HATAY — 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve asrın felaketi olarak nitelendirilen yıkıcı depremlerde Hatay’ın Antakya ilçesi Kışla Saray Mahallesi’nde yer alan Rana Apartmanı’nın yıkılması sonucunda aralarında 1 yaşında bir bebeğin de bulunduğu 35 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturma, felaketten tam 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı.
- Rana Apartmanı faciasının iddianamesi, olaydan 3 yıl 8 ay sonra Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlandı.
- Bilirkişi raporlarında binanın yapımında rol alanlar ve belediye yapı kontrol birimi sorumluları asli kusurlu bulundu.
- İlk duruşmanın depremden yaklaşık 4 yıl sonra, 15 Ocak 2027 tarihinde görülecek olması büyük tepki çekti.
- Statik proje müellifi Hasan Ali Acar suçlamaları reddederek binayı hatırlamadığını savundu.
3 Yıl 8 Ay Sonra Gelen İddianame ve Yargılama Takvimi Tepki Çekti
Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen adalet arayışı zorlu ve sancılı bir şekilde devam ediyor. Hatay’ın Antakya ilçesi Kışla Saray Mahallesi’nde bulunan ve deprem anında yerle bir olan Rana Apartmanı’nın enkazında aralarında 1 yaşında bir bebeğin de olduğu 35 yurttaşımız hayatını kaybetmişti. Yaşanan büyük trajedinin ardından başlatılan adli süreçte, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma, felaketinden 3 yıl 8 ay sonra nihayet tamamlanarak iddianameye dönüştürüldü. Ancak hazırlanan dava dosyasında ilk duruşmanın tarihinin depremden tam 4 yıl sonra, yani 15 Ocak 2027 tarihine verilmesi, adalet mücadelesi veren mağdur yakınlarını derinden sarstı. Depremde hem anne hem de babasını kaybeden Avukat Eren Can, yargılamanın bu kadar geç bir tarihe ertelenmesine sert tepki göstererek adalet mekanizmasının yavaşlığına dikkat çekti.
Bilirkişi Raporları ‘Asli Kusur’ İşaret Etti: Proje Müellifinden Şoke Eden Savunma
Soruşturma aşamasında dosya kapsamına giren ikinci bilirkişi raporu, facianın boyutlarını ve sorumluluk zincirini gözler önüne serdi. Raporda, binanın yapımında yer alan tüm mühendis ve müteahhitler ile birlikte belediyenin yapı kontrol birimi sorumlularının ‘asli kusurlu’ olduğu net bir şekilde belirtildi. Bu kapsamda hazırlanan iddianamede, statik proje müellifi şüpheli Hasan Ali Acar hakkında ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan dava açıldığı kaydedildi. İddianamede ifadesine yer verilen emekli inşaat mühendisi Hasan Ali Acar ise suçlamaları adeta inkar etti. Acar, ‘Rana Apartmanı’nı hatırlamadığını, Hatay’da hiç ikamet etmediğini ve binanın statik projesini çizmediğini’ öne sürdü. Ankara merkezli çalıştığını, Türkiye genelinde yüzlerce proje hazırladığını ancak Hatay’da yalnızca bir binanın statik projesini üstlendiğini belirten Acar, soruşturmaya konu olan bina ile hiçbir bağının bulunmadığını, resmi evraklarda isminin neden yer aldığını bilmediğini iddia etti. Ayrıca bilirkişi raporundaki aleyhine olan değerlendirmeleri reddeden şüpheli, incelemenin 1975 Deprem Yönetmeliği kapsamında eksik yapıldığını savunarak suçtan kurtulmaya yönelik bir savunma sergiledi. Ancak hazırlanan iddianamede, statik proje müellifi Hasan Ali Acar’ın ‘ilgili mevzuat ve deprem yönetmeliğine aykırı olarak kolonların dar kenarları açısından hatalı tasarım yapması’ nedeniyle binanın depremde yıkıldığı açıkça vurgulandı ve bu savunmaya itibar edilmediği ifade edildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Rana Apartmanı davası, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalarda aranan adaletin ne denli çetin bir yoldan geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi. 35 masum insanın hayatını kaybettiği bu büyük acının ardından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilirken, gözler 15 Ocak 2027 tarihinde görülecek olan ilk duruşmaya çevrildi. Toplum vicdanını yaralayan bu süreçte, hem asli kusurluların hak ettikleri cezaları alması hem de benzer felaketlerin bir daha yaşanmaması adına yürütülecek yargılamalar, tüm Türkiye tarafından yakından takip edilmeye devam edecektir.
Kaynak: BirGün Manşet