2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Necati Özkan Cezaevinden Yazdı: İddianamedeki 17 E-Postanın Sadece 2’si Gerçek

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte ‘siyasal casusluk’ suçlamasıyla tutuklu yargılanan iletişimci Necati Özkan, tutukluluğunun birinci yılında Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gönderdiği çarpıcı mektupta, dosyaya temel teşkil eden 17 e-posta adresinden yalnızca ikisinin gerçek olduğunu savunarak somut delil yokluğuna dikkat çekti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İletişimci Necati Özkan, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gönderdiği mektupla tutukluluğunun birinci yılına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
  • Özkan, iddianamede yer alan 17 İBB çalışanına ait olduğu öne sürülen e-posta adreslerinden yalnızca ikisinin gerçek olduğunu ifade etti.
  • İBB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nın mahkemeye sunduğu resmi yazı, suçlamalara temel oluşturan dijital verileri büyük ölçüde geçersiz kıldı.
  • 26 Ekim 2025’te tutuklandığını hatırlatan Özkan, davanın ilk celseden itibaren hukuki temelden yoksun olduğunu savundu.

Tutukluluğun Birinci Yılında Cezaevinden Gelen Çarpıcı Mektup

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ile birlikte ‘siyasal casusluk’ suçlamasıyla tutuklu yargılanan deneyimli iletişimci Necati Özkan, özgürlüğünden mahrum bırakılışının birinci yılında Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan kamuoyuna seslenen kapsamlı bir mektup kaleme aldı. 26 Ekim 2025 tarihinde tutuklandığını hatırlatan Özkan, geride kalan bir yıllık yargılama sürecinde kendilerine yöneltilen suçlamaların hiçbir hukuki ve fiili gerçeği yansıtmadığını savundu. İddianamedeki dijital verilerin kaynağına ilişkin hazırlanan raporları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mahkemeye sunduğu kritik belgeleri gündeme taşıyan Özkan, dosyada casusluk suçunu destekleyecek nitelikte en ufak bir somut delil bulunmadığını net bir şekilde ifade etti. Mektubunda yalnızca kendi hukuki durumuna değil, genel adalet mekanizmasına da vurgu yapan Özkan, ‘Sadece bana değil, yargı sistemimize, devletimizin esaslarına ve milletimize tehlikeli biçimde zarar veren bu keyfi zulüm hakkındaki hakikatlerin ortaya çıkmasına hizmet etmek istiyorum’ diyerek davanın vahametine dikkat çekti.

İddianamenin Temelini Oluşturan E-Posta İddiaları ve Gerçekler

Soruşturmanın ve açılan davanın hukuki dayanaklarını eleştiren Necati Özkan, iddianamenin temelinde 17 İBB çalışanına ait olduğu iddia edilen e-posta adresleri ile bu adreslere ait şifrelerin bulunduğunu belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu dijital bilgileri kullanarak 23 Haziran 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin manipüle edildiğini ve bu yolla casusluk suçu işlendiğini ileri sürdüğünü hatırlatan Özkan, bu tezin tamamen soyut iddialara dayandığını kaydetti. Ancak dava sürecinde İBB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından mahkemeye gönderilen resmî yazının, iddianamedeki tüm bu iddiaları temelinden sarstığını ve geçersiz kıldığını savundu. Özkan mektubunda bu duruma şu sözlerle açıklık getirdi: ‘Daha ilk celsede çöken iddianame, İBB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’ndan mahkemeye gönderilen resmi cevabi yazıyla bir kez daha yerle bir oldu. Söz konusu yazı, suçlamaya temel oluşturan 17 e-postanın sadece 2 tanesinin gerçek olduğunu; bunlardan da sadece 1 tanesinin gerçek kişiye ait olduğunu ortaya koydu.’

Gelişmeler ve Beklentiler

Geleceğe dönük hukuki ve toplumsal beklentiler açısından büyük önem taşıyan bu gelişmeler, savunma tarafının elindeki resmi belgelerle davanın seyrini nasıl etkileyeceğini de gözler önüne seriyor. İBB Bilgi İşlem Dairesi’nin mahkemeye sunduğu resmi verilerin ardından, önümüzdeki celselerde mahkeme heyetinin atacağı adımlar ve savcılığın bu somut verilere karşı üreteceği hukuki tutum, davanın kaderini belirleyecek en temel unsurlar arasında yer alıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın