2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Eğitim Sen’den Tutuklanan Öğrenciler İçin Sert Tepki: Serbest Bırakılsın

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in İstanbul Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde protesto pankartı astıkları gerekçesiyle iki öğrencinin tutuklanması, eğitim camiasında ve sendikalarda büyük yankı uyandırmaya devam ederken, Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube lise önünde kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Kadıköy Lisesi önünde bir araya gelen Eğitim Sen üyeleri, tutuklanan üniversite öğrencilerinin derhal serbest bırakılmasını talep etti.
  • Öğrencilerin astığı ‘Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa’ pankartı ‘tehdit’ suçlaması kapsamında değerlendirildi.
  • Bakan Yusuf Tekin dönemindeki kamusal eğitim politikaları, laiklik tartışmaları ve MESEM uygulamaları eleştirildi.
  • Eğitim Sen, Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkının baskı politikalarıyla yok sayıldığını vurguladı.

Protesto Pankartı ve ‘Tehdit’ Suçlaması

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in İstanbul Kadıköy Lisesi’ni ziyareti öncesinde, okul çevresinde protesto nitelikli bir pankart astıkları gerekçesiyle iki öğrencinin tutuklanması süreci, kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. Yaşanan bu hukuksal ve idari gelişme üzerine Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube öncülüğünde ilgili lisenin önünde bir basın açıklaması düzenlendi. Gerçekleştirilen açıklamada, tutuklanan üniversite öğrencilerinin hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın cezaevinde tutulduğu belirtilerek derhal serbest bırakılmaları istendi. Olayın merkezinde yer alan ve öğrencilerin astığı ifade edilen ‘Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa’ ibareli pankartın, yargı mercileri tarafından ‘tehdit’ suçlaması kapsamında değerlendirildiği anımsatıldı. Sendika yetkilileri ve katılımcılar, öğrencilerinin arkasında olduklarını net bir dille vurgularken, eğitim sisteminde yaratılan yapısal tahribatlar ve kronikleşen sorunlar nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifaya çağrılmasının son derece meşru ve haklı bir demokratik hak olduğunun altını çizdi.

Eğitim Sistemindeki Tahribat ve Bakanlık Dönemi İddiaları

Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube tarafından yapılan ortak açıklamada, Yusuf Tekin’in göreve geldiği günden bu yana kamusal eğitimin niteliğinin sistematik bir şekilde zayıflatıldığına ve nitelikli devlet okullarının merdiven altı politikalara mahkum edildiğine dikkat çekildi. Açıklamada, ‘Özel okul patronları ihya edildi. Taban maaş uygulaması kaldırılarak öğretmenler özel okul patronlarına köle yapılmaya çalışıldı. Laiklik yok edildi: İmam hatiplerin sayıları katlanarak arttı ve tarikatlarla çok sayıda protokol yapıldı’ denilerek mevcut müfredat ve kadrolaşma politikaları eleştirildi. Ayrıca mülakat sistemiyle binlerce liyakatli öğretmenin mağdur edildiği, öğretmenlerin farklı statülerde sınıflandırılarak ‘eşit işe eşit ücret’ anayasal ilkesinin tamamen yok sayıldığı ifade edildi. Adına ‘Maarif modeli’ denen yeni müfredatla öğrencilerin evrensel, laik ve bilimsel eğitim alma hakkının gasp edildiği belirtilen açıklamada, çarpıcı bir istatistiki veriye de yer verildi: Tekin’in Bakanlığı döneminde okul saldırılarında 33 öğrenci ve 3 öğretmen hayatını kaybetti. Bu vahim tablo karşısında, Milli Eğitim Bakanı’nın huzurunun kaçırılmasının bir suç olarak değerlendirilemeyeceği, aksine anormal olan durumun tüm bu olumsuz tablolara rağmen Yusuf Tekin’in huzur ve refah içerisinde görevine devam etmesi olduğu vurgulandı.

Gençlerin Gelecek Kaygısı ve İfade Özgürlüğü Vurgusu

‘Bakan Bey neden rahatsız olduğunu açıklamalıdır’ sorusunun yöneltildiği açıklamada, Türkiye’deki genç neslin derin bir gelecek kaygısı ve işsizlik sarmalı içinde yaşadığı hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ‘Eğitimdeki antidemokratik ve bilim karşıtı uygulamalara sessiz kalmayan, gelecekleri için kaygılanan, MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) uygulamaları başta olmak üzere, niteliksiz eğitim politikalarına karşı sesini yükselten gençlerin antidemokratik yöntemlerle ve tutuklama kararlarıyla susturulmaya çalışılması asla kabul edilemez.’ Anayasa ile güvence altına alınmış olan ifade özgürlüğü, düşünceyi açıklama ve barışçıl protesto hakkının, siyasi iktidarın baskı politikalarıyla bir kez daha fiilen ortadan kaldırıldığına işaret edildi. Türkiye’de eğitim sisteminin uzun yıllardır ısrarla uygulanan piyasa odaklı politikalarla dönüştürülmeye çalışıldığı yinelendi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Eğitim Sen, tutuklanan öğrencilerin serbest bırakılması ve eğitimdeki antidemokratik uygulamaların son bulması için hukuki ve demokratik alanlarda mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini duyururken, konunun takipçisi olacaklarını ve benzer hak ihlallerine karşı toplumsal dayanışmayı büyüteceklerini resmi olarak kamuoyuna ilan etti.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın