İSTANBUL — Belli bir toplumsal “durum”, içindeki istikrarsızlıkların istikrarlı bir biçimde kendini tekrarlamasına, bileşenler (örneğin sınıflar, kurumlar) arasındaki ilişkilerin, hiyerarşinin ve olasılıklar yelpazesinin sınırlarının sürekliliğine ilişkindir. Toplumsal dinamiklerin köklü dönüşümleri, Sırbistan’daki son seçimler ve Türkiye’deki güncel ‘fon krizi’ tartışmaları ekseninde yeniden masaya yatırılıyor.
- Sırbistan’da Vucic iktidarının istikrarını sarsan Kasım 2024 tren istasyonu faciası ve 16 kişinin ölümünün yarattığı toplumsal öfke.
- Öğrenci hareketlerinin öncülüğünde şekillenen muhalefet listelerinin pazar günkü seçimlerde yarattığı bıçak sırtı rekabet.
- Cumhurbaşkanının AK Parti grup toplantısında ‘fon krizi’ ve partinin hakikat eksenli siyaseti üzerine yaptığı kritik açıklamalar.
Toplumsal İstikrar ve Dengeleri Değiştiren ‘Etken’ Olgusu
Belli bir toplumsal “durum”, içindeki istikrarsızlıkların istikrarlı bir biçimde kendini tekrarlamasına, bileşenler (örneğin sınıflar, kurumlar) arasındaki ilişkilerin, hiyerarşinin ve olasılıklar yelpazesinin sınırlarının sürekliliğine ilişkindir. Bazen bir etken, gerek içinden ya da dışından devreye girerek durumun istikrarını, sürekliliğini bozabilir, olasılıklar yelpazesinin içine yeni olasılıklar girmeye başlar. Bu teorik çerçeve, uluslararası siyasette yaşanan ani kırılmaları ve yerleşik rejimlerin sarsılma biçimlerini anlamak adına kritik bir analitik zemin sunmaktadır.
Sırbistan Siyasetinde Kırılma Noktası: 2012’den Pazar Günkü Seçimlere
Pazar günü Sırbistan’da gerçekleşen ilginç seçimlerden hareketle, durumu değiştiren bir “etken” üzerinde düşünebiliriz. Vucic’in Sırp İlerleme Partisi (SNS), 2012’den beri iktidardadır. Vucic tek başına adeta de facto bir başkanlık rejimi ile anayasayı ciddiye almadan yönetiyor; mahkemeler, seçim denetleme kurumları ve medya üzerinde neredeyse tam bir kontrol kurmuş durumdaydı. Devlet içinde yolsuzluklar, devlet eliyle zenginleşmeler ortalıkta halkın gözü önünde yaşanıyordu. Halk zamanla bu durumu kanıksamıştı: “Burası Sırbistan, böyle gelmiş böyle gider” filan denilerek kabullenilmişti. Ancak Kasım 2024’te yeni restore edilmiş bir tren istasyonu çöktü, 16 kişi öldü. Bu olay halkta çok büyük bir öfke yarattı: “Yolsuzluk öldürür” algısı bir anda genelleşti. Sırbistan’da bir yıldan fazla bir süredir kitlesel protestolar, halkın büyük desteğini alan bir öğrenci hareketinin doğmasına yol açtı. Öğrenciler, pazar günkü seçimlerde hükümete karşı yarışmak üzere kendi aday listelerini oluşturdular. Son anketlere göre olası sonuçlar adeta bıçak sırtında seyrediyor. 2012-2024 arası bir kalıcı “durum” oluşmuştu; Kasım 2024 felaketi bu durumun istikrarını bozdu ve SNS iktidarı döneminin kapanmasını olasılıklar yelpazesi içine soktu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Cumhurbaşkanı, çoğu zaman en kritik anlarda ve önemli konularda olanları olduğu gibi açıkça ifade etmektedir. İlk yıllarda, “Dinin ılımlısı olmaz”, “Ben değişmedim” ifadeleriyle liberal fantezilere ayar vermişti. Şimdi yine konuştu: Fon krizi yaşanırken de partisinin grup toplantısında “AK Parti sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati savunma iradesiyle var olmuştur” mesajını vererek, iç ve dış siyaset dengelerindeki yeni evreyi resmen duyurdu.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika