İSTANBUL — YENİ Parti Milletvekili Mustafa Sarıgül, ailesine ve şirketine yönelik başlatılan ‘mal varlığını aklama’ soruşturması kapsamında, asıl mağdurun kendileri olduğunu savunarak dolandırılmak istendiklerini öne sürdü. Yaşanan gelişmelerin ardından olayda adı geçen 5 kişi hakkında resmi suç duyurusunda bulunduğunu duyuran Sarıgül, hukuki süreçlerin tüm titizlikle takip edileceğini vurguladı.
- Mustafa Sarıgül, ailesine yönelik mal varlığı soruşturmasında asıl mağdurun kendileri olduğunu açıkladı.
- Olayda adı geçen 5 kişi hakkında hukuki süreç başlatılarak suç duyurusunda bulunuldu.
- Uluslararası yatırım vaadiyle başlayan sürecin uydurma projeler üzerine kurulduğu anlaşıldı.
- Sinan Çampınar ve ortakları ile imzalanan sulh ve ibra protokolüne rağmen yeni suç duyuruları yapıldı.
Uluslararası Yatırım Vaadiyle Başlayan Temaslar ve Sürecin Gelişimi
YENİ Parti Milletvekili Mustafa Sarıgül, ailesine yönelik olarak oğulları Ömer ve Emir Sarıgül dâhil 19 kişinin tutuklandığı ‘mal varlığını aklama’ soruşturması hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Ailesine ve şirketine yönelik başlatılan bu soruşturmanın ardından kamuoyuna seslenen Sarıgül, asıl mağdurun kendisi ve ailesi olduğunu savunarak 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Sosyal medya platformu X hesabı üzerinden detaylı bir paylaşım yapan Sarıgül, sürecin nasıl başladığını tüm yönleriyle anlattı. Açıklamada, Sinan Çampınar adlı şahsın Türkiye’ye doğrudan yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcıların bulunduğunu ve bu yatırımlar için finansman sağlayacağını belirterek kendisiyle iletişime geçtiğini, taraflar arasındaki temasların da bu şekilde başladığını ifade etti. Ancak zamanla bu projelerin gerçeği yansıtmadığının anlaşılması üzerine ilişkilerin kesildiği belirtildi.
Protokoller, İbralar ve Ardından Gelen Yeni Hukuki Hamleler
Sarıgül, yaşanan olayların ilerleyen aşamalarını şu ifadelerle aktardı: “Yatırım projelerinin uydurma olduğu, bu yatırımlar için finansman sağlayabilecek bir kapasitelerinin olmadığını -geç de olsa- anlaşılması üzerine de temas kesilmiş, hukuki ve cezai yollara başvuracağımız bildirilmiştir.” Bu bildirimin hemen ardından, 16 Aralık 2025 tarihinde Sinan Çampınar’ın İstanbul’a geldiğini belirten Sarıgül, imzalanan protokollerin ve sözleşmelerin geçersiz olduğunu, tarafların birbirlerinden herhangi bir hak veya alacaklarının bulunmadığını kabul ederek karşılıklı bir sulh ve ibra protokolü imzaladıklarını kaydetti. Buna rağmen sürecin kapanmadığını belirten Sarıgül, bu kez Sinan Çampınar’ın ortakları olan Marc Baeriswyl ve Kai Precat’ın, temsilcisi oldukları Enerji SKM Holding UG üzerinden, daha önce geçersizliği kabul edilen sözleşmeden doğan hakları devraldıklarını ileri sürerek haklarında yeniden suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Şahsına, ailesine ve şirketine yönelik asılsız iddialar ile haksız talepler karşısında sessiz kalmayacaklarını belirten Mustafa Sarıgül, bütün hukuki haklarını sonuna kadar kullanmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu. Bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde takip edilen olayda ismi geçen Sinan Çampınar, Enver Çampı ve diğer şüphelilerle ilgili adli makamlar önündeki soruşturma ve yargı süreçlerinin tüm detaylarıyla titizlikle sürdürülmesi bekleniyor.
Kaynak: BirGün Manşet