ANKARA — Türkiye’nin gündemini uzun süredir meşgul eden süresiz nafakaya ilişkin hazırlanan tartışmalı yasal düzenleme taslağının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından mağduriyet yaratacağı gerekçesiyle veto edildiği ve metnin yeniden değerlendirilmesinin istendiği öne sürüldü.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, süresiz nafaka konusunda hazırlanan ve kendisine sunulan taslak metni veto ederek yeniden çalışılmasını talep etti.
- Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 4 Haziran 2026 tarihli iptal kararı 30 Eylül 2026’da Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
- 13. Yargı Paketi’nde yer alması planlanan düzenlemede, evlilik süresine göre kademeli nafaka ödenmesi öngörülüyordu.
- Erdoğan’ın, düzenlemenin bir kesimi memnun ederken başka bir kesimi mağdur edebileceği endişesiyle kapsamlı bir revizyon talep ettiği belirtiliyor.
AYM İptal Kararı ve 13. Yargı Paketi Süreci
Türkiye hukuk sisteminde uzun yıllardır tartışma konusu olan yoksulluk nafakası uygulamasında yeni bir döneme girilirken, konu adli ve siyasi kulislerin odağına yerleşti. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesi, yasama organını yeni bir düzenleme yapmaya yöneltmişti. Söz konusu karar, 4 Haziran 2026 tarihinde alınmış ve akabinde 30 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak hukukiyet kazanmıştı. Bu yüksek yargı kararının ardından iktidar kanadında hız kazanan hazırlıklar çerçevesinde, AKP tarafından konuya ilişkin düzenlemeye son şeklinin verildiği ve 13. Yargı Paketi içerisinde Meclis’e sunulmasının planlandığı biliniyordu. Ekonomim’den Besti Karalar’ın edindiği kulis bilgilerine göre; hazırlanan bu kritik taslak metin, son değerlendirmeler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu.
Taslakta Öngörülen Kademeli Nafaka Formülü ve Detayları
Cumhurbaşkanına sunulan ve kamuoyunda büyük merak uyandıran taslak metinde, nafaka ödemelerinin eşlerin evli kaldığı sürelerle doğrudan orantılı olarak ayarlanması öngörülüyordu. Taslağın sızan detaylarına göre, evlilik sürelerine endeksli bir kademelendirme sistemi planlanmıştı: Buna göre 10 yıla kadar süren evliliklerde 5 yıl, 10 yılın üstündeki evliliklerde ise evlilik süresinin tam yarısı kadar nafaka ödenmesi kuralı getirilmekteydi. Özellikle kısa süreli evlilikler için dikkat çekici hükümler barındıran taslakta, evlilik süresi ister 6 ay ister 1 yıl olsun, kadına en az 5 yıl süreyle nafaka ödenmesi öngörülüyordu. Daha uzun süren evliliklerde ise nafaka süresinin tespiti için, nikah tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen fiili sürenin yarısı baz alınacaktı. Ayrıca boşanma davalarında tarafların ekonomik ve sosyal gelir durumlarının titizlikle dikkate alınacağı ve bu doğrultuda hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınması planlanıyordu.
Erdoğan’ın Vetosu ve AKP İçindeki Görüş Ayrılıkları
Hazırlanan taslak metnin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulmasının ardından, beklenmedik bir siyasi hamle geldiği iddia edildi. Edinilen bilgilere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlemenin mevcut haliyle yasalaşmasına karşı çıkarak metni veto etti. Erdoğan’ın, taslağın bu şekliyle hayata geçirilmesinin bir kesimi memnun ederken muhtemeldir ki başka bir kesimin yeni mağduriyetlerine yol açacağı gerekçesiyle hazırlanan metin üzerinde yeniden ve daha kapsamlı çalışılmasını talep ettiği öne sürüldü. Sadece Cumhurbaşkanlığı düzeyinde değil, aynı zamanda iktidar partisi olan AKP içinde de söz konusu düzenlemeye ilişkin çeşitli görüş ayrılıklarının bulunduğu, taslak metnin bugünkü haliyle kamuoyunda ciddi tepki çekebileceği yönünde parti içi değerlendirmelerin yapıldığı ifade ediliyor. Bu gelişmeler ışığında, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yaşları gibi hassas kriterleri en adil şekilde esas alan yepyeni bir formül üzerinde durulduğu ve süresiz nafakanın tamamen kaldırılması yerine hakkaniyetli bir orta yolun arandığı aktarılmaktadır.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelişen bu süreçlerin ardından, Adalet Bakanlığı ve AKP hukuk kurmaylarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda taslak metni yeniden ele alması bekleniyor. Toplumsal dengeleri gözetecek ve kimseyi mağdur etmeyecek yeni formülün 13. Yargı Paketi’ne son şekli verilmeden önce kapsamlı bir istişare sürecinden geçirileceği ve önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacağı öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel