1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Arif Ahmet Denizolgun’un Ölümünde ‘Yalan Tanıklık’ Davası Başladı

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, beyanları ile dijital veriler arasında çelişki tespit edilerek ‘yalan tanıklık’ suçundan tutuklanan doktoru Nurettin Demirkol, Bakırköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir hukuki eşik aşıldı.
  • Tanık doktor Nurettin Demirkol, beyanları ile 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve tanık anlatımları arasındaki çelişkiler nedeniyle tutuklanmıştı.
  • Bakırköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada sanık ve avukatları hazır bulundu.
  • Sanık avukatlarının duruşmanın gizli yapılması talebi mahkeme hakimi tarafından reddedilerek duruşma açık şekilde gerçekleştirildi.

Şüpheli Ölüm Soruşturmasında Çelişki Krizi ve Tutuklama Süreci

Türkiye’nin yakın siyasi ve dini tarihi açısından önemli figürlerden biri olan Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve aynı zamanda eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün ardından başlatılan soruşturma derinleşerek devam ediyor. Olayın ardından yürütülen adli süreçte, merhum liderin doktoru konumundaki Nurettin Demirkol’un verdiği ifadeler savcılığın ve soruşturma makamlarının dikkatini çekti. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre; Doktor Nurettin Demirkol daha önce tanık sıfatıyla dinlenmiş, ancak mahkemeye ve soruşturma birimlerine sunulan beyanları ile 155 ihbar kaydı, HTS (Historical Traffic Search) verileri ve diğer tanıkların anlatımları arasında çok sayıda çelişki tespit edilmişti. Bu teknik ve maddi delil uyuşmazlıkları neticesinde Demirkol hakkında ‘yalan tanıklık’ suçundan yasal işlem başlatılmış ve 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Kamuoyunun yakından takip ettiği davanın ilk duruşması Bakırköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma salonunda sanık Nurettin Demirkol ve avukatları hazır bulunurken, savunma tarafı yargılamanın gizli ve kapalı oturumlarla yürütülmesini talep etti. Ancak mahkeme hakimi bu talebi değerlendirerek duruşmanın tamamen açık bir şekilde yapılacağını kamuoyuna ve taraflara ilan etti.

Doktor Nurettin Demirkol’dan Mahkemede Çarpıcı Savunma

Kimlik tespiti işlemlerinin tamamlanmasının ardından sanık Nurettin Demirkol’un savunmasının alınmasıyla devam eden duruşmada, aradan geçen uzun zamana ve ifade tutanaklarındaki usul tartışmalarına dikkat çekildi. Olayın üzerinden tam 10 yıl geçtiğini belirten sanık Demirkol, bu kadar uzun bir sürenin ardından detayları hatırlamasının fiilen mümkün olmadığını savundu. Savunmasında mesleki pratiklerine de değinen Demirkol, ’10 sene önce yaşanan olaya kurgular eklenmiştir. Ben bir doktorum, 1 hafta önce yatırıp tedavi ettiğim hastayı hatırlamam bile mümkün değil. Hastaları hatırlamam için bilgisayar kaydına ihtiyacım oluyor’ ifadelerini kullandı. Soruşturma evresindeki ifade verme sürecine de değinen Demirkol, savcılık sorgusu esnasında yaşadığı fiziksel ve psikolojik baskıyı şu sözlerle dile getirdi: ‘İfade sırasında elim titriyordu, savcı bana bunun nedenini sordu, cevabı tutanağa geçmedi. Sonrasında ise bir yerleri arayıp, ifade tutanağımın fotoğrafını çekti.’ İhbar hattıyla ilgili iddialara da açıklık getiren sanık, polis arama kayıtlarının tutanağa eksik veya yanlış geçirildiğini öne sürdü. İhbar hattını kendisinin aradığı iddialarını değerlendiren Demirkol, savcılık ifadesinde ‘polisleri kimin veya saat kaçta aradığını hatırlamıyorum’ dediğini ancak bu beyanın tutanağa ‘bilmiyorum’ şeklinde yansıtıldığını iddia etti. Polisi 3-4 defa aradığını ve polislerin de kendisini aradığını savunan Demirkol, savcılığın kendisine sorduğu telefon numaralarını ise o an hatırlayamadığını ifade etti.

‘Özel Doktor’ Vurgusu ve Tansiyon Problemi Detayı

Duruşmadaki savunmasında merhum Arif Ahmet Denizolgun’un sağlık durumuna dair de önemli detaylar paylaşan sanık Nurettin Demirkol, olay günütelefon görüşmelerinde kullandığı ifadelere açıklık getirdi. Arif Ahmet Denizolgun’un kronik nitelikte tansiyon problemleri bulunduğunu belirten Demirkol, telefon görüşmelerinde yanlış anlaşılmaların önüne geçmek amacıyla kendisini ‘özel doktor’ olarak tanıttığını söyledi. Bu ifade şeklinin yanlış anlaşıldığını ya da tutanaklara farklı yansıtılmış olabileceğini belirten sanık, unvanını bu şekilde telaffuz etmesinin temel nedeninin herhangi bir kamu kurumuna bağlı kamu görevlisi bir doktor olmadığını, merhumun özel hekimi pozisyonunda bulunduğunu netleştirmek istemesi olduğunu savundu. Hukukçular ve medya gözlemcileri, savunmada dile getirilen bu teknik detayların HTS verileri ve 155 ihbar kayıtlarıyla nasıl bağdaştırılacağının sonraki duruşmalarda davanın seyrini belirleyecek en kritik unsurlardan biri olacağını belirtiyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Bakırköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma ile fiilen başlayan yargılama sürecinde, mahkemenin önümüzdeki celselerde HTS kayıtları, 155 ihbar tutanakları ve tanık beyanlarındaki çelişkileri gidermek üzere bilirkişi incelemeleri talep etmesi bekleniyor. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında sunulacak yeni deliller ve tanık ifadeleri, Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ve bu ölümün etrafındaki iddialara dair karanlık noktaların aydınlatılmasında belirleyici bir rol oynamaya devam edecek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın