İSTANBUL — Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’nde, olağanüstü genel kurul çağrısıyla alevlenen yönetim krizi ve disiplin süreçleri yargı taşındı. 42 yıllık üye Ali Rıza Aral, hukuki girişimleri sebebiyle hedef alındığını belirterek, savunması alınmaksızın loca faaliyetlerinden men edilmesinin ardından İstanbul 47. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Dava süreci ve arka plandaki gelişmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
- Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’nde olağanüstü genel kurul çağrısı nedeniyle başlayan yönetim tartışmaları mahkemeye taşındı.
- Derneğin 42 yıllık kıdemli üyesi Ali Rıza Aral, savunması dahi alınmadan loca faaliyetlerinden men edilmesi üzerine hukuki mücadele başlattı.
- Davanın ilk duruşmasının 6 Ocak 2027 tarihinde yapılacağı ve ihtiyati tedbir talebinin bilirkişi heyeti tarafından inceleneceği açıklandı.
Yönetim Krizi ve Yargı Sürecinin Arka Planı
Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği içerisinde uzun süredir devam eden yönetim tartışmaları, nihayet adliyeye intikal etti. Derneğin köklü ve 42 yıllık kıdemli üyesi olan Ali Rıza Aral, dernek bünyesinde olağanüstü genel kurul yapılması yönündeki hukuki girişimlerinin hemen ardından hakkında başlatılan tartışmalı disiplin süreci ve loca faaliyetlerinden men edilmesi kararı üzerine İstanbul 47. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapma zorunluluğu hissetti. Taraflar arasındaki hukuki çekişmede Aral’ın talep ettiği ihtiyati tedbir kararı, konuyu değerlendirmek üzere bir bilirkişi heyeti tarafından mercek altına alındı. Yargı mekanizmasının bu karmaşık dosyayı ele alacağı davanın ilk duruşmasının ise 6 Ocak 2027 tarihinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Yaşanan bu gelişmeler, dernek içerisindeki güç dengelerini ve idari yapılanmayı ulusal gündemin merkezine taşıdı.
Remzi Sanver Soruşturması ve Dernekteki Yetki Boşluğu Tartışmaları
İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah gazetesinden Ali Rıza Akbulut’un kaleme aldığı haberde, dernek içerisindeki krizin daha derin bir mali ve hukuki soruşturma zincirine dayandığı ortaya çıktı. Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı ve aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi eski rektörü olan Prof. Dr. Remzi Sanver, Can Holding hesaplarındaki 88 milyar liralık devasa şüpheli mali hareketliliğe ilişkin yürütülen kapsamlı bir soruşturma kapsamında Ekim 2025 tarihinde tutuklanmıştı. Sanver, bu tutukluluk halinin ardından Haziran 2026’da tahliye edilmişti. Ancak Remzi Sanver’in tutuklu bulunduğu hassas dönemde dernek yönetiminde ciddi bir yetki boşluğunun meydana geldiğini savunan 42 yıllık üye Ali Rıza Aral, bu otorite ve yönetim krizinin giderilmesi amacıyla acilen olağanüstü genel kurul yapılması talebiyle İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunmuştu. Aral’ın bu hamlesi, dernek yönetimi ile aralarındaki gerilimin tırmanmasında kırılma noktası oldu.
Disiplin Sevkleri ve Loca Faaliyetlerinden Men Kararı
Daha önce dernek bünyesinde Yüksek Haysiyet Kurulu üyeliği gibi kritik görevlerde de bulunmuş olan Ali Rıza Aral, Büyük Görevliler Kurulu’nun 18 Temmuz 2026 tarihli tartışmalı kararıyla İstanbul Vadisi Haysiyet Kurulu’na sevk edildi. Bu sürecin hemen ardından dernek Büyük Sekreteri Umur Çolgar imzasıyla resmi bir yazı yayımlandı. İlgili yazıyla birlikte Aral’ın, yürütülen soruşturma neticeleninceye dek loca çalışmalarına katılması ve dernek lokallerine girmesi kesin bir şekilde yasaklandı. Kararın ardından kamuoyuna ve yargıya açıklamalarda bulunan Ali Rıza Aral, kendisine uygulanan bu ağır disiplin yaptırımlarının ve loca yasağının hukuki bir temele dayanmadığını, doğrudan doğruya olağanüstü genel kurul yapılmasına yönelik başlattığı kararlı hukuki girişimleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ve hedef alındığını açıkça ileri sürdü.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’ni sarsan bu çok katmanlı krizde gözler şimdi mahkeme salonlarına çevrilmiş durumdadır. Bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapor doğrultusunda şekillenecek ihtiyati tedbir kararı ve 6 Ocak 2027 tarihinde görülecek olan ilk duruşma, derneğin idari geleceği ile kıdemli üyelerin hak arama özgürlüğü açısından emsal teşkil edecektir. Hem mali soruşturmaların gölgesindeki yönetim kademesi hem de dernek içi disiplin mekanizmaları, önümüzdeki günlerde Türk yargısının kararlarıyla yeni bir evreye girecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika