KAHİRE — Ortadoğu’da güvenlik dengelerini sarsacak flaş bir gelişme yaşandı. Mısır Meclisi, Riyad yönetiminden gelebilecek bir talep doğrultusunda Suudi Arabistan’a askeri ve savunma alanında destek sunulmasını öngören kritik öneriyi üçüncü toplantıda üçte iki çoğunlukla onayladı. Cumhurbaşkanı Abdülfتاح el-Sisi’ye ülke sınırları dışına asker gönderme yetkisinin önünü açan bu karar, bölgedeki artan tehditler ve Husilerin saldırıları gölgesinde alındı.
- Mısır Meclisi, Suudi Arabistan’a askeri destek sunulması talebini üçte iki çoğunlukla onayladı.
- Karar uyarınca Cumhurbaşkanı Sisi, Riyad’ın talebi halinde savunma alanında gerekli adımları atma yetkisine kavuştu.
- Mısır Ulusal Savunma Konseyi, Yemen’deki Husilerin saldırılarına maruz kalan Suudi Arabistan’ın güvenliği için her türlü desteğin sağlanmasına karar vermişti.
- Sisi, Suudi Arabistan’ı savunma konusundaki askeri çabalarının Yemen’e saldırmayı kapsamadığını özellikle vurguladı.
Meclis Üçüncü Toplantıda Onay Verdi: Sisi’ye Yetki Süreci Nasıl İşledi?
Mısır Meclisinden yapılan resmi ve yazılı açıklamaya göre, Riyad’ın talebi halinde Cumhurbaşkanı’na Suudi Arabistan’a savunma alanında destek sağlamak için gerekli adımları atma yetkisi verilmesine ilişkin öneriyi oylamak üzere Meclis üçüncü kez toplandı. Günlerdir büyük bir merakla takip edilen ve kritik diplomatik temaslara sahne olan toplantıda, Sisi’ye yetki verilmesi kararı meclis üyelerinin üçte iki çoğunluğunun onayıyla resmen kabul edildi. Mısır anayasasına göre aynı zamanda silahlı kuvvetlerin başkomutanı sıfatını taşıyan cumhurbaşkanı, Ulusal Savunma Konseyinin görüşünü almadan ve meclisin üçte iki çoğunluğunun onayı olmadan savaş ilan edemiyor ve silahlı kuvvetleri ülke sınırları dışına gönderemiyor. Bu yasal zorunluluk çerçevesinde gerçekleştirilen oylama, Mısır dış politikasında ve askeri doktrininde atılan en önemli adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Sisi’nin Çağrısı ve Ulusal Savunma Konseyi Kararının Arka Planı
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, 18 Ekim tarihinde yaptığı tarihi açıklamada, Suudi Arabistan’ı korumak ve kollamak için her türlü adımı atacaklarını açıkça belirtmiş, kendilerinden talep edilmesi halinde gerekli yetkinin alınması için Meclisi olağanüstü toplantıya çağıracağını ifade etmişti. Aynı gün toplanan Mısır Ulusal Savunma Konseyi de kritik bir bildiri yayımlayarak, Yemen’deki Husilerin hedefli saldırılarına maruz kalan Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve stratejik istikrarını korumak amacıyla ülkeye gerekli ve mümkün olan her türlü desteğin sağlanmasına karar vermişti. Sisi’nin Suudi Arabistan’a destek verilmesi için yetki talep etmesinin ardından aynı gün toplanması beklenen Mısır Meclisi, iki gün üst üste aldığı erteleme kararlarıyla konuya ilişkin nihai görüşmeleri bugüne ertelemiş, bu durum başkent Kahire’de ve uluslararası kamuoyunda yoğun bir diplomatik hareketliliğe neden olmuştu.
Yemen Cephesindeki Gelişmeler ve Askeri Operasyonların Kapsamı
Bölgede artan gerilim ve karşılıklı açıklamalar sürerken Mısır Cumhurbaşkanı 21 Ekim tarihindeki açıklamasında, Suudi Arabistan’ı savunma konusunda ülkesinin sergileyeceği askeri çabaların Yemen’e yönelik doğrudan bir saldırı veya işgal hamlesini kapsamadığını özellikle ifade ederek denge siyaseti gütmüştü. Diğer taraftan, Yemen’de meşru hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde şiddetini artırmış durumdadır. Kendilerine yönelik koalisyon ve hükümet güçlerinin saldırılarından sorumlu tutukları Suudi Arabistan’ı hedef alan Husiler, ülkeyi sık sık balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almaktadır. Mısır Meclisi’nden çıkan bu son dakika askeri destek onayı, Körfez güvenliği ile Kuzey Afrika’nın en büyük askeri gücü olan Mısır arasındaki stratejik ortaklığı ve dayanışmayı en üst seviyeye taşıyan tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Mısır Meclisi’nin Suudi Arabistan’a askeri destek sunulması yönünde çıkardığı bu kritik karar sonrasında, önümüzdeki günlerde Riyad yönetiminden resmi bir talep gelip gelmeyeceği ve Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin bölgeye yönelik olası adımları uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilmektedir. Ulusal Savunma Konseyi’nin koordinasyonunda yürütülecek süreç, Ortadoğu’daki güvenlik mimarisini ve güç dengelerini doğrudan etkileyecek potansiyele sahiptir.
Kaynak: BirGün Manşet