KAYSERİ — Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Kayseri İl Örgütü’nün 11. Olağan Kongresi’nde yaptığı kapsamlı ve sert eleştirilerle dolu konuşmasında, iktidarın ekonomi politikalarını ve baskı rejimini masaya yatırarak, hak arama mücadelesinin sadece sandıkla sınırlı kalmaması gerektiğini, fabrikalarda ve sokaklarda güçlü bir şekilde örgütlenilmesi şart olduğunu vurguladı.
- EMEP Kayseri İl Örgütü’nün 11. Olağan Kongresi’nde İrfan Çağlar yeni il başkanı seçildi.
- Genel Başkan Seyit Aslan, Mekke Sözleşmesi’ne Mecliste evet oyu vereceklerin halkların düşmanı olacağını belirtti.
- Aslan, Kayseri’de İSO 500 listesinde yer alan 11 işletmeye rağmen son üç yılda 110 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini açıkladı.
- Mücadelenin sadece sandıkla sınırlı kalmaması, fabrikalarda ve sokaklarda örgütlenmesi gerektiği yinelendi.
Kayseri İl Kongresi ve Yeni Dönem Yönetimi
Emek Partisi (EMEP) Kayseri İl Örgütü, büyük bir katılımla 11. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen demokratik seçimler sonucunda İrfan Çağlar yeni il başkanı olarak seçilirken, kongreye muhalif siyasi partilerin ve emek-meslek örgütlerinin ilgisi dikkat çekti. Eğitim Sen, Tüm Bel-Sen ve Gıda-Iş temsilcileri ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kayseri İl Başkanı da kongreye katılım sağlayarak ortak mücadele vurgusu yaptı. Toplantıda kürsüye çıkan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, ülkenin içinden geçmekte olduğu derin ekonomik kriz, artan iş cinayetleri, derinleşen yoksulluk ve sendikal baskılara ilişkin çok yönlü ve eleştirel değerlendirmelerde bulundu. Kongre, sadece yerel bir teşkilat buluşması olmanın ötesinde, Türkiye işçi sınıfının güncel sorunlarının tartıştığı ulusal çapta bir platforma dönüştü.
Dış Politika Tartışmaları ve Mekke Sözleşmesi Çıkışı
Konuşmasında dış politikadaki son gelişmelere ve güncel tartışmalara geniş yer ayuran EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, bölgesel krizlere ve uluslararası anlaşmalara değindi. Aslan, son dönemde gündemi meşgul eden Mekke Sözleşmesi’nin Suudi Arabistan’ın petrolünü koruma ve bölgede ABD emperyalizminin taşeronluğunu üstlenme amacı taşıdığını ifade etti. Bu tür uluslararası anlaşmaların bölge halklarının yararına olmadığını belirten Aslan, bu anlaşmaya Mecliste evet oyu verecek olanların doğrudan halkların düşmanı olacağını söyledi. Öte yandan, son dönemde toplumun tüm kesimlerinin tepkisini çeken fon vurgununa da parantez açan Aslan, yolsuzluğun ve hırsızlığın en tepedekilere kadar uzandığını dile getirdi. İktidarın bu büyük suçların üzerini örtmek ve kamuoyunun dikkatini dağıtmak için basın ve siyaset alanında her türlü baskı ve sansür araçlarını devreye soktuğunu vurguladı.
2027 Bütçe Taslağı, Kayseri Ekonomisi ve İş Cinayetleri
Önümüzdeki haftalarda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmeye başlanacak olan 2027 bütçe taslağına sert tepki gösteren Seyit Aslan, 9 trilyon lirayı aşan devasa bütçenin halkın sırtına bindirilen vergilerle oluşturulduğunu kaydetti. Bu kaynakların halkın yararına kullanılmadığını, aksine faiz ödemeleri ve cömert teşvikler aracılığıyla doğrudan sermayeye aktarıldığını belirtti. Okullarda çocuklara bir öğün ücretsiz yemek sağlanmazken, patronlara milyarlarca liralık kaynak akıtıldığını ifade eden Aslan, Kayseri örneği üzerinden çarpıcı istatistikler paylaştı. Kentte İSO 500 listesinde yer alan 11 büyük işletmenin varlığına rağmen, son üç yılda 110 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini, 21 kadının katledildiğini ve 14 kadının ölümünün ise hâlâ şüpheli olduğunu hatırlatarırcasına kamuoyunun dikkatine sundu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Saray düzenine ve tek adam rejimine son vermek için ülkedeki tüm demokrasi güçlerinin, sendikaların ve emek örgütlerinin tarihi bir sorumluluk alması gerektiğinin altını çizen EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, sözlerini şu net çağrıyla noktaladı: ‘Seçiyorsunuz ama onları görevden alıyorlar. O yüzden sokakta, fabrikada, mahallede bir mücadele örgütlenmeden; sadece sandık demenin yeterli olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Çağrımız fabrikaların, iş yerlerinin, mahallelerin, sokakların örgütlenmesi ve mücadele örgütlerine dönüştürülmesidir.’ Bu çağrı, önümüzdeki dönemde muhalefet ve emek hareketinin stratejisini şekillendirecek en temel politika eksenlerinden biri olarak kayda geçti.
Kaynak: Evrensel