KAHRAMANMARAŞ — Afşin-Elbistan A ve B termik santrallerinin yakınında bulunan Çoğulhan Mahallesi sakinleri, bacalardan yayılan yoğun gaz ve kül nedeniyle tarım arazilerinin yok olduğunu, bölgede kanser ve benzeri hastalıkların katlanarak arttığını dramatik tanıklıklarla gözler önüne serdi.
- 10 bin nüfuslu Çoğulhan Mahallesi, termik santrallerin yarattığı çevre felaketi ve sağlık sorunları nedeniyle göç vererek 500 kişiye düştü.
- Bölge sakinlerinden Cuma Binboğa, 5 yaşındaki çocuğunun lösemiye yakalandığını ve Kayseri’deki hastanede binlerce yöre sakiniyle karşılaştıklarını belirtti.
- Temiz Hava Hakkı Platformu ve Greenpeace avukatlarının katıldığı saha gezisinde, COP31 İklim Zirvesi öncesi kömürden acil çıkış çağrısı yapıldı.
- Yeni termik santral ünite planlarının tartışıldığı bölgede, vatandaşlar artık sağlıklı bir yaşam ve santrallerin kapatılmasını talep ediyor.
Afşin-Elbistan’da Çevre ve Halk Sağlığı Alarmı: Basın Gezisi Gerçekleştirildi
Kahramanmaraş’ın Afşin-Elbistan bölgesinde uzun yıllardır faaliyet gösteren kömürlü termik santrallerin insan sağlığı, tarım arazileri ve doğal yaşam üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir basın gezisi düzenlendi. Temiz Hava Hakkı Platformu’ndan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gamze Varol ve Greenpeace Avukatı Gökhan Candoğan’ın da katılım sağladığı bu kritik saha gezisinde, bölge sakinleri yıllardır yaşadıkları mağduriyetleri ve maruz kaldıkları ağır çevre kirliliğini anlattı. Afşin-Elbistan A ve B termik santrallerinin bulunduğu bölgede gerçekleştirilen incelemede, devasa santral bacalarından yükselen zehirli dumanların ve yoğun kömür faaliyetlerinin çevre yerleşim alanları üzerindeki tahrip edici rolleri bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle bölgede yeni termik santral ünitelerinin inşasına yönelik planların hala masada olması büyük bir tepkiyle karşılanırken, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde kömürden çıkış ve adil dönüşüm çağrıları da bu vesileyle güçlü bir şekilde yinelendi.
Cuma Binboğa’nın Acı Hikayesi: ‘Kayseri’deki Hastaların Neredeyse Tamamı Buralıydı’
Termik santrallerin yarattığı trajedinin en somut örneklerinden biri, Çoğulhan Mahallesi sakini Cuma Binboğa’nın yaşadıkları oldu. Bölge halkının çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını ve bu yüzden birçok ailenin mahalleyi tamamen terk etmek zorunda kaldığını anlatan Binboğa, termik santrallerin yalnızca Çoğulhan’ı değil, çevre köyleri ve tüm Elbistan ovasını zehirlediğini ifade etti. Binboğa, yaşadığı kabusu şu sözlerle aktardı: ‘Benim çocuğum 2015 yılında, henüz 5 yaşındayken lösemi hastası oldu. Tedavisi için Kayseri Erciyes Tıp Fakültesi’ne gittik. Orada hastaların neredeyse tamamına yakını buralıydı. Son derece korkunç bir manzarayla karşılaştık. Dört yıl boyunca Kayseri’de kalmak zorunda kaldık. Çocuğum uzun ve zorlu bir sürecin ardından iyileşti ama ne yazık ki birçok çocuk orada hayatını kaybetti.’ Bu acı tablo, enerji üretiminin insan maliyetinin ne denli yüksek olduğunu kanıtlar nitelikte.
10 Bin Nüfuslu Tarihi Mahalle 500 Kişiye Düştü: ‘Köyümüz Yok Oldu’
Çoğulhan Mahallesi’nin geçmişte çok daha kalabalık, canlı ve üreten bir yerleşim yeri olduğunun altını çizen Cuma Binboğa, gelinen noktada köyün hayalet bir yerleşim yerine dönüştüğünü vurguladı. Binboğa, ‘Buranın nüfusu geçmişte 10 bine yakındı. Şu anda yapılan tahminlere göre mahallede sadece 500 kişi kaldı. Kalanlar da genellikle ekonomik imkanı olmayan, buradan bir an olsun ayrılamayan insanlar ile yaşlılarımızdır. Köyümüz tamamen yok oldu. Çevremize, Elbistan’a, ovaya çok büyük bir zarar verildiğini düşünüyoruz. Biz artık burada sağlıklı yaşamak istiyoruz. Bu santrallerin kapatılmasını istiyoruz’ diyerek isyanını dile getirdi. Bölgede yaşayan diğer mahalle sakinlerinden Nurettin Doğan da benzer şekilde üç kardeşini akciğer kanserinden kaybettiğini bildirerek, bölgedeki kronik sağlık krizinin boyutlarını gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Afşin-Elbistan bölgesindeki termik santrallerin yarattığı ekolojik yıkım ve halk sağlığı krizi, ulusal ve uluslararası platformlarda daha yüksek sesle dile getirilmeye devam ediyor. Temiz Hava Hakkı Platformu ve hukukçuların desteğiyle yürütülen hak arama mücadeleleri, yaklaşan COP31 İklim Zirvesi öncesinde Türkiye’nin ‘kömürden çıkış’ politikalarını yeniden masaya yatırmasını zorunlu kılıyor. Resmi makamların ve işletmecilerin bu hayati çığlıklara karşı atacağı adımlar, bölgede kalan son sakinlerin kaderini doğrudan belirleyecek.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika