31 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Antalya Halkından Su Manifestosu: Kaynakları Koruyun, Tüketimi Denetleyin

📰 KAPSAMLI RAPOR

ANTALYA — Antalya İklim Meclisi’nde bir araya gelen 50 duyarlı yurttaş, küresel iklim krizinin etkilerini derinden hisseden Akdeniz bölgesinde su kaynaklarının korunması ve adil yönetilmesi amacıyla hazırladıkları sekiz maddelik kapsamlı “Su Manifestosu”nu kamuoyuna açıkladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Akıllı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve okullarda su okuryazarlığının zorunlu ders olması yüzde 80 oranında en yüksek desteği alan talepler arasında yer aldı.
  • Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 2027 yılına kadar tüm ticari ve tarımsal kuyulara sayaç takmasını zorunlu kılması ve kaçak sondajlara ağır yaptırımlar uygulaması istendi.
  • Tarım ve turizm sektöründeki işletmelere 2027’den itibaren katı su kullanım limitlerinin getirilmesi ve düzenli denetimlerin yapılması talep edildi.

Konyaaltı’nda Tarihi Çağrı: İki Yıllık Çalışmanın Ürünü Manifesto

Antalya İklim Meclisi’nin uzun süredir merakla beklenen Su Manifestosu, 24 Ekim 2026 tarihinde Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen geniş katılımlı bir basın toplantısıyla açıklandı. Yuva Derneği yürütücülüğünde gerçekleştirilen bu anlamlı çalışmada, Antalya’nın beş merkez ilçesinden bir araya gelen 50 yurttaş, bölgenin geleceğini doğrudan ilgilendiren su yönetiminde acilen atılması gereken adımları büyük bir titizlikle belirledi. Süreç boyunca katılımcılar, alanında uzman bilim insanları ve sektör profesyonellerinin katkı sunduğu iki günlük yoğun bir öğrenme oturumundan geçti. Bu teorik altyapının ardından, iki gün boyunca gerçekleştirilen çalıştaylarda tüm öneriler en ince ayrıntısına kadar tartışıldı. Ortaya çıkan sekiz kritik talep, meclis üyelerinden yüzde 64 ile yüzde 80 arasında değişen oranlarda güçlü bir destek gördü. İlgili bakanlıklara ve yerel yönetimlere doğrudan çağrıda bulunan bu manifesto, Türkiye’nin su politikalarında sivil toplum inisiyatifinin ne denli etkili olabileceğini gözler önüne serdi.

Eğitimden Tarıma En Yüksek Destek Alan Stratejik Öneriler

Meclis üyelerinin yüzde 80 gibi rekor bir destek oranını layık gördüğü iki temel öneri, geleceğin su yönetimini şekillendirmeyi hedefliyor. Bunlardan ilki, tarımsal sulamada büyük bir su israfının önüne geçecek olan akıllı sulama ve damla sulama sistemlerinin ülke genelinde hızla yaygınlaştırılması oldu. İkinci temel öneri ise gelecek nesillerin çevre bilinciyle yetişmesi adına okullarda iklim ve su okuryazarlığının zorunlu ders içeriğine alınması yönünde şekillendi. Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan, tarım arazileri, kamusal parklar ve turizm tesislerinde akıllı sulama teknolojilerine geçişin önümüzdeki 10 yıl içinde özel teşvikler ve bağlayıcı zorunlu standartlarla desteklenmesi talep ediliyor. Öte yandan Millî Eğitim Bakanlığı’na yönelik hazırlanan raporda ise, önümüzdeki beş yıl içinde iklim krizi ve sürdürülebilir su yönetiminin ilkokul ve ortaöğretim müfredatına entegre edilmesi, ayrıca okullarda uygulamalı tasarruf projelerinin hayata geçirilmesi istendi.

Kaçak Kuyulara Sıkı Denetim ve Sektörel Su Kullanım Sınırları

Su krizinin giderek derinleştiği bu dönemde, katılımcıların yüzde 73 oranında desteklediği bir diğer çarpıcı öneri Devlet Su İşleri’ni (DSİ) harekete geçmeye çağırdı. Buna göre DSİ’nin, 2027 yılına kadar tarımsal ve ticari işletmelerin kullandığı tüm kuyulara sayaç takılmasını yasal bir zorunluluk haline getirmesi, kaçak kuyuları sıkı bir şekilde denetlemesi ve kaçak sondaj faaliyetlerine karşı caydırıcı yaptırımlar uygulaması talep ediliyor. Ayrıca, yoğun su tüketimiyle bilinen tarım ve turizm işletmelerine 2027’den itibaren katı su kullanım limitlerinin getirilmesi, düzenli denetim mekanizmalarının işletilmesi ve bu limitleri ihlal edenlere orantılı yaptırımların uygulanması istendi. Yüzde 66 destek alan bu sektörel sınırlandırma talebi, kaynakların adil paylaşımı açısından hayati önem taşıyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Antalya halkının ve iklim meclisi üyelerinin büyük bir özveriyle hazırladığı Su Manifestosu, yalnızca yerel düzeyde kalmayıp uluslararası alanda da yankı uyandırmayı hedefliyor. Yurttaşlar, önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek olan COP31 zirvesinde, küresel iklim finansmanının merkezi bütçelerden ziyade doğrudan yerel su çözümlerine ve projelerine ayrılmasını talep ediyor. İlgili bakanlıkların, yerel yönetimlerin ve uluslararası platformların bu güçlü sivil çığlığa nasıl bir yanıt vereceği, Akdeniz havzasının ve Türkiye’nin su güvenliğinin geleceği açısından belirleyici olacaktır.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın