BRüksel — Avrupa Parlamentosu’ndan (AP) farklı siyasi grupları temsil eden 60 milletvekili, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a hitaben ortak bir mektup kaleme alarak, Tel Aviv yönetiminin Batı Şeria’daki eylemlerine karşı acilen yaptırım kararı alınması için dışişleri bakanlarını toplantıya çağırdı.
- AP’deki farklı siyasi gruplardan 60 milletvekili, AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a resmi mektup gönderdi.
- Batı Şeria’daki ablukanın ve toplu cezalandırma yöntemlerinin uluslararası hukuka göre savaş suçu olduğu vurgulandı.
- El Halil’de Filistinli ailelere evlerini boşaltmaları için sadece 5 dakika süre tanındığı ve evlerin yıkıldığı belirtildi.
- Milletvekilleri, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın tamamen askıya alınması teklifinde bulunulmasını talep etti.
Avrupa Parlamentosu’nda Ne Oldu ve Mektubun Gerekçesi Nedir?
Avrupa Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen ve farklı siyasi grupları temsil eden 60 milletvekili, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ı acil bir diplomasi trafiği için harekete geçmeye davet etti. Kaleme alınan resmi mektupta, Tel Aviv yönetiminin 23 Ekim tarihinde 2 İsrail askerinin El Halil’de yaşamını yitirmesinin hemen ardından Batı Şeria genelinde kapsamlı bir abluka uygulamaya koyduğu hatırlatıldı. Milletvekilleri, Batı Şeria’da yaşanan bu gelişmelerin kesinlikle masum bir güvenlik önlemi olmadığını, aksine açık bir şekilde toplu cezalandırma niteliği taşıdığının altını çizdi. Mektupta, uluslararası hukukun temel ilkelerine göre açık bir savaş suçu teşkil eden toplu cezalandırma yöntemiyle İsrail hükümetinin, Filistin topraklarındaki yasa dışı işgalini daha da pekiştirmeyi amaçladığı ifade edildi. Ayrıca bu hamlenin, İsrail’deki yaklaşan seçimler öncesinde bölgedeki gerilimi bilinçli olarak daha da tırmandırmayı hedeflediği vurgulandı.
El Halil’deki Olaylar ve Batı Şeria’daki Durum Nasıl Değerlendiriliyor?
Milletvekillerinin Kallas’a sunduğu raporda, özellikle El Halil kentinde sahada yaşanan insan hakları ihlallerine ve yıkımlara dikkat çekildi. El Halil’de Filistinlilerin evlerinin sistematik bir şekilde yıkıldığı, masum ailelere evlerini derhal terk etmeleri için sadece 5 dakika gibi inanılmaz kısa bir süre tanındığı kaydedildi. Bu insanlık dışı uygulamaların, sadece yerel halk için değil, aynı zamanda Batı Şeria’nın geleceği ve gelecekte bağımsız bir Filistin devletinin varlığını sürdürebilmesi açısından son derece kritik bir dönemeç olduğu değerlendirmesi yapıldı. Parlamenterler, Avrupa Birliği’nin İsrail hükümetinin Batı Şeria’ya yönelik bu kapsamlı ve yıkıcı saldırısı karşısında sessiz kalma lüksünün olmadığını açıkça dile getirdi. AB’nin Tel Aviv’in attığı bu hukuka aykırı adımları en sert şekilde kınaması gerektiği belirtilirken, İsrail askerlerinin Batı Şeria’dan derhal çekilmesi yönünde net bir çağrıda bulunulması istendi.
AB’nin Çifte Standardı ve İsrail Yaptırımları İçin Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor?
Girişimin en dikkat çekici ve radikal kısımlarından birini ise Avrupa Birliği’nin izlediği dış politika çizgisine getirilen eleştiriler oluşturdu. Milletvekilleri, AB’nin bugüne kadar izlediği İsrail politikasında açık bir çifte standart uyguladığını ve bu tutarsızlığa artık kesinlikle son verilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda Kaja Kallas’ı, AB ile İsrail arasında yürütülen ilişkilerin hukuki temeli olan AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın tamamen askıya alınması yönünde resmi bir teklifte bulunmaya davet ettiler. Yaşanan bu gelişmelerin ardından, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas’ın, 60 milletvekilinin bu acil çağrısına nasıl yanıt vereceği ve üye ülkelerin dışişleri bakanlarını yaptırım gündemiyle olağanüstü bir toplantıya çağırıp çağırmayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Avrupa Parlamentosu’ndan yükselen bu 60 imzalı yaptırım çağrısı, AB’nin Orta Doğu politikasında uzun süredir eleştirilen sessizliğini bozması için önemli bir baskı unsuru oluşturuyor. Önümüzdeki günlerde Kaja Kallas’ın atacağı adımlar ve üye ülkelerin dışişleri bakanlıklarından gelebilecek olası uzlaşı sinyalleri, Avrupa’nın İsrail-Filistin meselesindeki tutumunun geleceğini belirleyecek.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika