyum atanamaz” sloganları attı. Eylem alanında açılan pankartlar ve atılan sloganlarla, Avrupa’daki Türk diasporasının ve demokratik kamuoyunun Türkiye’deki basın özgürlüğü mücadelesine verdiği destek net bir şekilde gözler önüne serildi.

Yeni Parti Köln Birliği’nden Çarpıcı Açıklama: “İktidar Hesap Vermelidir”

Yeni Parti Köln Birliği Yönetim Kurulu adına kamuoyuyla paylaşılan resmi açıklamada, Türkiye’de muhalif gazetecilerin sistematik bir baskı altında olduğu, eleştirel yayınların engellendiği ve bazı televizyon kanallarının yayınlarının haksız yere durdurulduğu detaylarıyla ifade edildi. Gazeteciliğin temel ve vazgeçilmez görevinin kamu adına soru sormak, yolsuzluk iddialarını araştırmak ve halkı tarafsız bir şekilde bilgilendirmek olduğu vurgulanan açıklamada, çarpıcı bir tespitte bulunuldu: “İktidarı eleştirmek suç değildir. İktidarın görevi eleştiriyi cezalandırmak değil, hesap vermektir.” Türkiye’de çok sayıda gazetecinin hapsedildiğine, ağır tehditlerle karşı karşıya kaldığına veya ülkesini terk ederek sürgünde yaşamak zorunda bırakıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu anti-demokratik uygulamaların bir an önce son bulması talep edildi. Ayrıca yargı süreçlerinin evrensel hukuk ilkelerine uygun olarak yürütülmesi ve basın özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerektiği yinelendi.

Ekonomik Vurgunlar ve Gerçekleri Yazan Gazeteciler Hedefte

Protesto açıklamasında sadece siyasi baskılara değil, aynı zamanda ülkedeki ekonomik gelişmeleri ve yoksulluğu cesurca haberleştiren gazetecilere yönelik sistematik uygulamalara da geniş yer ayrıldı. Ülke genelindeki milyarlarca liralık kamu fonu vurgunlarına işaret edilen açıklamada, şu sert ifadeler kullanıldı: “Milyarların hesabı sorulmazken, o hesabı soranların özgürlüğü ellerinden alınıyor.” Basın mensuplarının halkın haber alma hakkını savundukları için hedef gösterildiği belirtilen metinde, dayanışma çağrısı yinelendi. Öte yandan, Köln’deki bu anlamlı eyleme Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), SOL Parti ve Türkiye-Almanya İnsan Hakları Derneği (TÜDAY) gibi önemli kurumlar da aktif destek verdi. Etkinlikte ayrıca Türkiye SOL Parti temsilcisi ve Evrensel gazetesi Avrupa Sözcüsü Yücel Özdemir de bir konuşma yaparak gazetecilik mesleğinin onurunu savundu.

Gelişmeler ve Beklentiler

Köln’deki eylemin sonunda yapılan ortak çağrıda, “Özgür basın susturulamaz. Gazetecilik suç değildir. Demokrasi, özgürlük ve hukuk herkes için gereklidir” denilerek, uluslararası kamuoyunun Türkiye’deki basın özgürlüğü ihvallerine karşı daha duyarlı olması ve dayanışmayı büyütmesi gerektiği mesajı verildi. Olayın, uluslararası alanda Türkiye’deki insan hakları ve basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıması bekleniyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın