İSTANBUL — ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın sona erebileceğine yönelik beklentiler ve Tahran’da yürütülen yoğun diplomasi trafiği küresel piyasalarda karşılık bulurken, Brent petrol 115,15 dolara geriledi; ancak Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki riskler fiyatların yüksek seyretmesine neden oldu.
- Brent petrol vadeli işlemleri TSİ 03.00 itibarıyla varil başına 66 sent veya yüzde 0,57 düşüşle 115,15 dolara geriledi.
- ABD Batı Teksas tipi ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,43 kayıpla 101,32 dolardan işlem gördü.
- Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan yetkililer, Ortadoğu’daki gerilimi azaltmak amacıyla pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle görüştü.
- Washington merkezli bir düşünce kuruluşunun verilerine göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda ticari gemilere yönelik saldırılar açısından 2017’den bu yana en kötü ay oldu.
Ne Oldu? Brent Petrol Fiyatlarındaki Son Durum Nedir?
Petrol piyasaları, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın sona erebileceğine yönelik umutların arz endişelerini hafifletmesiyle bugün hareketli saatler yaşadı. Bloomberg HT’de yer alan habere göre brent petrol vadeli işlemleri TSİ 03.00 itibarıyla varil başına 66 sent veya yüzde 0,57 düşüşle 115,15 dolara geriledi. Aynı dakikalarda ABD Batı Teksas tipi ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,43 kayıpla 101,32 dolardan işlem gördü. Çatışmanın sona erebileceğine ilişkin umutlar, küresel çapta arz kesintisi risklerini azaltarak petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Ancak bu düşüşe rağmen, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların bölgesel istikrar beklentilerini zayıflatması, Brent petrolün altı ayın zirvesine yakın kalmasına neden oldu. Şirketler ve yatırımcılar, bölgeden gelen son dakika haberlerini ve diplomatik gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.
Neden Şimdi? Tahran’daki Dört Ülkeli Diplomasi Trafiği Ne Anlama Geliyor?
Bölgedeki askeri hareketliliğin ekonomik dengeleri sarsması üzerine diplomatik kanallar devreye sokuldu. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey yetkililer, Ortadoğu’daki derin gerilimi azaltmak amacıyla pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Suudi Arabistan makamları, bu kritik ziyaretin temel amacının askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önlemek ve açık müzakere kanalları oluşturmak olduğunu bildirdi. İran devlet medyasına yansıyan bilgilere göre, görüşmelere katılan dört ülke, barış ve güvenlik alanındaki bölgesel iş birliğini güçlendirmek amacıyla diplomatik temasları sürdürme konusunda mutabakata vardı. Buna karşın, İran’la bağlantılı Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını yeniden yoğunlaştırması, barış ihtimalinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi ve piyasalardaki fiyat düşüşünü sınırlandırdı.
Kimi Nasıl Etkileyecek? Hürmüz Boğazı’ndaki Riskler ve Küresel Enerji Arzı
Şubat ayında başlayan savaş, küresel enerji arzının yaklaşık beşte birinin güvenli bir şekilde geçtiği kritik bir can damarı olan Hürmüz Boğazı’nı doğrudan çatışmaların merkezine yerleştirdi. Washington merkezli bir düşünce kuruluşunun yayımladığı verilere göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda ticari gemilere yönelik saldırılar açısından 2017’den bu yana kaydedilen en kötü ay oldu. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki bu devasa güvenlik riskleri, enerji koridorlarının güvenliğini tehdit ederken akaryakıt fiyatlarının yüksek seyretmesine neden oluyor. Küresel tedarik zincirleri ve enerji ithalatına bağımlı ekonomiler, bölgedeki bu istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte ne bekleniyor? Uzmanlar, Tahran’daki diplomatik görüşmelerin somut sonuçlar doğurmasının ve Hürmüz Boğazı’ndaki saldırıların durdurulmasının küresel petrol fiyatlarının kalıcı olarak gerilemesi için hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bölgesel barış arayışlarının ne kadar sürdürülebilir olacağı, önümüzdeki dönemde enerji piyasalarının yönünü tayin edecek en temel faktör olarak öne çıkıyor.
Kaynak: BirGün Manşet